SON DAKİKA
reklam
reklam

Gabon’da darbe

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 19 Eylül 2023, Salı - 22:49   Okunma Sayısı:

Gabon’da askerlerin yönetime el koymasından sonra Kamerun ve Ruanda, ulusal ordularında yeni kişileri iş başına getirdi. Kamerun Cumhurbaşkanı Paul Biya, Savunma Bakanlığı ve ordu kadrolarına yeni atamalar yaptı. Ruanda Cumhurbaşkanı Paul Kagame de orduda üst düzey birçok ismi emekliye ayırdı.

 

Afrika’da sömürgeciliğin geçmişi

Avrupa sömürgeciliği 15’inci yüzyılda ilk defa seyyahlar ve tüccarlarla birlikte misyonerler Afrika’ya gelmeye başladılar ve Senegal açıklarındaki Cap-Vert (Yeşil Burun) ile Gabon açıklarındaki Sao-Tome Adalarında misyonerlik merkezleri kurmuşlardır.

Kalvinist kilisesinin ve Katolik misyoner faaliyetinin izlerine 16’ncı yüzyıldan itibaren rastlanır. 17’nci ve 18’inci yüzyıllar boyunca daha ziyade Afrika kıtasının batı ve güney sahil şeritlerinde kurduğu ticaret kolonileri vasıtasıyla köle satın almanın ötesinde fazla bir varlık gösterememişti. 18’inci yüzyılda birkaç meraklı dışında pek cesaret edilmeyen kıtanın iç bölgelerine gitme ve oraları tanıma, kendi tabirleriyle keşfetme serüveni başlamıştır. 19’uncu yüzyıla girildiğinde Avrupalılarda Afrika’yı tanıma merakı en üst seviyeye çıkmıştır.

 

Gabon’un tarihi ve zenginliği

Fransa 1843 yılında Komo Nehri’nin denize döküldüğü noktada ilk deniz üssünü kurmuş, 1886 yılında açıkladığı kararname ile Gabon’un kendi sömürgesi olduğunu resmen ilan etmiştir. 1900 Paris Antlaşması ile İspanya idaresindeki İspanyol Ginesi ve Almanya idaresindeki Kamerun arasında cetvelle sınırlar çizilerek sömürge bölgesi tescil edilmiştir. Gabon 17 Ağustos 1960 tarihinde Fransa’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiştir.

Kara Kıta’nın yer altı madenleri açısından zengin olan Gabon, petrol ve petrol ürünleri ihraç eden ülkelerinden biridir. Ülkenin iç kesimlerinde manganez, uranyum, demir ve altın çıkartılmaktadır. Özellikle mangan ülkenin petrol ve keresteden sonra en çok ihraç ettiği üçüncü ürün konumundadır.

Tarımsal faaliyetler ihtiyacı karşılayamamaktadır. Kahve, kakao, kauçuk, palmiye ağacı yağı ve şeker ülke genelinde ihracatı yapılabilmesi için ekimi gerçekleştirilen önemli ürünler arasında olup iç pazarda satışa sunulmaktadır.

 

Fransa’nın sorumluluğu var mı? 

**Gabon'da hür ve adil seçimler düzenlenemiyor ise,

**Yolsuzluklara bulaşmış iktidarlar halkın oyu ile uzaklaştırılamıyor ise,

**İktidardaki yozlaşmış yöneticiler ile Fransız şirketlerinin kayırılması için iyi ilişkiler hala sürdürülüyor ise,

Gabon hükümeti de Paris'in tutumundan mutlu değildir. Gabon'un geçen yıl İngiliz Milletler Topluluğuna (Commonwealth of Nations) üyelik müracaatını Fransa hoş karşılamamıştır. Eski İngiliz sömürgelerinde darbecilik sona ermiş iken Fransa'nın sözü geçtiği ülkelerde darbelere başvurulmasını kabul etmesi mümkün değildir.

Ben, sömürgecilik konusunda çok yazılar yazdım. Afrika ülkelerinde iktidardaki ailelerin, devlet kurumları üzerindeki hükümranlıkları sayesinde, lüks araç, koleksiyon parçaları, kıymetli gayrimenkul vs. edinmeleri sadece Gabon’a mahsus bir yolsuzluk değildir.

Avrupa ve ABD’de bazı mahkemeler, Angola, Kamerun, Ekvator Ginesi ve Brazzavil Kongo’nun koltuklarına yapışmış liderlerinin aile yakınlarına ait, iktisadi kamu teşebbüsleri üzerinden hortumlanmış paralarla satın alınmış menkul ve gayrimenkul değerleri ortaya çıkarmışlardır.

 

Afrika ülkelerinin bugün,

**Dünya üniversiteleriyle yarışabilecek düzeyde üniversitelerinin olmaması,

**Sanat, edebiyat ve müzik alanlarında dünyaca kabul gören eserlerinin olmaması,

**Afrika patentli ürünlerin dünya piyasalarında görülememesi bağımsızlığına kavuşmuş olsa bile geri bıraktırılmışlığının tezahürü değil midir? Tahıl koridoru konusunda Putin’in söyledikleri sömürgecilerin icraatını nasıl da teyit ediyor, bakın…

 

Tahıl Koridoru Anlaşması Nedir?

22 Temmuz 2022’de Türkiye ve BM’nin girişimiyle Rusya ve Ukrayna ile imzalanan ayrı ayrı anlaşmalar, 24 Şubat 2022’de başlayan Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden bu yana küresel gıda bunalımının önlenmesi için başta tahıl olmak üzere gübre ve diğer gıda ürünlerinin dünya pazarlarına Karadeniz üzerinden yeniden satışının başlamasını öngörüyordu.

Anlaşma kapsamında Karadeniz’den geçecek tahıl taşıyan gemilerin güvenliğinin sağlanması, BM, Türkiye, Rusya ve Ukrayna tarafından garanti altına alınıyordu. Bu anlaşma sayesinde Rusya ve Ukrayna’da üretilen milyonlarca ton tahıl dünya pazarlarına bir senedir ulaştırılıyordu.  

 

Rusya’nın Anlaşmadan Çekilmesi

Geçtiğimiz yıldan bu yana üç aylık aralıklarla yenilenen anlaşma, Rusya’nın, diğer ülkelerin anlaşma koşullarına uymaması gerekçesini öne sürerek anlaşmadan çekilmesiyle son bulmuştu.

Putin, geçen yıl eylül ayında yaptığı açıklamada Ukrayna’dan hareket eden tahıl yüklü 87 gemiden sadece ikisinin BM Dünya Gıda Programı (WFP) için tahıl taşıdığını söylemişti.

Bu miktar Ukrayna limanlarından çıkan yaklaşık 2 milyon tonluk toplam tahılın sadece 60 bin tonuna tekabül ediyordu.

Putin, "Batı, Afrika'da ve diğer bölgelerde gıdaya şiddetle ihtiyaç duyan halkları aldattı. Gelişmekte olan ülkelerin çıkarları doğrultusunda hareket ettiklerini iddia ediyorlardı, ama tamamen kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiler" ifadelerini kullanmıştı. Yalan mı bu söylenen, Batı sömürgeciliğini bir kez daha göstermiş olmuyor mu?

 

Öyle ya, Putin elini taşın altına sokmuş, yoksul ülkelere tahıl sevkiyatını sağlamıştı. Gönderdiği ürünleri uzaydan, elektronik ortamdan, ajanlarından ve liman reisliklerinden teyit ettiriyordu. Batı’dan isteklerini de dile getiriyordu.

Umarım, Türkiye bir ateş çemberi içine düşmeden sorun çözülür.

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam