SON DAKİKA
reklam
reklam

2022 YILI İÇ GÖÇ İSTATİSTİKLERİ

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 29 Ağustos 2023, Salı - 08:25   Okunma Sayısı:

Son yıllarda göç deyince hemen aklımıza sığınmacılar geliyor. Ancak bir de ülkemizin ekonomik koşulları gereği şehirden şehire veya köye, büyük kentlerde ilçeler arası göç hareketi başladı.

Türk milleti olarak en büyük özelliklerimizden biri olan misafirperverlik gereği ülkelerinde yaşanan iç savaş veya benzer nedenlerle İran, Irak, Suriye, Afganistan gibi ülkelerden gelen sığınmacıları bağrımıza bastık. Onlara çalışma alanları oluşturduk, onlara eğitim, sağlık ve diğer sosyal hizmetler vermeye başladık. Ancak içinde bulunduğumuz ve neredeyse nüfusumuzun yarısının açlık sınırında veya altında yaşadığı bir ortamda sığınmacılara bu kadar imkanların verilmesi tartışma konusudur. Gelenlerin sayısı abartı olmaz ise 8-10 milyon olduğunu düşündüğümüzde milli gelirimizin yüzde on kadarını sığınmacılara veriyoruz. Ben vatandaş olarak buna razı değilim ve ülkemizde bu kadar işsiz varken, geçim sıkıntısı had safhada iken sığınmacılara verilen bu hakların doğru olmadığını düşünenlerdenim.

Sığınmacıların birçoğu asgari ücretin altında ve sigortasız (kayıt dışı) çalıştıklarını yazılı ve görsel basından izlemekteyiz. Bazı işletmelerin de işine geldiği için kendi vatandaşımız dururken onların çalışmasını kabullenemiyorum. İşin başka bir boyutu de doğurganlık oranları yüksek olduğu için 10 yıl sonrasını düşünmek bile istemiyorum. Onlar bizim ülkemizde refah içinde yaşarken vatandaşlarımız geçim sıkıntısı ile mücadele etmeye devam edecek.

İç göç konusuna gelince üç yılı aşkın süreden bu yana yaşadığımız yüksek enflasyon, alım gücünün sürekli düşmesi, hayat pahalılığının her geçen gün artması vatandaşlarımızın ekonomik durumlarını negatif yönde etkilediği aşikardır.Maaş ve ücretler ise enflasyonun altında eriyip gittiği için artık dayanılmaz duruma gelmiş; bazı vatandaşlarımız en başta astronomik rakamlara ulaşan konut fiyatları ve ev kiraları nedeniyle şehirlerarası veya büyük kentlerde ilçeler arası göç ederek ekonomik sorunlarına çare aramak durumunda kalmıştır. Dar ve sabit gelirlilerimizin kira ödemesinden sonra artan para sadece gıda tüketimini karşılayamaz duruma gelmiştir ve ileriye dönük de çözüm yolu da bulamayan vatandaşlar memleketlerine veya küçük kentlere göç etmek durumunda kalmıştır.6 şubatta yaşadığımız deprem felaketi 11 ilimizi etkilemiş, on binlerce bina yerle bir olmuştur. Allah tekrarını göstermesin 100000 can verdiğimiz bu büyük felaketten sonra bazı depremzede vatandaşlarımız başka illere zorunlu olarak göç etmişlerdir.

Eskiden köyden kente göç vardı ama bunu sebepleri de geçerli idi. Çünkü ulaşım, eğitim, sağlık gibi hizmetler ancak kentlerde veya ilçelerde vardı. Ancak günümüzde ulaşım sorunu, eğitim, sağlık sorunu neredeyse yok gibidir veya minimum düzeydedir. En küçük beldelerde dahi sağlık ocağı, her kentimizde sayıları 208’e varan üniversitemiz vardır ve ulaşım ise tamamen sorun olmaktan çıkmıştır. Dolayısıyla köyden kente göçün anlamı kalmamıştır. Çalışma hayatı yönünden ise verilen devlet destekleri sayesinde yurdumuzun dört bir yanında üretim veya ticari işletmeler mevcuttur. Köyden kente göç nedeniyle Anadolu’da ekim alanları boş kalmış ve âtıl durumdadır. Hükümetin emekliler başta olmak üzere şehirden köyüne göç edenler için birtakım haklar verilmesi gibi bir çalışması olduğunu biliyorum ve yakında devreye girmesiyle birlikte büyük kentlerimizin nüfusu azalabilir. Ve kentten köye göçün başlaması ilerdeki süreçte çoğalır ise ülke tarımına da katkı sağlayacağı kesindir. Bir tarım ülkesi olmamıza rağmen başta bakliyat grubu olmak üzere gıda ürünleri ithalatı yapmamızın millet olarak önüne geçmeli, boş arazilerimizi değerlendirmeliyiz. Yüzölçümü bizim Konya ilimiz kadar olan Hollanda tüm dünyaya tarım ürünleri ihracatı yapmaktadır biz neden yapmayalım?

Gıda enflasyon oranı her dönem tüketici fiyat endeksinin üstünde seyretmektedir. Çünkü çiftçinin olmazsa olmazı olan mazot, gübre, zirai ilaç, tohum gibi ihtiyaçları anormal derecede yükselmiştir. Hükümet şehirden köye göç edenlere sağladığı olanaklara ek olarak tarım üreticilerine de desteklerini arttırmalıdır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2022 yılına ilişkin ‘İç Göç İstatistikleri’ verilerini açıkladı. Buna göre;

Türkiye'de 2022 yılında 2 milyon 791 bin 156 kişi iller arasında göç etti

Ülkemizde 2007-2008 döneminde %3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2022 yılında %3,27 oldu. Diğer bir ifadeyle Türkiye'de 2022 yılında 2 milyon 791 bin 156 kişi iller arasında göç etti. Bu nüfusun %47,9'unu erkekler, %52,1'ini ise kadınlar oluşturdu.


En çok göç alan il İstanbul, en az göç alan il ise Ardahan oldu

Türkiye'de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul, 385 bin 294 kişi ile en çok göç alan il oldu. İstanbul'u sırasıyla 189 bin 104 kişi ile Ankara ve 132 bin 426 kişi ile İzmir takip etti.  En az göç alan iller ise sırasıyla 5 bin 391 kişi ile Ardahan, 7 bin 31 kişi ile Bayburt ve 8 bin 8 kişi ile Kilis oldu.

İllerin aldığı göçün büyüklüğü, 2022

En çok göç veren il İstanbul, en az göç veren il ise Tunceli oldu

En çok göç alan iller olan İstanbul, Ankara ve İzmir'in aynı zamanda en çok göç veren iller olduğu görüldü. İlk sırada 418 bin 82 kişi ile İstanbul en çok göç veren il olurken; İstanbul'u 161 bin 912 kişi ile Ankara ve 107 bin 312 kişi ile İzmir takip etti. En az göç veren iller ise sırasıyla 7 bin 578 kişi ile Tunceli, 7 bin 629 kişi ile Kilis ve 8 bin 157 kişi ile Ardahan oldu.

İllerin verdiği göçün büyüklüğü, 2022

Ülkemizde 2022 yılında en çok 20-24 yaş grubundaki nüfus göç etti

Türkiye'de, 2022 yılında büyüklük olarak en fazla göç hareketliliği, 643 bin 998 kişi ile 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin %42,5'ini erkekler, %57,5'ini ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye'de 2022 yılında en önemli göç nedeni hanedeki fertlerden birine bağımlı göç oldu

Ülkemizde 2022 yılında iller arası göç eden 2 milyon 791 bin 156 kişiden 591 bin 790'ı hanedeki fertlerden birine bağımlı göç etti. Diğer göç etme nedenleri incelendiğinde, 526 bin 8 kişinin eğitim, 479 bin 250 kişinin ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği görüldü.

Erkeklerde ve kadınlarda en önemli göç nedeni hanedeki fertlerden birine bağımlı göç oldu

Türkiye'de 2022 yılında cinsiyete göre göç etme nedeni incelendiğinde hem erkeklerde hem de kadınlarda en çok hanedeki fertlerden birine bağımlı olarak göç hareketliliğinin yaşandığı görüldü. Erkeklerde 237 bin 574 kişi, kadınlarda ise 354 bin 216 kişi hanedeki fertlerden birine bağımlı göç etti.

En fazla göç hareketliliğinin olduğu 20-24 yaş grubunda en önemli göç nedeni eğitim oldu

Türkiye'de 2022 yılında, en fazla göç hareketliliğinin yaşandığı yaş grubu olan 20-24 yaş grubunun göç etme nedeni incelendiğinde, bu hareketliliğin en önemli nedeninin eğitim olduğu görüldü. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin 257 bin 676'sı eğitim, 91 bin 612'si işe başlamak / iş bulmak ve 50 bin 338'i ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç etti.

Önümüzdeki süreçte ekonomik sıkıntılar devam ettiği sürece iç göç oranı da yükselecektir.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

zozcivan@hotmail.com

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam