SON DAKİKA
reklam
reklam

Darbeler ülkesi (I)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 24 Ekim 2017, Salı - 10:00   Okunma Sayısı:

Projeler ve yeni oluşumlar
Barış, huzur,  özgürlük, insan hakları ve toprak bütünlüğü… Orta Doğu’da en çok sözü edilen konulardır. Haritalar çizilmiş, çiziliyor. İnternet sitelerindeki en küçük haritaya kadar incelenirse Mezopotamya Vahası’nda ve Suriye toprakları üzerinde etnik ve dini temele dayalı devletçikler ortaya çıktığı görülmektedir.
Özellikle Suriye’de Sünnistan, Kürdistan, Şiistan, Dürzistan ve Alevistan gibi parçalanmalar yaratılarak I.Dünya Savaşı’ndan beri kukla yönetimler, darbeler ve dış müdahaleler hiç bitmemiştir. 
Irak’ın doğusunda geçmişte Mahabad Cumhuriyeti denemesi başarısızlıkla sonuçlansa da Büyük Orta Doğu Projesi kapsamında yeniden bir Kürt devleti kurulması ele alınmıştır. Bugün için Barzanî yönetiminin referanduma gitmiş olması ve Irak’tan kopmayı istemesi projenin ilk büyük adımıdır.
Yine bölgenin dizayn edilmesi için I. Dünya Savaşı’nda Ermenistan’a vaat edilen Büyük Ermenistan sınırlarıyla bugünkü sözde Kürdistan’ın sınırları birbirleriyle çakışmakta, gelecekte yeni çatışmaların zemini hazırlanmaktadır. Din, Mezopotamya coğrafyasının insanlarını birbirine bağlar. Bu yegâne unsurdur. 
Paylaşım başlıyor
İngiltere, I. Dünya savaşından sonra Irak, Ürdün ve Filistin’i; Fransa ise Suriye ve Lübnan’ı kendi kontrollerine almak için uzlaşmışlardı. Şam’da düzenlenen ve Batılı ülkelerin katıldığı 8 Mart 1920 tarihli kongrenin sonunda Fransa’nın mandası altında Büyük Suriye Devleti’nin kurulduğu ilan edildi. 
23 Aralık 1920’de İngiltere ve Fransa egemenlikleri altına aldıkları devletlerin yeniden sınırlarını belirlediler. Fransızlar, Suriye’de Arap milliyetçiliğinin etkisini kırmak suretiyle üç ayrı etnik ve dini kökene dayalı devlet kurmayı planladılar. 
Otonom bölgeler
Kuzey’de Nusayri, merkezde Sünni, güneyde Dürzi devleti… Proje gerçekleşmeyince beş ayrı otonom bölge üzerinde durulmuştur. Cebel-i Dürz, Halep, Lâzkiye, Şam ve İskenderun... Fransızlar, manda yönetimiyle baskıcı politikalar uygulamaya kalkışınca Dürzîler, Nusayrilerin ve Bedevilerin isyan ettiler. 
Halep ve Şam 1925 yılında “Suriye Devleti” adıyla şekillendirildi. Ancak kısa bir zaman sonra Lübnan, Suriye’den  ayrılarak Fransa’ya bağlı müstakil bir cumhuriyet oldu. Cebel-i Dürz ve Nusayrilerin çoğunlukta olduğu Lazkiye’deki özerk yapı ise 1936 yılında Suriye Devletine katılmıştır. 
Sovyetler Birliği ve ABD, II. Dünya Savaşı öncesinde, İngiltere ise 1945 yılında Suriye ve Lübnan’ın bağımsızlığını kabul ettiler. Fransa, 17 Nisan 1946 tarihinde manda yönetimine son vererek Suriye topraklarından çekildi.
Darbeler dönemi
Bağımsızlığını kazandıktan kısa bir süre sonra Suriye, art arda gelen askerî darbeler sonucunda radikal değişikliklere maruz kalmıştır. Askerî darbeler zincirinin ilki 1949 yılında Sünnî General Hüsnü Zaim önderliğinde gerçekleşmiştir. Zaim, 14 Ağustos 1949’da General Sami Hınnavi’nin önderliğinde bir karşı darbe ile yönetimden uzaklaştırılmıştır. Seçimler tekrar yapılmış olsa da siyasi yaşamın arka planında ordu bulunmaktadır. 
1949’un Aralığı’nda bu sefer de Albay Edip Çiçekli, Sami Hinnavi’ye karşı darbe düzenleyerek kendisini Devlet Başkanı ilan etmiş, 10 Temmuz 1953’te yapılan referandumda cumhurbaşkanı olmuştur. 
25 Şubat 1954’te Çiçekli’yi iktidardan uzaklaştıran askerî darbe sivil bir yönetimi iş basına getirmiştir. Bu darbede Baas Partisi önemli rol oynamıştır.
Bölgecilik ve aşiretçilik
Lübnan’da olduğu gibi Suriye’de de mezhepçilik, bölgecilik ve aşiretçilik idari yapının şekillenmesinde daima etkili olmuştur. Ancak mezhepçiliğin diğerlerine oranla daha baskın olduğu söylenebilir. 
1950’li yıllara kadar Suriye’de Nusayrilerin pek etkinliği yoktur. 1952’deki Dürzî ayaklanması ile Dürzîlere olan güven kaybolunca onların yerini Nusayrîler almaya başlamıştır. Bu dönemde Nusayrîler, orduda yuvalanmaya başlamıştır. 
Sünnîler ise orduda görev almaya pek sıcak bakmıyor ve askerliği meslek olarak küçümsüyorlardı. 1949 ve 1963 darbeleri ile Sünnî subayların çoğu tasfiye edilince, alt kademedeki Nusayrî subayların etkinliği artmıştır. Orduyla birlikte Baas Partisi de yavaş yavaş Nusayrîlerin kontrolüne girmiştir. 
Suriye ve Mısır, 1 Şubat 1958 tarihinde Birleşik Arap Cumhuriyeti adı altında birleşmiş; ancak 28 Eylül 1961’deki darbenin sonucunda Suriye Birleşik Arap Cumhuriyeti’nden ayrılmıştır. 1963 yılında Baas Partisi iktidarı ele geçirmiştir.     (Devam edecek)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam