Türkiye’yi yanında görmek istediğini dile getiren ABD, yıllar geçtikçe farklı dil kullanmaya başlamıştır. Örneğin;
- Washington, enerji konuları da dahil olmak üzere Akdeniz'deki nüfuzunu sürdürme
niyetindedir.
- Stratejik çıkarlar ele alındığında ABD, Türkiye’nin Batı ve NATO ile ilişkilerinin
Rusya ile olan ilişkilerinin önüne geçmesini istemektedir.
- ABD; Ankara ve Atina’nın iletişim hatlarını açık tutmaları, dostça geçinmeleri ve
keskin demeçlerden sakınmalarından yana görüş belirtmiştir.
- Türkiye’ye de Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesindeki sondaj çalışmalarını
durdurma çağrısında bulunan ve Yunan hükümetinin yeni boru hatlarıyla ilgili kararlarını destekleyen açıklamalar yapmıştır.
ABD’nin kızıştırması
ABD, alışılmış diplomatik ve dolambaçlı üslupla işi geçiştiriyor. “Endişe duyuyoruz”, “Bölgede gerilimin artmasını istemiyoruz”, “Gerilimin düşürülmesinden yanayız”, “Gelişmeleri kaygıyla izliyoruz”…
ABD, Soğuk Savaş döneminden bu yana Doğu Akdeniz’e “yeterli önemi vermediğini” anlamıştır. Bölgedeki donanma varlığını arttırarak Türkiye’nin gücünü dengelemek, Türkiye’nin Libya ve Doğu Akdeniz’deki adımları İsrail, Yunanistan, Mısır ve Kıbrıs’ı kızdırmayacak şekilde atmasını sağlamak, enerji, güvenlik ve faaliyetlerini baskılamak istemektedir.
ABD’nin Doğu Akdeniz Özel Temsilcisi de, “Bölgedeki kaynakların Avrupa’ya ulaşmasının ve Avrupa’nın Rusya’ya yönelik enerji bağımlılığının azaltılmasının önündeki en büyük engeldir” demiştir.
Yunanistan
Hatırlarsınız, Yunanistan’da iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi’nden George Koumoutsakos, ülkenin çok okunan İngilizce gazetelerinden Ekathimerini’ye bir köşe yazısı yazmış ve bu yazıda yine Türkiye’ye sataşmıştı.
** Türkiye ekonomisi krizde ve sonu görülmeyen çıkış yolundadır. Siyasi iktidar müttefiki ile milliyetçilik yaparak Kıbrıs ve Yunanistan’la ilişkiler gibi konuları gündeme getirerek milliyetçilik konularını işleyecektir.
** Bölgedeki Yunan adalarının silahsızlandırılması gibi ciddi bir konu Türkiye’de sıcak tutulmaktadır.
** 2023 yılında Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’ta seçimler yapılacaktır. Böylesine sorunlu bölgelere sahip üç ülkede seçimler yapılması sakıncalıdır.
** Türkiye tansiyonu giderek yükseltmektedir.
** Türkiye mülteci krizini tekrar gündeme getirebilir.
Neyse ki, Yunan parti liderinin ileri sürdüğü görüşler pek de gerçekleşmedi. Türkiye, ABD’nin istediği doğrultuda adımlar atınca ve Cumhurbaşkanı Erdoğan Yunanistan’a ziyarette bulununca gergin ortam biraz duruldu. Kıyılarımıza yakın Yunan Adalarına bir hafta süreli vizesiz geçişlere müsaade eden Yunanistan, Türkiye’ye gül demeti uzatmıştır. Bu jestin arkasından neler çıkacak bilmiyoruz, ama Libya konusunda yeni gelişmelerin olması ve mülteci akınını durduracak tedbirler daha da yoğunluk kazanması muhtemeldir.
Sonuç nereye varır?
ABD, NATO’nun en güçlü üyesi, Yunanistan ise hem AB üyesi hem de NATO müttefikidir. Her iki ülkenin Türkiye hakkındaki düşünceleri bunlardır. Suriye’nin kuzeyine ve Irak’a TIR’larla mühimmat ve silah yığan ABD, Yunan sınırında Dedeağaç bölgesine de kara birlikleri, zırhlı araçlar ve mühimmat yığmıştır. Ayrıca Yunanistan kendi sınırını beton kalıplarla örtmüştür.
Karadeniz’de Ukrayna-Rusya-ABD ve NATO zaman zaman çatışmanın eşiğine gelmişlerdir.
Güneyimizde PKK, PYD saldırıları devam ederken İsrail-Filistin sorunu sorun olmaktan çıkmış İsrail’in yarattığı soykırıma dönüşmüştür. Günlerce süren acımasız katliam halen devam etmektedir. Afganistan’dan Pakistan’dan kaçıp gelenlerle birlikte çatışma halinde bulunan ülkelerden kaçıp gelenler Türkiye’ye büyük yük oluşturmaktadır. Zaten sancılı olan ekonomimiz nedeniyle Türk halkının daha büyük sıkıntılar yaşaması kaçınılmaz olacaktır.