Papa neden çağrı yapmaz?
5 Mart 2021… Papa Francesco Irak’a ziyarette bulunmuş ve demeç vermişti. Bağdat’ta Başbakan tarafından kılıçlı törenle karşılanan ve Cumhurbaşkanı Berham Salih tarafından kabul edilen Papa, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yaptığı konuşmada siyasi ve dini liderler ve sivil toplum temsilcilerine seslenmiş ve,
"Silahlar sussun! Burada ve her yerde silahların yayılması sınırlansın! Yerel halkla ilgilenmeyen şahsi menfaatler, dış menfaatler dursun… Şiddete, aşırıcılığa, hiziplere, hoşgörüsüzlüğe son verilsin! Bu ülkeyi birlik içinde inşa etmek isteyen tüm vatandaşlara alan açılsın" demişti.
Ziyaretin amaçları arasında Irak’ın, Tek tanrılı üç dinin babası İbrahim'in topraklarını gezmek, Hristiyan unsurlarla buluşmak ve tüm inananların kardeş olduğu mesajını vermek gibi ilkeler açıklanıyor.
Bence Papa’nın iki yıl önce “insanların kardeş olduğu” fikri doğru, ama bu fikirleri Irak’ın fakir insanlarına açıklaması yanlış. Yoksul Irak köylüsüyle Suriye’nin, Yemen’in, Somali’nin Filistin ve Gazze’nin çaresiz insanlarının bu kardeşlik fikrinde yeri yok mu? Bu ülkelerde de çatışmalar, gasplar, insan kaçırma ve kadın ticareti yapılıyor.
Bu işleri yapanlar silahları nereden buluyor, silahlar o ülkelere hangi yollarla kimler tarafından nasıl getiriliyor? Gazze bölgesinde yaşananlar hariç, bu saydığım ülkelerde Hristiyan-Müslüman çatışması yok ki… Filistin’de ise Yahudi-Müslüman çatışması yaşanıyor. İki yıldan beri Papa, hepimizin gözü önünde yaşanan bu olayların müsebbipleri belli olduğu halde neden ABD’ye, Rusya’ya, Fransa’ya, Almanya’ya gidip silah fabrikalarının kapatılması ve silah satışlarının yasaklanması konusunda liderlere çağrı yapmamış, baskı yapmayı denememiştir?
*** *** ***
ABD eski Başkanı Trump
Başkan Trump, iki yıl önce Suudi Arabistan ile 110 milyar doları askeri malzeme olmak üzere 400 milyar dolarlık ticari bağlantı kurmuştu. Ben o zaman şu sorulara cevap aramıştım:
*Parası çok aklı kıt ülke/ler tarafından alınan malzemeler incelendiğinde, vuruş gücü çok yüksek, menzili uzun, optik ve bilgisayar donanımlı sistemler olduğu ortaya çıkıyordu. Küçücük bir yarımadada nüfusu az ve bırakın saldırma potansiyelini doğru dürüst savunma etkisi bile olmayan ülkeler arasında en yoksulu da Yemen’dir.
*Parası çok Suudî Arabistan’ı bu kadar harcamaya hangi tehdit itmiştir? Dolayısıyla Suudi Arabistan’ı tehdit eden ülkeler kimlerdir?
*Kızıldeniz’in bir yanında petrodolar içinde yüzen ülkeler, diğer yanında ise yoksulluk ve kıtlık içinde yaşayan ülkeler var. Her iki taraf da Müslüman… Güçlü olanın güçlülüğü yetmiyor gibi dünyanın en büyük gücüne maddi destek sağlıyor. Üstelik bu güç, değişik kıtalardaki Müslüman ülkelerden ABD’ye gelen uçaklardaki yolcuların tabletlerine varana kadar yasaklamalar getirmiştir.
*** *** ***
Önerilerim
**Gerek Türkiye’nin Suriye operasyonunda gerekse göçmenler sorununun çözümünde hiç etkisi olmayan BM (Birleşmiş Milletler)’in yeniden teşkilâtlanması gerektiğini düşünüyorum.
**AB’nin alt-üst kurullarının dinlemeli telsiz susmasında kalmalarını, parlamento başkanı, alt seviyedeki başkanların merak edip Yunan polisinden dayak yiyenleri görmek için zahmete katlanmamalarını, olaylara karşı gözlerini kapatmalarını yadırgıyorum
**İngiltere, Fransa, Rusya ve Amerika’nın imza koyduğu barış görüşmelerinin palavra olduğunu, bu biraraya gelmelerin havanda su dövmekten ileriye gidemediğini görüyorum.
**İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin yeniden ele alınmasının bir zaruret haline geldiğini söylemek istiyorum.
**Arap ülkeleri liderlerinin dayak yiyen, İsrailliler tarafından öldürülen, küfredilen Araplara karşı kıllarını kıpırdatmamalarını, maaşlarını alıp tavukçuluk sorunlarını, madrabazların geçim koşullarını tartışmaya ve esnemeye devam etmelerini öneriyorum (!).