Naht (ahşap oyma) sanatının tarihçesi
Ağaç oymacılığı, hattatlık ve tezyinat sanatları bir araya gelince bir başka sanat doğmuş: Naht... Naht, hat sanatıyla yazılmış bir eserin kıl testereyle ahşap bir zemine kabartma tekniğinde uygulanması, başka bir deyişle ağaca şekil verilmesi sanatıdır.
Bu sanat oyma, kakma, kabartma ve yakma usulleriyle icra ediliyor. Ahşabın üzerine yapılan hatlar, daha sonra ahşap oymacılığı ve işlemeciliğinde kullanılan malzemelerle ayrıştırılıyor. Üç boyutlu hale gelen hat, ahşap veya kumaş zemin üzerine oturtularak sanat eseri ortaya çıkarılıyor.
Naht eserlerinin ömrü, ağacın cinsine ve mekânın durumuna göre değişebiliyor. Eserler rutubet ve neme maruz kalmazsa yüzyıllar boyu bile yaşayabiliyor.
Ahşaba işlenen tarih
Sanat tarihi araştırmalarına göre, İslamiyet’ten önce Orta Asya’da yaşayan Türklerde heykel ve oyma süsleme sanatına dair izlere rastlanıyor. Bu eserlerde Çin ve Hint sanatının izleri görülüyor.
İslam dininin heykel yapma sanatına müsaade etmemesi, Müslümanlar ve Türklerin ahşap oymacılığına yönelmesine yol açmıştır. Müslümanlık sonrasında oyma sanatını geliştiren Türkler, özellikle mâbet süslemelerinde ve Kur’an yazısı ile yapılan süslemelerde ciddi biçimde yol almıştır.
Selçuklu Devleti’nin hâkim olduğu yerlerde meydana getirdikleri mimari eserlerin tezyinatında oyma işçiliğine yer verilmiştir. Erzurum, Harput, Beyşehir, Konya gibi büyük merkezlerde bu sanatın en güzel örnekleri verilmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında ise ağaç oyma sanatı en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Rumî ve Hatayî dediğimiz çiçek, nebat ve hayvanlar, stilize edilerek meydana getirilen tezyini motifler kullanılmıştır. Mimarî eserlerin iç ve dış kısımları bu sanatın ustaları tarafından bezenmiştir.
Her işleve uygun kıl testereler, çentik açıcılar, sivri uçlu pensler... Çizilen şekiller bu aletlerle istenildiği gibi ortaya çıkarılabiliyor. Sonrasında da onlara nasıl bir hoşluk katılabileceği tasarlanıyor. Mat renkler, bezemeler ve öne çıkan görünüşlerle oyma sanatını doruğa çıkarmak esas oluyor.
Eserlerin ortaya çıkışı
Bu çalışmalar, çalışmayı yapanları mutlu ettiği gibi “İzleyenlerin felsefe yaparcasına fikirlerini ortaya koymaları”na da yol açıyor.
Ağaçlar, kıl testereyle kesilmiş yazılardan bazıları altın varakla kaplanabiliyor ve bazı eserler özel taşlarla bezenebiliyor…