SON DAKİKA
reklam
reklam

Kafkas cephesinde yaşananlar (II)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 4 Kasım 2017, Cumartesi - 09:00   Okunma Sayısı:

3’üncü Ordu ve kolorduları
1 Kasım 1914 günü barış kuruluşundan sefer kuruluşuna geçen 3’üncü Ordu’nun Komutanı Hasan İzzet Paşa’dır. Kurmay başkanı ise Alman subayı Kurmay Yarbay Guze’dir. Bir başka Alman Binbaşı Lange de 10’uncu Kolordu’nun kurmay başkanlığını üstlenmiştir.
Aslen albay olmasına rağmen Türk ordusunda kendisine general rütbesi verilen Poselt ise Erzurum Müstahkem mevki Komutanlığına atanmıştır. Bu kişinin yanına Alman topçu ve istihkâm subayları da verilmiştir.
33 günde seferber olması planlanan 9’uncu Kolordu 55 günde seferber olabilmişti. 29 günde seferber olması planlanan 10’uncu Kolordu 42 günde seferberliğini tamamlayabilmiş, subay noksanını kapatamamıştı.
Takviyeler
Kolorduların subay noksanını tamamlamak üzere İstanbul’dan gönderilen subaylar ve takviye unsurlar, araç yokluğu nedeniyle birliklerine zamanında katılamamışlardır.
Keşif ve gözetleme işlerinde kullanılmak üzere vapurlarla Trabzon’a gönderilen iki uçak müfrezesi 6/7 Kasım 1914 gecesi Rus donanması tarafından bombalanmış ve gemilerin batırılmasıyla kullanılamamıştır. Rusların Kaleboğazı doğrultusunda ilerleyen bir taarruz kolu Orucuk bölgesinde direnen Türk sınır taburu tarafından durdurulmuştu.
Buraya kadar yapmaya çalıştığım açıklamalar 3’üncü Ordu’nun seferberliğini geç tamamladığını ve bunun sonucu olarak muharebelerin çok sıkıntılı geçtiğini göstermektedir. Özellikle Köprüköy ve Azap muharebelerinin kanlı sayfalarına girmeksizin sonuçlarına bakmanın daha yararlı olacağını düşünüyorum.
Köprüköy ve Azap muharebelerinin sonuçları
6 Kasım ile 21 Kasım 1914 tarihleri arasında yapılan Köprüköy ve I. Azap Muharebeleri, amaç ve sonuçları yönünden incelendiğinde birbirlerinin devamı olduğu görülür. Bu muharebelerin sonuçları Türk ordusu yönünden üzücü olmuştur. 
Pek kıymetli olan iki haftalık bir zaman zarfında Türk çocukları heba olmuş, askerin morali sarsılmış, komuta kademeleri arasında güven bunalımları yaşanmıştır. 21/22 Kasım 1914 gecesi düşman zorlaması olmadan yapılan ihtiyarî çekilmede, pek çok askerin kanı pahasına düşmandan kurtarılan Türk topraklarının bir kısmı geri verilmiştir.
Her iki muharebenin sonucu Rus kuvvetleri lehinedir
1. Muharebeler Türk toprakları üzerinde yapıldığından Rus arazisi muharebenin kötü
etkilerinden korunmuştur. Bu suretle Rus askerlerinin ve halkının morali yüksek tutulmuştur.
2. Ruslar az kuvvet ve külfetle fakat bilinçli bir direnişle 3’üncü Ordu’yu 20 gün oyalamış,
Avrupa cephelerine gönderilen iki kolordunun yokluğu hissettirilmemiş, yeni kuvvetlerin teşkili ve cepheye nakli için gerekli zaman kazanılmıştır. 
3. 3’üncü Ordu’nun uzunca bir süre taarruz gücü kırılmıştır.
4. Rus komutanlığı, Türk ordusunun zayıf ve eksik taraflarını öğrendiğinden bundan sonra
yapılacak muharebelerde daha etkili tedbirler almak olanağını bulmuştur.
5. Her iki muharebede insan kayıpları şöyledir: 3’üncü Ordu subay olarak 69 şehit, 158
yaralı subay ve 1 esir subay vermiştir. Erlerden 1914 şehidimiz, 6012 yaralımız, 3069 esirimiz ve 2792 firarımız olmuştur. Ayrıca 10.000 ihtiyat süvari eri bölgeye dağılmış, köylerine gitmiştir. İki Ermeni subayımız da firar etmiştir. Firar eden erler, kendi köylerimizi yağmalamışlardır.
6. Rusların insan kayıpları Türk kıtalarına nazaran daha ağır olmuştur. General Mavlovsk’
ye göre 39’uncu Piyade Tümeni, Köprüköy ve I. Azap Muharebelerinde mevcudunun % 40’ını kaybetmiştir. 
20’nci Piyade Tümeni’nin 1’inci Piyade Tugayı, 39’uncu Tümen ile birlikte harekâta katıldığından bu tugayın insan kayıpları da daha aşağı değildir. Her iki birliğin insan mevcutları ortalama 30.000 kabul edilirse bunun % 40’ı 12.000 eder.
Bundan sonra 1914 Aralık ayında Sarıkamış Harekâtı başlatılacaktır. Bu konuda da detaylı bir yazı hazırlıyorum.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam