SON DAKİKA
reklam
reklam

Yazmakla baş edebilmek

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 22 Ağustos 2023, Salı - 14:52   Okunma Sayısı:

    Yıllarca yazı yazdım. Kızdım yazdım, neşelendim yazdım. Gördüm yazdım, duydum yine yazdım. Bazen evde kendi arşivime göz atar, yazdıklarımı okurum. “Keşke yazmasaydım” dediğim hiç olmadı; ama keşke bu yazıyı yazarken şunları da ekleseymişim dediğim oldu. Bazen de bu yazıyı keşke şöyle bir dönemde yazsaydım dediğim de oldu.

    Bir gerçek var ki, yazmaktan kendimi alamıyorum. Yazmakla baş edebilmek sorun oluyor. Sen istediğin kadar yaz. Trafik yine aynı trafik; yere tüküren, kadına şiddet uygulayan, alkol alıp rezalet çıkaran, kamu vasıtalarında küfürlü konuşan değişmiyor ki…

    Konu yazmaktan açılmışken gençlere bir tavsiyem olacak. Siz de yazın. Sokağınızı, arkadaşlarınızı, Türkiye’nin bugünkü durumunu, eğitim sistemini… Yıllar çabuk geçiyor. Kırklı yaşlara geldiğinizde elinizde geçmişin karşılaştırmasını yapabileceğiniz notlarınız olur.

    Sokağınızın adını değiştirmeye kalkışırlar, oradaki tarihi eserin, anıt ağacın varlığını öne sürerek engel olursunuz. Eğitim sistemine yenilik getirirler, nasıl köhne sistemle yetiştirildiğinizi hatırlayarak destek verirsiniz. Sezgi yeteneğiniz gelişir. Günlük esprileri yakalarsınız.

 

Misafirlikte

    Komşuya yaptığımız gece gezmesinde evin kadını izine gelen oğluna düşkünlüğünü her fırsatta göstermeye çalışıyordu. Baba daha mesafeli daha soğukkanlı… Kadıncağız iyi niyetle,

 

    ---Adnan gitsin de eve temizlikçi kadın alacağım. Baba atıldı:

    ---Niye oğlan tehdit unsuru mu?

 

Gençlerin anlattıkları

    Gençlerin arasına dalınca kısa cümlelerle anlattıkları bana ilginç geliyor. Adam elindeki kâğıda bakarak konuşuyor;

 

     ---Afedersiniz şu adres nededir acaba?

     ---Elinizde ya!

 

Bir de öyle köşe başını tutmuş insanlar var ki, adam akşama kadar iki tarak, bir ayna satacaktır esner (!) durur. Gelen geçen arasında onca insan adres sorar. Sabah iyi niyetle ve sakin kafayla soruya verilen cevap akşama doğru renk değiştirir hatta fırtınalı hal alır.

 

     ---Şu adresi nasıl bulurum.

     ---Arayarak ve sokak adlarına bakarak…   Bir başkası gelir sonra ve yine sorar;

     ---Bu sokağın nerede olduğunu biliyor musunuz?

     ---Bilseydim muhtar olurdum hanımefendi…

 

Kıvrak zekâlılar düşünen adamlara takla attırdı

    Gezi parkı olayları sırasında duvar yazılarını, sosyal medyada çıkanları ilgiyle okuyordu. Ne kadar yetenekli, ne kadar hazırcevap insanımız varmış. Söz yakıştırmakta usta olanlar, pratik zekâya sahip olanlar, fıkra üretenler… Edebiyatımıza yeni bir boyut kazandırdılar.

 

    ---Alooo, şu anda neredesin?

    ---Telefondayım.

    Esprisiz bir hayatı düşünmek zordur. Espriye muhatap olmak, esprinin mağduru veya faili olmak kimseyi incitmemeli. Espri üretmek ise büyük bir yetenek işidir. Yeter ki, kişilerin namus ve şerefleriyle oynanmasın, kamunun aleyhine olmasın, ders çıkarılabilecek cinsten olsun

 

Bir ayyaşın ağzından

İstiklâl Caddesi’nde yürüyorum. Karşıdan sallana sallana bir tayyare geliyor. Ona doğru yürüdüm. Leş gibi de kokuyor. Sordum:

 

    ---Birader İstiklâl Caddesi’nde vapur iskelesi nerede acaba? 

    ---Abi sen iskeleyi bırak, İstiklâl Caddesi neresi

 

Sizlere iyi haftalar, esenlikler…

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam