SON DAKİKA
reklam
reklam

KUR KORUMALI MEVDUATIN MİKTARI VE MALİYETİ

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 9 Ekim 2023, Pazartesi - 10:41   Okunma Sayısı:

Uygulamaya konulduğu 21 Aralık 2021 tarihinden bu yana ekonomik olarak en çok tartışılan, en çok konuşulan konulardan birisi kur korumalı mevduat sistemidir. Birçok ekonomist, sistemin hazineye yük getirdiği, fakirden alınıp zengine verildiği şeklinde eleştiriler yapmış, sistemin gereksiz olduğunu savunmuşlardır. Ancak eleştiriler haklı olsa bile kur korumalı mevduat sistemi neden uygulamaya konuşmuştur? Neden böyle bir sisteme ihtiyaç duyulmuştur? Öncelikle bu soruların cevabını vermek gerekir.

Üretim ve ihracat odaklı büyüme hedeflerinin gerçekleşmesi yolunda atılan adımların bir parçası olan düşük faiz, yüksek kur dönemine geçildiği Eylül 2021 de uygulamanın başlamasıyla birlikte  artan döviz kurlarıyla birlikte yükselen enflasyon oranı kontrolden çıkmış, alım gücü sürekli düşerken özellikle dar ve sabit gelirliler için hayat pahalılığı her geçen gün artmaya devam ediyordu.(Düşük faizin esas sebebi üretimi teşvik etmek, kaynakları doğru kullanmak suretiyle işletmelerin üretim maliyetlerini azaltarak enflasyonun yükselmesinin önüne geçmekti ve atılan adın doğru idi. Ancak ekonomi entegre çalışan bir sistemdir ve dengelerin birine dokunduğunuz zaman diğer etkenler mutlaka tepki verir. Yani faizi düşürünce döviz kurlarının tepki vermesi normaldir. Dolayısıyla öncelikle enflasyonun kontrol altına alınması daha sonra faizin düşürülmesi gerekebilir.)

Kasım 2021 de yaklaşık 7-7,5 TL olan dolar kuru faizlerin düşürülmesiyle birlikte bir ayda 18 TL sınırına dayanınca hükümet de kurları kontrol altına alabilmek için kur korumalı mevduat sistemini devreye soktu ve 21 Aralık 2021 günü 18,34 TL ye kadar yükselen dolar kuru aynı gün akşamı KKM nin devreye girmesiyle %40 değer kaybederek 10,50 TL seviyelerine kadar düşmüştü. Ancak yaşanan bir yıllık süreçte tekrar 18 TL seviyelerine gelen dolar kuru uzunca bir müddet baskılanarak aynı seviyede tutuldu. Bu arada kur korumalı mevduata da yükselen ilgi döviz kurlarının durağanlaşması döneminde azaldı.

Sistemin getirdiği yük hazineden karşılanacağı için bir yerde faiz anlamı taşıdığı bir gerçektir ve hazine parası da vatandaşlardan toplanan vergilerle sağlandığı için fakirden alınıp zengine verildiği tezi doğrudur. Çünkü parası olan kesim bu sistemden faydalanmaktadır.

Peki madalyonun bir de öteki yüzüne bakmak gerekir. Kur korumalı mevduat uygulamaya konmasaydı ne olabilirdi? İşte bu sorunun cevabını irdelemek gerekir. Son derece yüksek bir ivme kazanan döviz kurlarının önlenememesi sebebiyle ülkede enflasyon astronomik seviyelere gelebilir, döviz kurları da daha astronomik şekilde yükselmeye devam edebilirdi. Dolayısıyla eleştirileri yaparken daha dikkatli olmalıyız.

Bir diğer konu kur korumalı sistemin hazineye getireceği veya getirdiği yükün nereye kadar olacağıdır. Yapılan açıklamalar 2023 yılında bu sisteme son verileceği yönündedir. Hazine ve Maliye bakanımız Sn. Mehmet Şimşek, dalgalı kur sistemine devam edileceğini, yani döviz kurlarının serbest bırakılacağını, müdahale edilemeyeceği yönünde açıklamalar yapması da sistemin sonunun gelmekte olduğunun habercisidir. Zaten seçimlerden sonra politika faizleri geçen iki ayda yavaş da olsa yükseltilmiş ve yumuşak geçiş yapılacağı yönünde seyir izlemektedir. Bu bağlamda daha rasyonel politikalar izleyeceğimiz açıktır.

KKM nin parametreleri hakkında euronews sitesinden aldığım bilgiler aşağıdaki gibidir.

Mart 2022-Temmuz 2023 arasında KKM’nin toplam gideri 152 milyar lirayı aştı. Aylık ortalama kur ile gider 7,9 milyar dolar ediyor. Bunun Ağustos kuru itibariyle karşılığı ise 213 milyarı aşıyor. Bununla 75 metrekare büyüklüğünde 124 bin konut satın alınabilirdi

Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarındaki paranın toplamı her hafta giderek büyüyor. 18 Ağustos 2023 itibariyle KKM hesaplarındaki para 3,4 trilyon lirayı aştı. Bunun dolar karşılığı ise 126,4 milyar Amerikan doları oldu.

Hükümet ise KKM’den geri adım attı. Merkez Bankası, KKM’ye dönüşüm hedefi uygulamasına son verildiğini açıkladı. Amaç TL bazında faizi özendirmek. KKM uygulaması ise devam ediyor.

Seçimlerden sonra dolar kurunun artmasıyla birlikte KKM’nin maliyeti iyice büyüyor. Mart 2022-Temmuz 2023 arasında KKM’nin toplam gideri 152 milyar lirayı aştı. Her ayın ortalama kuru ile KKM giderinin toplamı 7,9 milyar dolar ediyor. Bu masrafın Ağustos kuru itibariyle karşılığı ise 213 milyarı TL'yi aşıyor.

Bu para ile 75 metrekare büyüklüğünde 124 bin konut satın alınabilirdi. Aynı para ile 1 milyon 567 bin kişiye 12 ay boyunca asgari ücret ödenebilirdi.

Uzmanlar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın “diğer” kalemindeki giderin de bu zarara eklenmesi gerektiğini savunuyor. Bu durumda KKM gideri çok daha yüksek oluyor.

Kaynak: BDKK

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 18 Ağustos 2023 itibariyle

KKM’deki para miktarı 3 trilyon 408 milyar lira. Bunun dolar karşılığı ise 126,4 milyar.

 

18 Şubat 2022-18 Ağustos 2023 arasında 2023 yılı başındaki hafif düşüş dışında KKM büyüklüğü düzenli şekilde arttı. 18 Şubat 2022’de bu miktar 469 milyar lira idi. Katlanarak büyüyen KKM 18 Ağustos’ta 3,4 trilyonu aştı.

Kaynak: BDKK

Dolar bazında KKM büyüklüğü ise aynı dönemde 34,6 milyar dolardan 126,4 milyar dolara kadar çıktı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı sitesindeki bütçe giderlerine göre, Mart 2022-Temmuz 2023 arasında “Mevduat ve Katılma Hesaplarının Kur Artışlarına Karşı Korunmasına İlişkin Giderler” in toplam 152 milyar TL oldu. Bunun sadece 55 milyarlık bölümü haziran ve temmuz aylarında gerçekleşti.

Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı

Öte yandan bu gider; enflasyon veya dolar kurundaki değişimi içermiyor. Örneğin Temmuz 2022’de aylık gider 23,4 milyar lira olmuştu. Temmuz 2023’te yıllık enflasyon yüzde 48 oldu. Yine bir sene önce dolar kuru 17,42 TL iken Temmuz 2023’te 26,47’ye kadar çıktı. Toplam gider hesaplanırken bunların da dikkate alınması gerekiyor.

TCMB’nin aylık kur ortalaması üzerinden her ayki KKM gideri hesaplandığında bu 17 aydaki maliyet 7,89 milyar dolar oluyor. Bunun ağustos ayı kuru üzerinden karşılığı ise 213,2 milyar TL ediyor.

Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı

Dolar kurunu 20 lira seviyesinin altında tutmak için büyük bir mücadele veren TCMB’nin net rezervi eksiye düştü. Ayrıca döviz ödemeleri hem kamuyu hem de özel sektörü etkiledi.

KKM’den sonra Dolar kuru nasıl değişti?

TCMB verilerine göre Dolar kuru 21 Aralık 2021’de 17,15 lira ile zirveyi görmüştü. Anadolu Ajansına göre Dolar kuru 18,4 liraya kadar yükselmişti.

Kaynak: TCMB

KKM’nin ilanından hemen sonra düşüşe geçen dolar kuru 28 Aralık 2021’de 11,41 liraya kadar geriledi. 25 Ağustos 2023’te ise dolar kuru 26,4 TL. KKM uygulaması sonrası en düşük seviyeyi gören kur yüzde 130 artış gösterdi.

Merkez Bankası’nın açıkladığı Konut Fiyat Endeksi verilerine göre Haziran 2023’te Türkiye genelinde bir konutun metrekare birim fiyatı 24 bin 599 TL oldu. Bu durumda 95 metrekare konutun fiyatı 2 milyon 337 bin TL yapıyor. 75 metrekare konutun fiyatı ise 1 milyon 845 bin lira.

Bahçe şehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi iş birliğinde Sahibinden.com ilan verilerine dayanarak oluşturulan Sahibindex’e göre ise temmuz ayında bir konutun metrekare fiyatı 22 bin 866 TL oldu. Buna göre 95 metrekare bir evin fiyatı 2 milyon 172 bin lira olurken 75 metrekare konutun fiyatı ise 1 milyon 715 bin lira oldu.

124 bin konut satın alınabilirdi

Enflasyon ve dolar kuru artışının dikkate alınmadığı KKM gideri 152 milyar liraydı. Bu durumda TCBM birim fiyatına 65 bin 44 adet 95 metrekare veya 82 bin 390 adet 75 metrekare konut alınabilirdi. Sahibindex’a göre ise 69 bin 973 büyük veya 88 bin 632 küçük konut alınabilirdi.

Eğer KKM gideri güncel kurla hesaplanıp 213 milyar esas alınsaydı bu parayla alınabilecek konut sayısı çok daha yüksek olacaktı. TCMB fiyatlarıyla 91 bin 148 adet 95 metrekare veya 115 bin 454 adet 75 metrekare konut satın alınabilirdi.

Sahibindex fiyatlarına göre ise satın alınabilecek konut sayısı 98 bin 54 adet 95 metrekare veya 124 bin 202 adet 75 metrekare olacaktı.

1,6 milyon kişiye 1 sene boyunca asgari ücret ödenebilirdi

KKM’ye giden 152 milyar lira 13,3 milyon asgari ücretlinin bir aylık maaşına karşılık geliyor. Yani bu para ile 1 milyon 111 bin kişiye bir sene boyunca her ay 11 bin 402 lira asgari ücret ödenebilirdi.

KKM gideri 213 milyar lira esas alınırsa bunun karşılığı 18,7 milyon asgari ücretlinin bir aylık maaşı demek. Bu da 1 milyon 567 bin kişiye bir yıl boyunca asgari ücret ödenebileceği anlamına geliyor.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

zozcivan@hotmail.com

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam