Rusya
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen yıl ülkesinde savunma alanındaki devletin siparişlerini yerine getirmeyen işletmelere kayyum atanmasına izin veren kararnameyi imzalamıştı.
Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Moskova bölgesinde savunma alanında faaliyet gösteren ve devlet siparişlerini yerine getiren Taktik Füze Silahları fabrikasını ziyaret ettikten sonra yüksek hassasiyetli mühimmat üretimini arttırma ve bunları modernleştirme talimatı verdiği haberleri basında yer almıştır.
İran
Sky News’in bildirdiğine göre İran’ın, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı için yeni bir silahlı insansız hava aracı geliştirdiği ve Moskova’ya karadan karaya füzeler sağlamaya yakın göründüğü iddia edilmiştir.
Şarku’l Avsat, “Şahid 107” isimli SİHA’yı, muhtemelen Ukrayna kuvvetleri tarafından kullanılan İngiliz ve ABD yapımı çoklu fırlatma roket sistemleri gibi savaş alanında yüksek değerli hedefleri arayabilecek teknolojiyle donatılmış ‘patlayıcı yüklü ve keşif’ SİHA’sı olarak tanımlamıştır.
Kaynak, özel olarak tasarlanmış bu SİHA’nın ‘birkaç biriminin’ değeri 2 milyon dolardan fazla olduğu tahmin edilen bir anlaşma ile Rusya’ya teklif edilmiş olabileceğini söylemiştir. Söz konusu kaynak, bunun “İran’ın, Rusya’nın Ukrayna’ya ilişkin çıkarlarını desteklemek için gösterdiği büyük çabayı” yansıttığını belirtmiştir. Bu gelişme, Rusya’nın Ukrayna ile savaşı devam ettirmek istediğine işarettir. Savaşa devam.
ABD ve İngiltere
Yemen, Arap Yarımadası’nın güneyinde yoksul, hastalıklarla mücadele eden, İran’ın desteklediği Husilerle Yemen yönetiminin anlaşamadığı bir ülkedir. Batı’nın kışkırtmasıyla Suudi Arabistan hava kuvvetleri tarafından acımasızca dövülmüştür.
Husiler, İsrail’e ait gemilerle İsrail’e mal taşıyan gemilere sabotaj ve kaçırma eylemleri düzenleyerek dünya ticaretine darbe vurmaya başlamıştı. Hem İngiltere hem de Amerika deniz kuvvetlerine ait birkaç gemi göndererek Kızıldeniz’de Husileri vurmaya başladı.
Bu iki devlet, acımasız operasyonlarına meşruiyet kazandırmak için Suudi Arabistan’a da gaz vererek Yemen’e karadan müdahale ettirmek isteyebilecektir. Geçtiğimiz hafta Almanya, Eurofighter uçaklarının Suudi Arabistan’a satışına onay vermişti. Tezgâh iyi işliyor. Savaşa devam.
PKK’ya darbeler
1984 yılından beri Türkiye, PKK’ya karşı operasyonlar düzenlemektedir. İzine çıkan askerlere sataşma ve tecavüzlerle başlayan ilk eylemler, kışla, karakol ve üslere saldırılarla gelişme göstermiştir. Yurt içinde karayollarında hüviyet kontrolleri, askerlerin kaçırılması ve suikastler birbirini izlemiştir. Devletin PKK’nın silah bırakması, yapılan görüşmelerden sonuç alınamamıştır.
2003 Irak operasyonundan beri Türkiye’nin stratejik müttefikliğini ihtiyatla karşıladığı ve kaygılar duyduğu ABD, Türkiye’den uzaklaştığı gibi Türkiye’nin düşmanlarıyla işbirliği yapmayı tercih etmiştir. Kürdistan’ın oluşturulmasının Türkiye’nin toprak bütünlüğü için tehdit olduğu dünyada herkes için bilinen bir gerçektir. ABD ve Fransa, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani’yi devreye sokmayı da denemiştir.
ABD bir yandan, NATO için Ortadoğu’daki stratejik önemini bildiğinden Türkiye’yi de kaybetmek istememekte, Ortadoğu’da bir Kürt devleti kurulmasa da bir proto-Kürt devletinin oluşturulmasına zemin hazırlamaktadır.
Bu yatırım ve düşüncelerin boşa gitmemesi için zaman zaman Türkiye’nin Suriye’nin Kürt bölgelerine operasyon düzenlemesine engel olmuştur.
ABD’de iktidar olan Başkan Donald Trump’ın Türkiye’yi ekonomik yıkıma uğratmakla tehdit ederek Suriye'nin kuzeyinde "güvenli bölge kurulsun" açıklamasını ele alan uzmanlar "ABD’nin güvenli bölge planı gerçekleşirse, Suriye’de 5-10 yıla bir PKK devletçiği ortaya çıkar, bu Türkiye'nin beka sorununu derinleştirir" değerlendirmesinde bulunmuşlardı.
Sonuç
Türk hükümetinin Irak merkezi hükümetiyle yaptığı PKK’nın Irak’ın kuzeyinden çıkarılması anlaşmasına rağmen PKK’ bölgeyi terk etmek yerine iyice yerleşmiş, hatta Suriye’nin kuzeyinde geniş bir alana da yayılmıştır. Bu cesareti de ABD’den almaktadır.
**Verilen silahlar PKK’nın gücünü arttırdığından dengeler bozulmuş, PKK bu güçlenmeyle öncelikle Irak devletine kafa tutacak hale gelmiştir.
**Türkiye, terörle mücadele yöntemi değiştirmek zorunda kalmıştır. (Sınırların dışında hem Irak’ta hem Suriye’de)
*Tehdit yalnız Türkiye’ye değil, Irak ve Suriye’deki halklara da yöneliktir. ABD de askerlerini o bölgeden çekmeyeceği kesindir.
**ABD, bu geniş alandaki askerlerini çekiyor görünse bile elektronik gözlerle, hassas
kulaklarla, kendine müzahir unsurlar, paralı ajan ve Wagner cinsi şirketlerle bölgedeki denetimini sürdürecektir.
**İsrail, ABD’nin Suriye’den bütünüyle çekilmesini istemeyeceği gibi Suriye’deki İran askeri
varlığının önlenmesini ve engellenmesini şart koşacaktır.
Bütün bu gelişmeler bize yüzyıl öncesini hatırlatıyor. Savaşa devam…