SON DAKİKA
reklam
reklam

DAR GELİRLİLER VE ENFLASYON

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 23 Ağustos 2023, Çarşamba - 15:19   Okunma Sayısı:

Ülkemizde dar gelirliler, emekliler, dul ve yetim maaşı alanlar ve asgari ücretle çalışanlardır. Her zam döneminde en az oranda zam alan ve en çok ekonomik sıkıntıyı çeken kesim ise emeklilerdir.

Birkaç yıldan bu yana asgari ücrete yıl ortasında ek zam verilmesine rağmen emekli maaşları gibi asgari ücretliler de daha maaşlarını almadan artan fiyatlar yüzünden aldıkları zam eriyip gitmekte, zamsız maaş döneminden daha az alım gücüne sahip olmakta, hayat pahalılığı artmaktadır.

Yaşadığımız deprem felaketinin ortaya çıkardığı ekonomik sonuçlar, seçim harcamaları, maaş ve ücretlere yapılan artışlar nedeniyle 1,1 trilyon TL lik ek bütçe yapılması zorunlu hale gelmiştir. Ek bütçe vergi ve zam demektir. Çünkü devletin vergi ve kamu iktisadi teşebbüslerinden elde edilen gelirden başka kaynağı yoktur. Dolayısıyla ek bütçeyi karşılamak için devlet, vergi ve harçları arttırdı, bir takım temel ürünlere zam yapmak durumunda kaldı. Ancak yapılan zamlar vatandaş olarak hepimizin moralini bozdu ve geçim için çözüm aramaya başladık. Özellikle başta emekliler olmak üzere dar ve sabit gelirliler için ekonomik hayat oldukça zorlaştı hatta geçinmek imkânsız duruma geldi. Seçim vaatlerinden birisi olarak memurlara seyyanen 8077 TL, asgari ücrete %34 zam yapılırken emeklilere ise kök maaş baz alınmak üzere sadece %25 zam yapılması toplumsal dengeyi bozdu. Çünkü temmuz ayında başta akaryakıt ürünleri olmak üzere art arda gelen zamlar hayat pahalılığını arttırdı ve emeklilerin geçimi son derece güç koşullara bırakıldı. Zaten akaryakıta gelen zamlar iğneden ipliğe tüm sanayi ürünlerinin fiyatlarının artmasına neden oldu.

Emekli ve asgari ücrete yapılan zamlar birkaç yıldan bu yana daha ilk maaş alınmadan enflasyona yenilerek eriyip gitmektedir. Zamlar birbiri ardına gelirken bazı market veya üretim işletmeleri ise %10 zam gelmiş ise bunu %30-40’a çıkararak aç gözlülük örneği sergilemişlerdir. Asgari ücrete zam yapılması yaklaşırken özellikle marketlerde etiket değişimi hızlanmakta, birtakım fırsatçılar iş başına geçmektedir. Bu haksız kazancın önlenmesi, fiyat artışlarının gereğinden fazla yapılmasını önlemek için ekonomi yönetimi denetimlerini sıklaştırmış, gerekli gördüğü bazı işletmelere fahiş fiyat uygulamasından dolayı kayda değer ceza işlemleri uygulamıştır ve denetim sürekli yapılmaktadır. Ancak her marketin, her işletmenin denetimi mümkün olmadığından biz vatandaşlara da bu konuda önemli görevler düşmektedir. Günümüzde bir çoğumuz artık fiyat ve kalite araştırması yapmadan alışveriş yapma alışkanlığımızı değiştirmek zorunda kaldık. İşte yaptığımız fiyat araştırmaları sırasında görebildiğimiz fahiş fiyatları yetkililere bildirerek devlete yardımcı olmak vatandaşlık görevimiz olmalı, haksız kazancın önüne geçilmesinde paylaşım yapmalıyız ki önlemler sonuç versin ve biz de gereksiz yere fazla para ödemeyelim.

Enflasyon gelir gruplarına göre farklılık gösterdiği gerçeği baz alınarak emekli ve asgari ücretli kesime ait olduğu gelir gruplarının enflasyon oranı dikkate alınarak maaş verilmeli veya her ay TÜİK in verdiği tüketici fiyat endeksi ile güncellenmelidir. Aksi taktirde dar ve sabit gelirliler enflasyonun altında ezilmekten kurtulamaz ve geçim mücadelesi vermeye devam ederler.

Temmuz ayında T.C. Merkez bankası başkanımız Sn. Hafize Gaye Erkan yaptığı toplantıda 2023 yılı sonu enflasyon hedefini %22,4 den %58 e,2024 yılı için %33 e,2025 yılı için ise %25 e çıkarmıştır. Bu durumda enflasyonun tek haneye inmesi 2026 yılını bulacak gözüküyor. Tabii ki tahminlerde bir değişiklik olmazsa. Ancak ekonomi bakanımız Sn. Mehmet Şimşek ise 2024 yılı ortalarında fiyat artışlarının durağanlaşacağını vurgulamıştır. Yani biz vatandaşlar en az bir yıl daha kemer sıkmaya devam edeceğiz.

Yukarıda belirtmeye çalıştığım gibi gelir gruplarına göre enflasyon farklı seyrediyor. Yüksek gelir grubuna dahi bir vatandaşın evine ayda beş defa et girerken emekli veya asgari ücretli kesime hiç girmeyebilir. Bu da harcama enflasyonunun farklılaşmasına yol açar. Zaten gıda enflasyonu her dönem TÜİK in açıkladığı tüketici fiyat endeksinden yüksek çıkmakta bu da en çok emekli ve asgari ücretlileri olumsuz yönde etkilemektedir.

Görüldüğü üzere aralık ayından bu yana yukarıdaki ürünlere gelen zam oranı %66 gözüküyor. TÜİK in açıkladığı temmuz enflasyon oranı ise aylık %9.49, yıllık %47,83 tür. TÜİK bir devlet kurumu olduğu için hepimiz inanmak durumundayız ama verdiği oranların gerçeklerle ilgisi olmadığı aşikardır. Daha da ötesi emekli ve asgari ücretlilere zam oranı belirlenirken TÜİK verileri baz alınmaktadır. Dolayısıyla milyonlarca kişinin ekmek parası TÜİK in açıkladığı orana bağlıdır.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

zozcivan@hotmail.com

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam