Yüksek enflasyonla yaşamaya başladığımız yaklaşık üç yıla yakın bir süreden bu yana hepimiz enflasyondan korunmak, alım gücümüzü düşürmemek, aile bütçemizi en az zararla dengelemek, hayat pahalılığından en az etkilenmek gibi ekonomi verilerini sürekli olarak takip etmeye başladık ve günümüzde de takip etmeye devam ediyoruz. Yaşadığımız bu süreçte zengin iyice zenginleşirken fakir daha da fakirleşti. Parası olan her zaman olduğu gibi paradan para kazanmaya devam etti.
Döviz kurlarının yükselişini engellemek amacıyla uygulamaya konulan kur korumalı mevduat sistemi adeta fakirden alınıp zengine verilen bir sistemdir ve devlete olan maliyeti son derece yüksek olduğundan sistemden yavaş yavaş çıkılmaya çalışılıyor.
Seçimlerden sonra iş başına gelen ekonomi yönetimi eski sistemin yani düşük faiz yüksek kur sisteminin yanlış olduğunu kabul ederek politika faizlerini altı ayda %34 arttırarak %42,5 a kadar yükselmesine rağmen enflasyon da yükselmeye devam ediyor.
Geçtiğimiz üç ay öncesine kadar öncelikle otomobil olmak üzere konut, gayrimenkul yatırım aracı olmuştu ve halen yüksek fiyatlar devam ettiği için satışların azalması gündemde.
Yukarıda bahsetmeye çalıştığım gibi dar ve sabit gelirliler geçim derdinde iken parası olan zenginler de finansal yatırım araçlarından en yüksek getiriyi elde etmek peşinde. Borsa, döviz, gayrimenkul, araç, hisse senedi, devlet iç borçlanma senedi, Euro Bond, altın, kur korumalı mevduat gibi yatırım araçları tamamen varlıklı kimseler için geçerli bir gelir kaynağı olabilir. Yüksek enflasyonun bir diğer sonucu da halkın büyük bir kısmının yoksullaşmasına sebep olmasıdır. Gene büyük bir kesim ise kredi kartlarıyla yaşamını idame ettirmeye çalışmaktadır.
Ocak ayı finansal yatırım araçlarının getiri oranları TÜİK tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. Buna göre;
Aylık en yüksek reel getiri külçe altında oldu
Aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde %0,35 oranında külçe altında gerçekleşti. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise külçe altın %2,06 oranında yatırımcısına kaybettirdi.
Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından BIST 100 endeksi %0,58, Amerikan Doları %0,71, Euro %0,78, mevduat faizi (brüt) %1,51 ve Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) %4,76 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde; BIST 100 endeksi %2,96, Amerikan Doları %3,09, Euro %3,16, mevduat faizi (brüt) %3,87 ve DİBS %7,05 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.
Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %7,23, TÜFE ile indirgendiğinde ise %2,37 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %8,14, TÜFE ile indirgendiğinde ise %12,30 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.
Altı aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %1,76 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlarken; TÜFE ile indirgendiğinde ise %8,26 oranında yatırımcısına kaybettirmiştir. Aynı dönemde DİBS, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %28,45, TÜFE ile indirgendiğinde ise %35,50 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.
Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti
Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %22,25, TÜFE ile indirgendiğinde ise %6,93 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.
Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, Euro %12,40, Amerikan Doları %11,03 ve BIST 100 endeksi %5,46 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; mevduat faizi (brüt) %20,98 ve DİBS %48,25 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde Euro %1,69, Amerikan Doları %2,88, BIST 100 endeksi %7,75, mevduat faizi (brüt) %30,88 ve DİBS %54,73 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.
Kaynak: TÜİK
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar