SON DAKİKA
reklam
reklam

GELİR GRUPLARINA GÖRE ENFLASYON ORANLARI

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 12 Şubat 2024, Pazartesi - 13:53   Okunma Sayısı:

Ülkemizde gıda enflasyonu sürekli olarak genel enflasyonunun üzerinde seyretmekte bu da başta dar ve sabit gelirliler olmak üzere hepimizi yakından ilgilendirmektedir. Çünkü gelir grupları incelendiğinde temel gıda ürünlerine ulaşamayan kesim olduğu bir gerçektir.

Gıda enflasyonunun yüksek seyretmesinin en büyük sebebi sıkı ve sürdürülebilir bir tarım politikasının olmaması ve bu bağlamda çiftçinin kendi tahminleriyle üretim yapmaya çalışmasıdır. Bir tarım ülkesi olan ülkemiz önceki yıllarda kendi kendine yeten ve ihracat yapan bir ülke iken günümüzde başta baklagiller olmak üzere birçok tarım ürünlerini ithal eder konuma gelmiştir. Döviz kurları da yüksek olunca yüksek rakamlar ödeyerek soframıza gıda ürünlerini almak zorunda kalmaktayız. Öncelikle tarım üreticilerinin sorunlarını irdelemek ve bunlara çözüm bulmak zorundayız. Akla gelen ilk çözüm yollarından birisi de planlı ve programlı, devlet desteği ile üretim yapılmasıdır. Ülkemizde çok büyük bir alan ekim yapılmadığı için boş kalmakta ve gıda sıkıntısı yaşanmaktadır. Hâlbuki devletin boş alanları yerel yönetimler vasıtasıyla tespit edip ne ekileceğini ne kadar ekileceğini belirleyip üreticileri teşvik ederek bir tarım politikası oluşturulabilir.

Gıda fiyatlarının yükselmesinde en büyük etken çiftçinin üretim için olmazsa olmazı olan mazot, gübre, zirai ilaç, tohum, fide gibi ihtiyaçlarının astronomik şekilde yükselmesidir. Antalya’da üretim yapan bir üreticiden İstanbul’a kadar çeşitli aşamalardan geçtiği için gıda enflasyonu olumsuz etkilenmektedir. Öncelikle tarladan hale gelen ürün komisyoncu vasıtasıyla satıldığı için yaklaşık %13 civarında bir gidere maruz kaldıktan sonra tüccara satılıyor. Tüccarın işçilik, kira, ambalaj giderlerinden sonra İstanbul’a olan nakliye, otoyol bedeli ödenerek ulaşıyor ve İstanbul’da da komisyoncuya ödenen bedelden sonra market, pazarda son tüketici ile buluşuyor. Son tüketiciye ulaşırken de kazanç, fire, kira, personel gideri, nakliye ödendikten sonra soframıza geliyor. Bütün bu bedeller ise ürünün tarladan çıkışının3,-5 katına ulaşıyor. Ancak burada bir konuyu unutmayalım; Hükümet şimdiye kadar fahiş fiyat denetimlerine öncelik vererek ve gerekli birimlere gerektiği şekilde para cezası uygulayarak fiyatları önlemeyi hedefledi ve doğru olanı yaptı. Çünkü zincir marketler, eskiden olduğu gibi ürünü halden değil direk üreticiden yani tarladan alarak ucuza mal edip satmaktadır. Burada en önemli nokta ucuza aldığı ürünü ucuza satmamakta piyasa koşullarında satmaktadır ve fiyatlar yükselmektedir. Bir örnek vermek gerekirse; geçtiğimiz günlerde bir zincir markette 29,95 TL olan kırmızı biber, daha ucuz olabilir diyerek üç harfli bir markete gittim. Gördüğüm etiket aynı ürün için 54,95 TL idi. Yani aynı ürün ucuz diye gittiğim üç harfli markette %70 daha pahalı idi. Demek ki denetimler uygulanmalı gerekli cezalar devam etmelidir. Biz de vatandaş olarak görevimizi yaparak bu tür marketleri yetkililere bildirmeliyiz.

İşte yukarıda açıklamaya çalıştığım gibi bu tür nedenlerden dolayı gıda enflasyonu sürekli olarak genel enflasyonun üzerinde seyretmektedir. Özellikle en düşük gelir grubu olan dar ve sabit gelirli vatandaşlar sadece sebze meyve değil et, süt, yumurta gibi insanın alması gereken besinlere ulaşmakta güçlük çekmektedir. Bunun sonucu olarak da başta obezite olmak üzere gelecek dönemde bazı sağlık sorunları ile karşı karşıya kalabileceğimiz endişesi artmaktadır.

DİSK-AR, TÜİK verilerinden yararlanarak hazırladığı gıda enflasyonunu açıkladı. Buna göre, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 113,1 olarak gerçekleşti. Verilere göre, ayrıca, gıda enflasyonu ortalama yüzde 72 olarak gerçekleşirken emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 88,4 oldu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı 2023 Aralık dönemine ait enflasyon verilerine ilişkin açıklama yaptı.

DİSK-AR ‘in açıkladığı verilere göre, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 113,1 olarak gerçekleşti.

Verilere göre, TÜİK verilerinden yararlanarak hazırlanan gıda enflasyonu, ortalama yüzde 72 olarak gerçekleşirken emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 88,4 oldu.

TÜİK'in açıkladığı enflasyon verilerinin "halkın hissettiği gerçek enflasyonu yansıtmaktan oldukça uzak" olduğu ifade edilen açıklamada, "TÜİK, DİSK tarafından açılan ve kazanılan davaya rağmen yargı kararını uygulamıyor ve madde fiyat listesini açıklamıyor. Madde fiyatları halen karartılmış durumda. Bu nedenle enflasyon oranını hesaplanmasına kaynak teşkil eden madde fiyat listesi görülemiyor" denildi.

Resmi ortalama enflasyon oranlarının düşük gelirlilerin, emekçilerin günlük yaşamda karşılaştığı ve hissettiği oranlar olmadığı kaydedilen açıklamada şunlara yer verildi:

"Bu nedenle DİSK-AR olarak TÜİK’in ham verilerinden yararlanarak emeklilerin, dar gelirlilerin, düşük gelirlilerin hissettiği gıda enflasyonunu yeniden hesaplıyoruz. Yaptığımız hesaplamaya göre gıda enflasyonu ortalama yüzde 72 olarak gerçekleşirken emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 88,4 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 82,1 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 94,1 ve en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 113,1 olarak gerçekleşti.

Yüksek gelir gruplarının daha düşük enflasyon hissettiği görülüyor. Dördüncü (yüksek) yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 68,9 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 52,9 oldu. Böylece en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 113,1 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 52,4 oranında kaldı. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına, farklı toplumsal kesim ve sınıflara göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.

TÜFE ve gıda fiyatları endeksi artmaya devam ediyor. 2005 yılında 122,6 olan TÜFE endeksi, Aralık 2023’te 1859,3’e yükseldi. 2005’te 116 olan gıda fiyatları endeksi ise 2023’te 2,675’e yükseldi. Böylece TÜFE  2005’ten bu yanda 15 kat; gıda fiyatları ise 2005’ten bu yana 23 kat arttı. 2005’te yüzde 7,7 olan yıllık enflasyon oranı 2023’te yüzde 64,7 oldu. 2005’te yüzde 4,9 olan yıllık gıda enflasyonu ise 2023’te yüzde 72’ye yükseldi.

Öte yandan son yıllarda gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark açılmaya başladı. Aralık 2005’te TÜFE’yle aynı seyreden gıda fiyatları endeksi Aralık 2023’te TÜFE’nin 816 puan (yüzde 43,8) üstüne çıktı."

Kaynak: Disk-Ar

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

zozcivan@hotmail.com

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam