İsrail-Filistin meselesinin temelinde yer alan ana konuları; *Sykes-Picot Anlaşmasının imzalanması,
*II.Dünya Savaşı sonrası gerçekleşen Yahudi göçleri, *İsrail’in yayılmacı politikaları
olarak sıralayabiliriz.
Osmanlı’dan İngiliz İşgaline Filistin Bölge, Avrupa gücünün etkisiyle 1918'de yenilgiye uğratılan Osmanlı’lardan sonra üretilen yapay devletlere uyum sağlamanın zorluğuna tanık oldu. Bu durum, asıl halkının önemli bir bölümü kovularak Filistin 'e Yahudi göçmenler tarafından el konmasına ve İsrail devletinin yaratılmasına yol açan Avrupa’nın en önemli sömürgeci macerasıyla -Siyonizmle- daha da kötü bir hale geldi. 1900’lü yıllarda kurulmuş birçok devletten farklı olarak İsrail Devleti; karakteristik olarak diğer devletlerden farklı bir şekilde kurulmuştur. 14Mayıs 1948’den önce unutulmuş bir İsrailoğulları halkı vardı. Dünyanın birçok yerinde Yahudilerin karşı karşıya kaldığı sorunlar sebebiyle Yahudilerin de bir devlet kurması, buna sahip olmaları düşüncesi gündeme gelmeye başlamıştı. Sonuç alınamayan denemelerde olmuştur. Aslından dindar bile sayılmayan Theodore Herzl önceki denemelerden uzak farklı bir yol izlemiş, “Yahudilerin de bir devleti olmalı” mottosuyla çıktığı yolda elle tutulur bir yol gösterici kitabı olarak “Yahudi Devleti” kitabını yazmış ve sonrasında bunu kendine hedef koyarak arzusunun gerçekleşmesi için yapılmasını gereken her şeyi yapmıştır.
Bu arzusunun en iddialı adımı olarak 1897'de yaptığı çağrı üzerine 1.Siyonist Dünya Kongresi'ni İsviçre'nin Basel şehrinde toplayarak yapmıştır. Herzl; "Ben bugün burada Yahudi Devleti'ni kurdum, ancak bunu yüksek sesle söylersem bütün dünya güler. Fakat beş sene içinde ya da elli sene sonra bunu herkes böyle bilecektir" demiş ve bu düşüncesini gerçek olması için mümkün olan her adımı atmaya çalışmıştır. Yahudi Göçü Yahudilerin Filistin ve çevresindeki kutsal topraklara yerleşmesi Siyonist hareketin ortaya çıktığı 19.Yüzyılın sonundan itibaren aktif olarak yürütülmüştür.
Herşey göç etmeyle başladı, insani değerler ağır bastı, bölge halkı Yahudilere yardımsever davrandı. Peki nasıl başladı, gelişti ve devlet haline geldi.
1881-1903 yılları arasında Osmanlı Devleti’ne ilk Yahudi göçü dalgası başlamıştır. İsrail'in bir Yahudi vatanı olması fikrine verilen destek 19.yüzyılda Avrupa ülkelerinde ve Yahudi Diasporasında artmıştır.
1.Dünya Savaşı yıllarında Filistin halkı Osmanlı’dan ayrılarak bu topraklarda devlet kurma hayaliyle Türk askerlerine karşı direniş göstermiş, Türklerle Şam-Filistin cephesinde bozguna uğramaları için Türk Ordusu içinde ki Filistinlilerin verdiği hareket planlarını İngiliz ordusuna ulaştırarak Türk Ordusunun gücünün büyük ölçüde kırılmasını sağlamışlardır. Mustafa Kemal Atatürk’ün Sina-Filistin cephesinden İstanbul’a gönderdiği mektupta aynen şöyle yazıyordu. “Suriye-Filistin-Sina şayan-ı merhamet hale gelmiştir, vali yok, kumandan yok, İngiliz propagandası çok, İngiliz teşkilat-ı hafiyesi her tarafta faaliyette, müslüman ahali hükümetten tiksiniyor, İngilizlerin yolunu gözlüyor, her gün tayyareleriyle bombadan ziyade beyannameler atıyorlar, düşman vesaitçe kuvvetli, biz onun karşısında pamuk ipliği” diyordu.
X @kocyasin
devamı bir sonraki yazımızda