Geçtiğimiz temmuz ve ağustos aylarında art arda gelen akaryakıt zamları, yükselen vergiler gibi nedenlerle tepe noktasına çıkan tüketici fiyat endeksi eylül ayında düşme eğilimine girdi. Ancak bu ayın sonunda yapılan işyerlerine elektrik ve doğalgaz zammının önümüzdeki aya yansıyacağı için ne olacağı merak konusu olmaya başladı.
Seçimden sonra iş başına gelen ekonomi yönetiminin düşük faiz yüksek kur sistemine son vererek politika faizlerini dört ayda %26,5 gibi yüksek oranda arttırması, sıkılaştırılmış para politikası yani tedavüldeki paranın kontrol altına alınacağı gibi önlemler alması da enflasyonun düşmesinde etken olabilir. Enflasyonun 2024 yılının ikinci yarısında de enflasyona dönüşebileceği ve ekonomik istikrarın sağlanabileceği gelen bilgiler arasında dikkatimizi çekmektedir. Çünkü akaryakıt fiyatları arttı, vergi oranları arttırıldı ancak iç talep konusu şimdilik gündemde kalmaya devam ediyor. Enflasyonun önemli sebeplerden birisi de iç talep ve buna bağlı olarak fiyatlama davranışlarıdır. Yaklaşık üç yıla yakın bir süreden bu yana aralıksız devam eden fiyat artışları, halk arasında bir nevi paniğe neden olarak ihtiyaçları erkene alma ve ihtiyaçları gereğinden fazla satın alma içgüdüsünü beraberinde getirdi. Dolayısıyla arz ve talep kanunu gereği talep fazlası oluşması nedeniyle fiyat artışları devam ediyor. Örneğin bir satıcı 10 TL ye alıp 12 TL ye sattığı bardağı gelen müşterisine” nasıl olsa zam gelmiştir aynı fiyata alamayacağım” endişesiyle 15 TL ye satmaya başlıyor ve tüketici de bu fiyata bulamam düşüncesiyle ihtiyacı olmasa da satın alıyor. İşte size hayat pahalılığı, işte size enflasyon. Bu tür örnekler çoğaltılabilir. Aynı şekilde bir üretici tedarik ettiği hammaddeye zam gelecek fikri ile üretimde geçen süreyi de dikkate alarak normal karından daha fazla ekleme yapıyor ve fiyatlar kendiliğinden artmış oluyor.
İşte iç talep konusu yukarıda anlatmaya çalıştığım şekilde meydana geliyor ve fiyatlama davranışları da buna bağlı olarak değişiyor. Normal bir ekonomide hiçbir ürünün fiyatı alıcı ve satıcı tarafından değil arz ve talep kanununa göre belirlenir.
Enflasyonun düşük çıkmasında bir diğer etken de gayrimenkul ve otomobil sektörlerinde dezenflasyonun sağlanmasıdır. Bildiğiniz gibi bu iki sektörün enflasyona etkisi büyük oranda olmaktadır. Doğalgaz giderlerinden ücret alınmaması da enflasyonun düşük çıkmasında rol oynamıştır.
Enflasyonun düşük çıkması yıl sonunda yapılacak maaş ve ücret zamlarını olumsuz etkileyecektir. Çünkü son altı ayın toplam enflasyonu baz alınarak zam oranları belirlenmektedir.
Temmuz ayından bu yana aylık enflasyon oranı toplam yaklaşık %25 olduğuna göre maaşlar %25 oranında kayba uğradı demektir. Bu durumda ekim, kasım ve aralık aylarında gerçekleşecek TÜFE oranlarına %25 ve refah payı da eklenerek zam oranları belirlenecektir. Ancak emeklilere seyyanen zam verilmesi elzemdir.
Ekonomi bilim insanları enflasyon araştırma grubu tarafından belirlenen enflasyon oranı %130, İstanbul enflasyonu ise %74 olarak açıklanmıştır. Bu durumda hangisine inanacağımızı vatandaş olarak bilemiyoruz. En gerçekçi formül TÜİK verilerinin ikiye katlanmasıdır.
Yukarıdaki grafikte görüleceği üzere ENAG, TÜİK’den iki kattan daha fazladır. Yorumu size bırakıyorum. TÜİK devlet kurumu olduğu için güvenmek durumundayız ama yaşadığımız gerçek enflasyon iki katıdır. Bu hesaplar yıl sonu yaklaşırken yanlış yapılıyorsa emekli ve ücretlilerin hakkı yeniyor demektir.
İsterseniz TÜİK verilerini harfiyen okuyalım.
TÜFE'deki (2003=100) değişim 2023 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre %4,75, bir önceki yılın aralık ayına göre %49,86, bir önceki yılın aynı ayına göre %61,53 ve on iki aylık ortalamalara göre %55,30 olarak gerçekleşti.
Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup %20,16 ile konut oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise %92,48 ile lokanta ve oteller oldu.
Ana harcama grupları itibarıyla 2023 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup %2,59 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, 2023 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise %30,27 ile eğitim oldu (ana harcama gruplarına göre endeksler, ağırlıklar ve değişim oranları Ek Tablo-1'dedir).
Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5'li Düzey) 2023 yılı Eylül ayı itibarıyla, 11 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 4 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 128 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.
Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık %67,22, aylık %5,06 oldu
İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2023 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre %5,06, bir önceki yılın aralık ayına göre %54,66, bir önceki yılın aynı ayına göre %67,22 ve on iki aylık ortalamalara göre %57,75 olarak gerçekleşti.
Özel kapsamlı TÜFE göstergeleri ve değişim oranları (%), Eylül 2023
Kaynak: TÜİK
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar