SON DAKİKA
reklam
reklam

KAMUDA İSTİHDAM ORANI

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 14 Aralık 2023, Perşembe - 11:44   Okunma Sayısı:

Son zamanlarda sık sık okuduğumuz veya duyduğumuz bir kelime durumuna gelen liyakat genellikle kamu ve özel sektörlerde işe alım sürecinde karşımıza çıkmakta ve kamuoyunda tartışma konuları arasında yerini almıştır.

Liyakat sözcüğü Arapçadan dilimize gelmiş bir kelimedir. Uygun olma, yaraşır olma layık olma anlamına gelmektedir. Bizde genellikle işe uyumluluk, işi benimseme gibi anlamlarda kullanılır.

Liyakatli bir kişi aşağıdaki özelliklere sahip olmalıdır.

*Eğitim durumu: Kişinin eğitimi yapacağı işle uyumlu olmalıdır. İlahiyatçı bir akademisyen hukuk fakültesinde yönetici olamaz veya olmamalıdır.

*İş tecrübesi: Tecrübe yaşanarak elde edilen bir süreçtir. Eğitim veya öğrenimle sağlanamaz. Örneğin bir satış elemanının ikna kabiliyeti, müşteri portföyü gibi etkenler önemlidir.

*Görev ve sorumluluk bilinci: Bir çalışan aldığı sorumluluğu tamamen yerine getirmek, konu ile ilgili önemli çalışmalar yapmalıdır. Aldığı görevi kemdi işiymiş gibi sonuçlandırmaya çalışmalıdır.

*Hiyerarşik yapıya uygunluğu: Liyakatli bir çalışan, her şeyden önce işletme prensiplerine uyum sağlamalı, as ve üs ilişkilerini saygı ve sevgi çerçevesinde organize etmelidir.

*İletişim becerisi: Günümüzde en son teknolojinin kullanıldığı işletmelerde iletişim kuralları değişkenlik göstermekte, çeşitli türlerde iletişim ağları ortaya çıkmaktadır. Bunları şirket lehine en iyi şekilde kullanmak çalışanın asli görevlerinin arasındadır.

Liyakatli kimselerin çalıştığı işletmelerde başarı şansı son derece yüksektir ve yeniliğe açık, gelecek endişesi olmayan, büyümeyi daha kolay sağlayan ve rekabet gücü daha fazla olan işletmelerdir. Tabii ki burada patronların veya üst düzey yöneticilerin tutumu olumlu olmalıdır. Tabiri caizse insan kaynaklarının doğru kullanımı bazı patronlar tarafından çok optimal şekilde uygulanmakta bazı patronlar için ise oldukça güç bir uygulamadır.

Genellikle bazı aile şirketlerinde istisnalar hariç liyakat sistemi esas alınmamaktadır. Çünkü personelin birçoğu patronun yakınlarından oluşmakta ve dolayısıyla kariyer şansı bu kimseler haricinde oldukça zayıftır. Diğer çalışanlar arasında bu tutum huzursuzluk yaratmakta, çalışma düzeni, sorumluluk bilinci zayıf kalmakta nasıl olsa ben yükselemem mantığı ile görevi askıya alma sonuçlarını doğurmaktadır.

Özel sektörde olduğu gibi kamu sektöründe de benzer olaylar söz konusudur. Devlet memuru olabilmek için kısa adı KPSS olan kamu personeli seçme sınavı uygulaması yapılmaktadır. İlk etapta sınavda başarı sağlayarak mülakat sınavını da geçmek esas alınmaktadır. Ancak kamuoyunda mülakat sınavlarında adaletli davranılmadığı daha çok eş dost tavsiyesinin geçerli olduğu da bir gerçektir. Toplum mülakat sınavlarının kamera ile yapılmasını benimsemektedir. Çünkü günümüzde KPSS’den dereceye girmiş gençler mülakat sınavında başarısız olmuşlar ve devlet memuru olamamışlardır. Belirli bir kesim de mülakatın kaldırılmasını tercih etmektedir. Bazı birimlerde mülakat sınavı mutlaka yapılmalıdır. Örneğin konuşması bozuk bir kişinin öğretmenlik yapması beklenemez. Veya bilgisayar programlarını bilmeyen bir kişi muhasebede çalışamaz ama özelliklere göre başka işlere tayini yapılabilir.

Liyakat sistemi olmayan işletmelerin başarı şansı son derece azdır. Çünkü işletmede verimli bir çalışma sistemi uygulanamaz ve personel sürekli kendi geleceğinden emin değildir ve her an için görevden alınma endişesini taşıdığından kendi işine konsantre olması oldukça zordur ve sorumluluk bilinci oluşmamıştır. Personel kariyerinde yükselmek için sürekli iş değişimi konusunda mesai harcayacaktır.

Aşağıda euronews sitesinden aldığım kamuda istihdam oranları OECD ülkeleri ve ülkemiz açısından değerlendirilmiştir.

Türkiye’de 5,1 milyon kişi kamuda çalışıyor. Toplam istihdam içinde kamuda çalışanların oranı yüzde 13,4. OECD ortalaması ise yüzde 18,6.

Kamuda liyakat ve kamu çalışanı sayısı sık sık tartışılan bir konu. Türkiye’de 5,1 milyon kişi kamu sektöründe istihdamda bulunuyor. Toplam istihdam içinde kamu istihdamı oranı, yüzde 13,4. Ekonomik Kalkınma ve İş birliği Örgütü (OECD) ortalaması ise yüzde 18,6. Türkiye bu alanda OECD ortalamasının hayli altında yer alıyor.

Türkiye’de 'devlette' çalışmak milyonlarca kişinin hayali. Kamu personeli olmanın sağladığı güvenceler ve özel sektöre göre daha rahat çalışma imkanları insanları cezbediyor. Ancak kamu alanında işe girebilmek hiç de kolay değil. KPSS’de çok iyi puan almak gerekiyor. Mülakatla işe alımlarda ise referansın etkili olduğu yönünde güçlü iddialar var. Bu yüzden sık sık kamuda liyakat mesajları öne çıkıyor.

Kaynak: SBB • (*Eylül)

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı (SBB) verilerine göre 2023 yılının eylül ayı itibariyle Türkiye’de kamu sektöründe istihdam edilen kişi sayısı 5 milyon 101 bin 689. Bunların 3 milyon 467 bini kadrolu personel, 277 bini sözleşmeli personel, 1 milyon 205 bini sürekli işçi ve 49 bini geçici işçi statüsünde çalışıyor.

2007'de yılında kamu personeli sayısı 2,9 milyon iken 2015'te 3,4 milyona yükseldi.

Peki, Türkiye’de kamu çalışanı sayısı yüksek mi? Avrupa ve OECD ülkelerinde durum ne?

OECD’nin 2021 yılı verilerine göre Türkiye’de toplam istihdam içinde kamu istihdamı oranı yüzde 13,4. OECD ortalaması ise yüzde 18,6. Türkiye 36 ülke içinde 31. sırada.

Kaynak: OECD • (*2019)

İskandinav ülkelerinde kamu istihdamı yüksek

Toplam istihdam içinde kamu çalışanı oranının en yüksek olduğu ülkelerin İskandinav ülkeleri olması dikkat çekiyor. Norveç (yüzde 30,9), İsveç (yüzde 29,3), Danimarka (yüzde 28) ve Finlandiya (yüzde 25,4) bu alanda zirveyi oluşturuyor.

Japonya ve Güney Kore’de kamu çalışanı oranı oldukça düşük

Kamuda istihdam oranının en düşük olduğu ülkeler ise yüzde 4,6 ile Japonya ve yüzde 8,8 ile Güney Kore.

Avrupa’da en düşük ülke Almanya

Listede yer alan 28 Avrupa ülkesi içinde kamu çalışanı oranının en düşük olduğu ülke ise Almanya (yüzde 11,1). Almanya’yı az farkla İsviçre (yüzde 11,2) ve Hollanda (yüzde 12,1) takip ediyor. Türkiye ise bu ülkelerden sonra Avrupa’da kamu istihdam oranının en düşük olduğu dördüncü ülke konumunda.

Toplam istihdam içinde kamu sektörü istihdam oranı diğer bazı ülkeler ise şöyle: Fransa yüzde 21,1; Kanada yüzde 20,7; Belçika yüzde 18,4; Birleşik Krallık yüzde 16,9; Yunanistan yüzde 16,1 ve ABD yüzde 15.

Türkiye’de kamu çalışanı oranı artıyor mu?

Akla gelen sorulardan birisi de Türkiye’de kamu istihdam oranının artıp artmadığı. OECD verilerine göre son 15 yılda kamu çalışanı oranında kayda değer bir artış yok. 2007 yılında bu oran yüzde 13,1 idi. 2017’de kamu istihdamı oranı yüzde 10,8’e kadar düştü. 2019 yılında yeniden yüzde 13,1’e yükseldi.

Kaynak: OECD

Ülkeler arası farkın sebepleri neler?

OECD’nin “Bir Bakışta Hükümet 2023” raporuna hükümetler hangi hizmetlerin doğrudan kamu kuruluşları aracılığıyla, hangilerinin ise özel sektör veya kâr amacı gütmeyen sektörlerle çeşitli ortaklıklar yoluyla sunulması gerektiğine karar veriyor. Bu nedenle kamu sektörünün diğer sektörlere göre rol ve işlevleri OECD ülkeleri arasında farklılık göstermekte ve kamu istihdamının göreceli büyüklüğünü etkiliyor.

Örneğin, bazı ülkelerde sağlık hizmeti sağlayıcılarının, öğretmenlerin ve acil durum çalışanlarının büyük çoğunluğu doğrudan hükümet tarafından istihdam edilmekte. Diğerlerinde ise bu çalışanlar çoğunlukla özel veya kâr amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından istihdam ediliyor.

Kaynak: Euronews

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

zozcivan@hotmail.com

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam