Almanya, Suudi Arabistan’a Eurofighter uçak satışına karşı çıkmayacakmış. Tabii petrodolar gelecek, kaz gelecek yerden tavuk esirgenir mi? Siz Türkiye’ye karşı cephe almaya devam edin, tıpkı bir zamanlar tank satışına karşı çıktığınız gibi…
*** *** ***
İsveç Sivil Savunma Bakanı Carl Oskar Bohlin, Dalarna bölgesinde bulunan Salen askeri üssünde düzenlenen Ulusal Halk ve Savunma Konferansı'nda yaptığı konuşmada, Rusya'nın ciddiye alınması gerektiğini belirterek "İsveç'te de savaş olabilir, halkımızın savaşa hazır olması gerekir." demiş.
Bohlin, "Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı sonucunda zaten Avrupa'da kötü olan güvenlik durumu geçtiğimiz yıl daha da kötüleşti. Rusya'nın hızla yeniden silahlanmasının çok ciddiye alınması gerekiyor. Yaklaşık 210 yıldır barış, İsveç halkı için hoş bir yoldaştı. Ancak bu durum günümüzde değişti ve güvenlik durumu kötüleşti. Ben de sorumluluk sahibi bir bakan olarak İsveç halkına bu gerçeği açıklamak durumundayım."
İsveç hükümetinin, ülkenin savaşa girebileceğine dair zihinsel farkındalık oluşturarak savunma kabiliyetini artırmaya çalıştığını ifade eden Bohlin, Ukrayna'nın Rusya'ya karşı direncini de örnek aldıklarını söylemiş.
*** *** ***
Güney Afrika Cumhuriyeti, İsrail’i Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne dava etti. En çok sesi çıkan biz ise İsrail’i kınayan sözcüklerin arkasında ticari faaliyetlerimizi devam ettiriyoruz.
*** *** ***
Hollanda’da aşırı sağcı Özgürlükler Partisi'nin (PVV) lideri Geert Wilders, 2018'de ülkedeki "camilerin ve İslam okullarının kapatılmasını ve Kur'an-ı Kerim ile burkanın yasaklanmasını içeren" yasa tasarısı önerisi vermişti. Son seçimde ilk sırada çıkan Geert Wilders, Temsilciler Meclisi Başkanı Martin Bosma’ya gönderdiği mektupta, “İslami ifadelerin yasaklanması” başlıklı yasa tasarısı önergesini geri çektiğini belirtmiş.
Ne oldu, imana mı geldin?
*** *** ***
Fransa’da BB Elisabeth Borne istifa etti
Fransa Parlamentosu, aylardır süren siyasi tartışmaların ardından ülkenin göç politikasını sertleştiren yasa tasarısını 186'ya karşı 349 oyla onaylamıştır. Senato'nun ardından Ulusal Meclis'ten de geçen tasarıya hem Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un merkezdeki Rönesans Partisi, hem de Marine Le Pen'in lideri olduğu aşırı sağcı parti Ulusal Cephe destek vermiştir.
Sol partiler ise Macron'u, aşırı sağa taviz vermekle suçlamaktadır. Sağlık Bakanı Aurélien Rousseau, istifa edeceğini açıklamış, insan hakları kuruluşları da düzenlemeyi, "Fransa'da onlarca yıldır görülen en geri göç yasası" olarak nitelendirerek eleştirmiştir.
Yasa tasarısının önceki versiyonları, aşırı sol ve aşırı sağ partilerin farklı itirazları nedeniyle Parlamento'dan geçmemişti. Buna yanıt olarak hükümet, bazı hükümleri daha da sertleştirerek yeniden milletvekillerinin önüne getirmişti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Temmuz ayındaki darbenin ardından askeri cuntanın yönettiği Nijer'deki büyükelçisini geri
çekeceğini ve ülkeyle askeri iş birliğini sonlandıracağını açıklamış, bu ülkeyle olan askeri iş birliğinin de sona erdiğini, Fransız askerlerinin Nijer'den ayrılacağını ifade etmişti.
Fransa Başbakanı’nın istifa etmesi gayet doğal… Başbakan Borne, Cumhurbaşkanı Macron gibi bir dünya lideriyle (!) çalıştığını geç anlamış. Macron,
**Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki provokasyonlarına yanıt vermemesinin ciddi bir hata olacağını söylemesi, (Doğu Akdeniz'de doğalgaz aramaları ve Libya iç savaşındaki zıt politikalar nedeniyle yaşanan gerilimde Fransız ve Türk donanmalarına ait iki geminin karşı karşıya gelmesi nedeniyle kriz tırmanışa geçmiştir. Libya’ya silah taşıdığından şüphelendiği Tanzanya bandralı bir gemiye müdahale edilmesi de Macron’un ateşini daha da yükseltmişti.)
**Yunanistan ve Kıbrıs'ın kıta sahanlığını ihlâl etmesi nedeniyle Ankara'ya daha fazla yaptırım getirilmesi çağrısında bulunması,
**Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki tek taraflı adımlarının gerginliğe neden olduğunu söylemesi ve bütün bunlara cevap alamayınca bölgedeki Fransız askeri varlığını güçlendirmeye karar verdiğini duyurması,
**Türkiye’yi AB’ye almamak için Akdeniz Birliği fikrini ortaya atması,
**ABD’ye bağımlı olmayan, egemen bir Avrupa Birliği (AB) ordusu kurulmadıkça Avrupalıların güvende olmayacağını söylemesi,
**NATO’ya beyin ölümü teşhisini koyması gibi ileri görüşlere sahip bir liderdi.
Başbakan Borne, Cumhurbaşkanı’nın bu ufkuna erişemeyeceğini anladığı için olsa gerek istifa etmiştir.