SON DAKİKA
reklam
reklam

Sarıyer

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 10 Ekim 2023, Salı - 10:22   Okunma Sayısı:

Bir boğaz semti… Doğu Roma İmparatorluğu ile başlayan ilk haneleşme, geçimini balıkçılıkla sağlayan bir halk, hinterlandı sayılabilecek köylerinin meyve ve sebzesinin Konstantiniye’ye sevk limanı, denizcilerin Karadeniz’e çıkış öncesi yükleme ve boşaltma yapabildiği güvenli Büyükdere koyuyla gümrük ve sayım merkezi olmuştur. Aynı zamanda Doğu Roma İmparatorluğu’nun (Bizans) savunma çemberi içinde yer almış olması köyü önemli kılmıştır.

Osmanlı dönemiyle birlikte bu düzen daha geniş boyutlara ulaşmış, küçük çaplı bakır cevherinin varlığı Sarıyer’in yeni bir zenginlik kaynağı olmuştur. Depo özelliği taşıyan binaların yapılması, yanaşma alanları, duba, gözetleme kuleleri ve bir fenerin inşa edilmesiyle Sarıyer sektörel denizciliğe doğru adım atmaya ve nüfusunu arttırmaya başlamıştır. Osmanlı arşivinde bu anlatılanların belgeleri mevcuttur.

 

Belgelerden

  1. Karadeniz’den gelen gemilerin, Sarıyer, Tarabya, Yeniköy ve sair Rumeli ve Anadolu

tarafına demirlememesi hakkında gümrük eminleri üst makamlara yazı yazmışlar.[i] Yazının gerekçesi de kaçak mal indirmelerini, insan ve casus sızmalarını önlemek, bu mahallerin önünde deniz trafiğinin kilitlenmesini yok etmek şeklinde düşünülebilir. 

  1. Sarıyer madeninde çalışan 21 nefer (kişi) madencinin 9 Ağustos 1717’den (1 Ramazan

1129) – 1 Nisan 1718 (30 Rebiülahır1130)’e kadar olan 446 guruş (kuruş) tutarındaki ücretleri İstanbul Gümrük emininden almışlar. Ödemelerin irat ve masraf tezkiresi talebiyle Başmuhasebe kayıtlarının tutulması buyrulmuştur.[ii]

  1. Karadeniz’e gitmek üzere Sarıyer ve Kavak önlerinde demirleyen kalyonlara gerekli

top ve mühimmatın yerleştirilmesi ve gemilerin bir an önce hareket etmesi emri verilmiştir. a.g.y.tt.[iii]      

  1. Sarıyer sahilinde bir dalyan yapılıyor. İslam ve gayrimüslim ahali arasında kendilerine

kendilerine tahsis edilen dalyan alanlarının farklı olması sebebiyle anlaşmazlık çıkmış. Yerel ve söz sahibi yöneticilerin araya girmesiyle anlaşmazlık halledilmiştir.[iv]

  1. Server-i izamdan Cemalettin Efendi ile Sarıyer, Kavak ve Büyükdere ahalisi arasında

bir kez daha dalyan anlaşmazlığı çıkmış ve yine halledilmiştir.[v]

  1. Ordu-yı Hümayun için tertip edilip İsakçı iskelesine nakli ferman olunan top arabası,

top ve mühimmat-ı sairenin muhafazası için tayin edilen çorbacı, neferat ve eşyalarını Ahırkapı ve Balat iskelelerinden Sarıyer’deki mühimmat sefinelerine nakleden mavnaların ücretlerinin ödenmesi.[vi]

  1. Sarıyer’deki bir meygede gediğinin Anadolukavağı’ndaki bir koltuk meyhanesine

taşınması gerekmiş. Hem taşınma masrafı hem de miriye (devlete) bugüne kadar verilegelen 40 kuruşluk mahiyenin (ödeme) 100 kuruşa iblâğı (çıkarılması, arttırılması) buyrulmuştur.[vii]

  1. Sarıyer’de dalyan inşasından dolayı ortaklar arasında çıkan anlaşmazlık bir kez daha

halledilmiştir.[viii]

  1. Sadaret (Başbakanlık), Kastamonu Sancağındaki Küreinühas madeninde çalıştırılmak

üzere Sarıyar (Sarıyer) bakır madeninden tecrübeli bir usta gönderilmesini istemiş. Sarıyar’daki çalışan ustanın da Gümüşhane’den getirtilmesi nedeniyle bu talep reddedilmiştir.[ix]

 

Öyküler

İstanbul gümrüğüne merbut (bağlı) balık dalyanlarında tutulan balıkların kayıklarla Balıkhaneye getirilip vergisi verildikten sonra madrabaz ve dükkâncılara satılması zorunluluğu varmış. Bu uygulamanın haricinde yapılan satışların engellenmesi için emirler yayımlanmış ve konu sıkı şekilde takip edilmiştir.[x]

Balık avlamanın bir diğer şekli de büyük balık ağları kullanılarak avlanmakmış. Olağandışı bu avlanmanın önlenmesi için İstanbul kadısına hüküm yazılmış:

“Hassa-i Hümayun için balık tutan müsellem[xi] balıkçıların ola gelene şimdiye kadar uygulanana) muhalif (karşıt, aykırı) kişilerin, ağrib  (ığrıp: büyük balık ağı) kullanarak Balık Emininin vergi toplama usulüne) zarar verdikleri anlaşılmıştır. Konu şikâyete yol açmış olsa da merkumların (adı geçenlerin) ağrible avlanmaları için ellerinde temessük (belge) yoksa bile eskisi gibi balık tutmalarının devam etmesi emredilmiştir.

 

[i] Tarih: H 04.04.1012,    Fon kodu: İE.BH.,                 Dosya: 4,         Gömlek: 347

[ii] Tarih: H 17.01.1132,    Fon kodu: YB.04,                  Dosya: 4,         Gömlek: 31

[iii] Tarih: H 10.07.1203,    Fon kodu: AE. SABH. İ,       Dosya: 13,       Gömlek: 1194

[iv] Tarih: H 04.11.1267,    Fon kodu:  A.MKT. NZD,     Dosya: 42,       Gömlek: 3

[v] Tarih: H 19.11.1287,    Fon kodu: IMMS.                  Dosya: 40,       Gömlek: 165

[vi] Tarih: H. 29.12. 1181,  Fon kodu: AE. SMST.III,      Dosya: 70,       Gömlek:5180

[vii] Tarih: H 12.01.1252,    Fon kodu: CML,                    Dosya: 67,       Gömlek: 3051

[viii] Tarih: H 14.04.1271,    Fon kodu:  A.MKT. NZD.     Dosya: 125,     Gömlek: 44

[ix] Tarih: H 06.12.1267,    Fon kodu: HH. İ.,                   Dosya:  4         Gömlek: 4

[x] Tarih:H 15.01.1148,    Fon kodu: C. ML                   Dosya: 368,     Gömlek. 15124

[xi] Müsellem: Osmanlı Devleti'nde, pek çok görevi yerine getiren, harp zamanlarında ordunun geçeceği yolları

   temizlemek, köprüleri tamir etmek ve yol açmak gibi hizmetlerle mükellef kimse. Buna karşılık barış

   zamanlarında bütün vergilerden muaf sayılıyorlardı. Burada balık tutmakla görevlendirilen kişi…

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam