SON DAKİKA
reklam
reklam

2023 AĞUSTOS AYI DIŞ TİCARET AÇIĞI

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 19 Eylül 2023, Salı - 22:57   Okunma Sayısı:

Dışa bağımlılık, dış ticaret açığı vermenin temel nedenlerinden biridir. Bazı ürünleri ithal etmek zorunda olan ülkeler maksimum seviyede üretim yaparak ihracatını ithalatından daha yüksek rakamlara ulaştırmadığı sürece dış ticaret açığı vermekten kurtulmaları mümkün değildir. Yani dış ticaret açığını en aza indirgemek veya dış ticaret fazlası vermek ancak ve ancak üretimin artmasıyla mümkündür.

Ülkemiz de akaryakıt, enerji, doğalgaz gibi temel ihtiyaçlarımız bakımından dış ülkelere bağımlıdır ve bu ihtiyaçlarımız ithalat yoluyla tedarik edilmektedir. Bizim uzun yıllardan bu yana dış ticaret açığı vermemizin sebeplerinden biri de budur. Açığı kapatmak için üretim kaynaklarını en verimli şekilde kullanmak, üretimi teşvik edecek önlemleri almak, yabancı yatırımcıların ülkemizde yatırım yapması için koşulları oluşturmak, global pazarlarda söz sahibi olmak ve rekabet kriterlerine ayak uydurmak zorundayız. Bunun için ise millet olarak çok çalışarak çok üretim yapmak temel hedefimiz olmalıdır. Üretim yaparken kalitesiz, teknolojik olmayan vd. gibi ürünleri değil; yükte hafif pahada ağır, yüksek teknolojiye uygun, katma değeri yüksek ürünler üretmeliyiz ki uluslararası pazarlarda yerimizi alalım ve rekabet gücüne ulaşalım.

Günümüzde Çin büyük çapta ihracat yaparak dış ticaret fazlası vermektedir. Bunun sebebi her türlü ürünü üreterek yabancı ülkelere kolaylıkla satabilmesi ve uluslararası pazarlarda kendini kabul ettirmesidir. Merhum Turgut Özal döneminde yani 1980 li yıllarda ithalat yasağı kalkınca koşulları uygun olan işletmeler genellikle Çin başta olmak üzere her türlü ürünü ülkemize getirerek sattılar. Ancak getirilen ürünlerin çoğu kalitesiz ama fiyat rekabetine uygun olduğu için ülkemiz pazarında rağbet gördü. İthalat yasağının kalkması, yerli ürünlerin fiyatlarının astronomik seviyeye gelmesini önlemek için yapılmıştı ama ülkemizde neredeyse yerli sanayi diye bir üretim kalmamıştı. Çünkü bizim üretim işletmelerinin Çin den gelen ürünlerle fiyat açısından rekabet etmeleri mümkün değildi ve hepsi birer birer faaliyetlerine son vermek zorunda kaldılar. Örneğin o dönemde 64 tane asma kilit fabrikası kepenk indirmişti. Ülkemiz ithalat cenneti durumuna girerken paramız sürekli yurt dışına gittiğinden dış ticaret açığı doğal olarak devam etmekte idi.

Bugünkü hükümetin Eylül 2021 de Türkiye modeli diye adlandırdığı ekonomi modeli son derece olumludur. Ancak gidilen yolun yanlış olduğu sürekli olarak tartışma konusu oldu ve seçimden sonra görevlendirilen ekonomi yönetimi düşük faiz yüksek kur politikasından yumuşak geçiş yapılmasını öngördü. Türkiye modelinin amacı öncelikle ithalatı azaltarak yerli üretime önem vermek, üretim işletmelerine ucuz kredi vererek üretim maliyetlerini aşağı yönlü hareketlendirerek enflasyonu kontrol altına almaktı. Fakat uygulamada düşük faiz sanayiciye bir türlü ulaşmadı ve hatta faizler daha da yükseldiğinden kredi muslukları neredeyse kapandı. Bir üretim veya ticaret işletmesi, ürün gamını genişletmek, daha bölgesel Pazar payı yakalamak, ihracatı arttırmak için büyümek zorundadır ve büyümek için de global pazarın kabul ettiği ürünleri üretmek ve bunlar için doğal olarak makine ve teçhizat yatırımı yapmak durumundadır. İşte bu büyüme sırasında kaynak kullanmak son derece normaldir ve o kaynak bankalardan sağlanan kredidir. Kullanılan kredi ne kadar uzun vade ve düşük maliyetli ise üretim kaynaklarına o kadar olumlu etkisi olacaktır.

Biz millet olarak üretmeden tüketen bir toplum durumundayız. Çünkü sadece bu iktidar döneminde değil uzun yıllardan bu yana dış ticaret açığı veriyoruz. İhracatımız yüksek seviyelerde ve son derece başarılı olmasına rağmen ithalat rakamlarını bir türlü aşamıyoruz ve sürekli döviz açığımı yani borçlanmamız oluşuyor. Bunu önlemek için ithal ikame ürünlerin üretimine önem vermeli, katma değeri yüksek, teknoloji ile uyumlu ürünler üreterek ihracatımızı arttırmalıyız.

Günümüzde üretimde kullanılan hammadde ve ara malların yüzde ellisinden fazlasını yurt dışından tedarik etmekteyiz. Yani bu ara mal ve hammaddeyi kendimiz üretemediğimizden dışarıya döviz ödeyerek ithalatını yapıyoruz. Bu tür ürünleri kendimiz üretmediğimiz sürece dış ticaret açığı vermekten kurtulamayacağımız aşikardır.

T.C.Ticaret bakanlığı dış ticaret verilerinden aldığım bilgilere göre 2023 ağustos ayı dış ticaret verileri aşağıdadır.

2023 yılı Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre; ihracat %1,6 oranında artışla 21 milyar 619 milyon dolar, ithalat %6,3 oranında azalışla 30 milyar 494 milyon dolar oldu. 2023 yılı Ocak-Ağustos döneminde ise, ihracat %0,4 oranında azalışla 164 milyar 907 milyon dolar, ithalat %3,5 oranında artışla 247 milyar 321 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2023 yılı Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre;

 İhracat, %1,6 oranında artarak 21 milyar 619 milyon dolar,

 İthalat, %6,3 oranında azalarak 30 milyar 494 milyon dolar,

 Dış ticaret hacmi, %3,2 oranında azalarak 52 milyar 114 milyon dolar olarak gerçekleşti

 

2023 yılı Ocak-Ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre;

 İhracat, %0,4 oranında azalarak 164 milyar 907 milyon dolar,

 İthalat, %3,5 oranında artarak 247 milyar 321 milyon dolar,

 Dış ticaret hacmi, %1,9 oranında artarak 412 milyar 228 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2023 yılı Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre;

 İhracatın ithalatı karşılama oranı 5,5 puan azalarak %70,9 olarak gerçekleşti.

 Enerji verileri hariç tutulduğunda, ihracatın ithalatı karşılama oranı 3,1 puan azalarak %79,7 olarak gerçekleşti.

 Enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda ise, ihracatın ithalatı karşılama oranı sabit kalarak %91,3 olarak gerçekleşti.

Ağustos ayında en fazla ihracat yaptığımız ülkeler sırasıyla;Almanya (1 milyar 783 milyon dolar),ABD (1 milyar 322 milyon dolar) ve Irak (1 milyar 91 milyon dolar) oldu.

İhracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içerisindeki payı %46,3 oldu.

Ağustos ayında en fazla ithalat yaptığımız ülkeler sırasıyla; Çin (3 milyar 828 milyon dolar), Rusya Federasyonu (3 milyar 420 milyon dolar) ve Almanya (2 milyar 556 milyon dolar) oldu.

İthalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içerisindeki payı %60,8 oldu.

Ağustos ayında en fazla ihracat yaptığımız ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (8 milyar 520 milyon dolar), Yakın ve Ortadoğu Ülkeleri (3 milyar 814 milyon dolar) ve Diğer Avrupa Ülkeleri (3 milyar 463 milyon dolar) oldu.

Ağustos ayında en fazla ithalat yaptığımız ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (8 milyar 539 milyon dolar), Asya Ülkeleri (7 milyar 921 milyon dolar) ve Diğer Avrupa Ülkeleri (5 milyar 720 milyon dolar) oldu.

Ağustos ayında Geniş Ekonomik Grupların (BEC) sınıflamasına göre,en çok ihracat 11 milyar 162 milyon dolarla (%3,3 azalış) ‘Hammadde (ara malları)’ grubunda yapılırken,bu grubu sırasıyla 7 milyar 533 milyon dolarla (%2,5 artış) ‘Tüketim malları’ ve 2 milyar 647 milyon dolarla( %25,7 artış) ‘Yatırım sermaye malları’ grupları takip etti.

Ağustos ayında Geniş Ekonomik Grupların (BEC) sınıflamasına göre,en çok ithalat 21 milyar 824 milyon dolarla (%15,6 azalış) ‘hammadde (ara malları)’grubunda yapılırken,bu grubu sırasıyla 4 milyar 520 milyon dolarla (%19,9 artış)’Yatırım (Sermaye) malları’ ve 4 milyar 134 milyon dolarla (%44,1 artış) ‘Tüketim malları ‘grupları takip etti.

Ağustos ayında sektörlere göre ihracatın payı sırasıyla;İmalat sanayi %94,7 (20 milyar 470 milyon dolar),Madencilik ve taşocakçılığı sektörü %1,4 (307 milyon dolar) oldu.

Ağustos ayında sektörlere göre ithalatın payı sırasıyla; İmalat sanayi %84 (25 milyar 609 milyon dolar),Madencilik ve taş ocakçılığı sektörü %10.7 (3 milyar 262 milyon dolar) ,tarım ormancılık ve balıkçılık sektörü %2,8 (864 milyon dolar) oldu.

Kaynak:TÜİK-TİCARET BAKANLIĞI;DIŞ TİCARET VERİ BÜLTENİ

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam