SON DAKİKA
reklam
reklam

KADIN İŞSİZLİĞİ

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 6 Aralık 2023, Çarşamba - 18:52   Okunma Sayısı:

İşsizlik denince hepimizin aklına iş arayıp da bulamayan kesim gelmektedir. Hâlbuki işsizlik oranları hesaplanırken 15 yaşından daha büyük,15 gün içinde çalışmaya hazır kişiler baz alınmaktadır. İş bulmaktan ümidini kesmiş olanlar, engelliler, öğrenciler bu hesaba dahil edilmemektedir.

Türkiye istatistik kurumu her ay işsizlik rakamlarını kamuoyu ile paylaşmaktadır. TÜİK bu hesaplamaları yaparken uluslararası emek örgütünün hesaplama yöntemini kullanmaktadır. İşsizlik hesapları yapılırken geniş tanımlı işsizlik, dar tanımlı işsizlik, farklı yaş gruplarına göre işsizlik, cinsiyete göre işsizlik hesaplamaları da yapılmaktadır.

15 yaş ve üzerinde ve 15 gün içinde işe başlamaya hazır olanların sayısı dar tanımlı işsizlik olarak tanımlanır. Geniş tanımlı işsizlik ise mevsimlik işsizler ile iş aramaktan vazgeçenlerin de eklenmesi ile bulunan işsizlik oranıdır.

TÜİK in hesaplamalarında son üç ayda iş arayan ve 15 gün içinde istihdamı sağlanacak kişiler hesaba dahil edilir. Bu hesaplamalar yapılırken iş bulma ümidi olmayan ve 3 aydır iş aramayı bırakan, iş bulursa çalışacak kişiler, mevsimlik işçiler, hali hazırda işi olduğu için iş aramayanlar, ev kadını olanlar, öğrenci olanlar, engelli oldukları için çalışamayanlar ve emekli vatandaşlar ise işsiz tanımı içinde yer almamaktadır. Formüle edilecek olursa;

İşsizlik Oranı = Son 3 ayda iş arayan ve 15 gün içinde işe başlayabilecek durumda olanlar / Toplam iş gücü

TÜİK sisteminde sadece son üç ay içinde iş arayanlar işsizlik rakamlarına dahil edildiği için sonuç gerçek işsiz sayısından uzak olabilir.

İşsizlik oranı hesaplamaları bir ülkenin ekonomik olarak geleceğe dair kararlar verilmesinde etkilidir. İşsizlik oranının yüksek olması ülkede ekonomik gelişmelerin olumsuz olduğunu, işsizlik oranının düşük olması ise ekonomik açıdan olumlu gelişmedir. Özellikle yabancı yatırımcılar açısından önemli bir makro göstergedir.

İşsizliğin düşürülebilmesi için devlet tarafından iş alanlarının açılması, özel sektörün özellikle üretim işletmelerinin faaliyetlerinin genişlemesi için teşvik alanlarının genişletilmesi gerekir. Ayrıca iş gücüne dahil olan insanların eğitimi de işsizliğin azalmasında önemli bir faktördür. İşletmelerin kredi veya eğitim ile desteklenmesi, yeni iş olanaklarının doğmasına ve işsizliğin azalmasına sebep olacaktır.

Günümüzde personel eğitimleri bazı kurum hüviyetine gelmiş işletmeler tarafından yapılmaktadır. Ancak genellikle patron işletmelerinde bu konuya verilen önem yeterli değildir. Hâlbuki eğitimli bir personelin işgücüne katkı sağlayacağı kesindir.

Ülkemizde 208 tane üniversitemiz yurdun dört bir yanına dağılmış durumdadır ve bu üniversitelere bağlı birçok fakülte çeşitli branşlarda her yıl binlerce mezun vererek iş hayatına katılım sağlamaktadır. Ancak her üniversite mezunu iş bulmakta şanslı veya yeterli olmayabilir. Çünkü her üniversite mezunu en az bir yabancı dil bilmektedir ve rekabetin hızlı olduğu bir ortamda aranan eleman olabilmek için en az 2 yabancı dil, mastır hatta doktora gerekmektedir. Dolayısıyla her şeyi devletten beklemek yerine öğrencilerimizin üniversite yıllarında zamanlarını iyi değerlendirmeleri, çok çalışarak kendilerini geleceğe hazırlamaları gerekmektedir.

Ülkemizde ara eleman yani tekniker, teknisyen sıkıntısı olduğu sanayicilerimiz tarafından zaman zaman dile getirilmektedir. Her yıl üniversite sayımız artmasına rağmen endüstri meslek liseleri yetersiz kaldığı sonucu çıkarılabilir. Millî eğitim bakanlığımız bu konuda çalışmalarını hızlandırmalıdır.

İşsizlik rakamlarının artmasında ülkemize gelen sığınmacıların da etkili olduğu yazılı ve görsel basında yer almaktadır. Bunların birçoğu asgari ücretten daha düşük veya sigortasız (kayıt dışı) çalıştırıldıkları için bazı iş insanlarımız tarafından tercih nedeni olabilir. Bu sebeple kendi insanımız iş ararken yabancıların çalıştırılması ise düşündürücüdür.

Bir diğer konu da kadın erkek işsizlik oranlarının karşılaştırılmasıdır. DİSK-AR, tarafından yayımlanan 'İşsizlik ve İstihdamın Görünümü' raporunda kadın işsizliğinin tüm işsizlik türlerinde en yüksek kategori olmaya devam ettiği belirtilirken geniş tanımlı işsizlikte kadın işsizliğinin erkek işsizliğinden 12,6 puan yüksek olduğu kaydedildi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR), Eylül 2023 dönemini kapsayan ve TÜİK tarafından yayımlanan işsizlik verilerine ilişkin ‘İşsizlik ve İstihdamın Görünümü’ raporunu yayımladı.

TÜİK verilerine göre, işsizlik oranı erkeklerde yüzde 7,5 iken kadınlarda yüzde 12,3 olarak tahmin edildi. DİSK-AR tarafından yayımlanan raporda ise kadın işsizliğinin tüm işsizlik türlerinde en yüksek kategori olmaya devam ettiği belirtildi.

TÜİK verilerine göre eylülde işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategori yüzde 29,9 ile geniş tanımlı kadın işsizliği olmaya devam ederken ikinci yüksek işsizlik kategorisi yüzde 22 ile genç kadın işsizliği oldu.

Türkiye'de kadın işsizliğinin erkeklere kıyasla oldukça yüksek seyretmeye devam ettiği belirtilen raporda kadınların istihdama erişiminde önemli kısıtlılıklar içerdiği kaydedildi. Diğer bir yandan ise istihdamda olan kadınların çalışma koşullarının kötüye gittiği belirtildi.

Kaynak: Disk-Ar

4 AYRI İŞSİZLİK TÜRÜNDE DE KADIN İŞSİZLİĞİ YÜKSEK

DİSK-AR’ın raporunda “TÜİK tarafından açıklanan dört ayrı işsizlik türünde de kadın işsizliği erkek işsizliğinden oldukça yüksek seyrediyor” ifadelerine yer verildi.

Eylül 2023 itibarıyla kadınlarda mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı 1 milyon 448 bin ve geniş tanımlı işsiz sayısı 4 milyon 133 bin olarak gerçekleşti. Erkeklerde ise dar tanımlı işsiz sayısı 1 milyon 721 bin ve geniş tanımlı işsiz sayısı 4 milyon 184 bin oldu.

Eylül 2023'te mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı erkeklerde yüzde 7,5 iken kadınlarda yüzde 12,3 olarak gerçekleşti.

Geniş tanımlı işsizlik (âtıl işgücü) erkeklerde yüzde 17,3, kadınlarda ise yüzde 29,9 olarak hesaplandı. Geniş tanımlı kadın işsizliği ile geniş tanımlı erkek işsizliği arasındaki fark 12,6 puan olarak gerçekleşti.

Eylül 2023'te zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı erkeklerde yüzde 13,1 iken kadınlarda yüzde 17,8 olarak gerçekleşti.

İşsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı erkeklerde yüzde 11,9 iken kadınlarda yüzde 25,2 seviyesinde oldu.

Kaynak: Disk-Ar

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

zozcivan@hotmail.com

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam