SON DAKİKA
reklam
reklam

Siyasetin niteliği

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 24 Ekim 2023, Salı - 14:00   Okunma Sayısı:

İç siyaset

 

Ülkemizde iç siyaset, dakik olmak, doğru sözlü olmak, hukuka uygun hareket etmek, insana saygılı olmak gibi nezih ilkelerle hep çatışmalı olmuştur.  Değişik iktidar dönemlerinde insanlar öyle haller yaşamışlardı ki, kimisi ikbal hırsıyla kimisi korkuyla, kimisi çevreden kendisine “boş kafa” deneceği hissiyle kimisi de gerçekten birisini kendi düşüncesine yakın bulması nedeniyle bir gücün (para, iktidar, moda veya sanat anlayışı) yanında yer almak ya da belli konumlara (mevki kapma) sahip olmak istemiştir.

 

Böylesi davranışlara genç yaşlarda yönelmek mümkündür. Hatta başkaları tarafından makul görülebilir ve hoşgörüyle de karşılanabilir. Sonraki yaşlarda bu hırslar giderek törpülenir ve biraz daha dikkatli olunur.

 

Bu arada “Ben demiştim, zaman zaman hatırlatmıştım” türünden açıklamalarla kendini emniyete alan veya bir değişiklik olması halinde kendisine yer arayanlar, falanca veya filancaya yakın olmayı avantaj görenler, menfaatler bittiğinde birbirini suçlayan veya birbirlerine düşenler de göze çarpar.

 

Ekranlarda gördüğümüz ve görmekten bıktığımız siyasetçiler, sabahtan akşama kadar çene çalarak vakit dolduruyorlar. Bu tür söylemler halkı ikiye bölmeye de yol açıyor. Siyaset makamı ülkeyi yönetenleri bünyesinde barındırır. Siyasetçi ağırlığını bilmeli, darası alınmamış konuşmalar yapmamalıdır. İş öyle bir hal aldı ki, farklı partilerde olanlar camilerini bile ayırmaya, birbirlerinin dükkânlarından alış veriş yapmamaya bile başladılar. İşte iç siyasetten manzaralar…

 

Yeni siyasi durum

 

Türkiye’de yerel seçimler yaklaşıyor. Siyasi durum yeniden şekillenecek. Çevresel, bölgesel ve küresel mevkilerde bulunan kişilerde durulma veya düzelme görülecek mi? Özellikle iktisadi durumda ve hukukta yeni düzenlemeler yapılacak mı veya AB kriterlerinin işlerlik kazanmasıyla demokrasimizde bir rahatlama görülecek mi? Sokak ağzının yeni versiyonlarını duymak istemiyoruz. Didişmeden uzak kalınmasını temenni ediyoruz.

 

Eşelenerek yıkandığını sanan tek varlık tavuktur

 

Geçen haftaki yazılarımdan birinde bu cümleyi kullanmıştım. Bazı tavuklar alınmış ve beni aradılar. Aslında bizim ülkemizde de eşelendiğini demeyeceğim ama hiç fikri olmadığı halde konuşan çok insan olduğunu söyleyebilirim.

 

Eline kitap almayan, kimseden bir şey öğrenmeye yanaşmayan, kurallara uymayan, sinema ve tiyatronun mahallesinden bile geçmeyen hatta gazete bile okumayan nice insanımız var. Belki espriyle karışık bu ilginç araştırma onlara bir fikir verir de kendileri de bir şeyler anlatırlar.

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam