*Sayfa No: 81-293-Belge No:10-16-Şubat-1920
(Londra Konferansı)
“… Ermenistan’a altı ilden başka Trabzon ve Adana da verilmelidir. Amerika Ermenistan’a yardım edecektir… Trabzon’da bir tane bile e yok, Ermenisiz bir Ermenistan biraz gülünç olmuyor mu, deniliyor… Küçük bir Türk Devleti kurulmalı, Kapitülasyonlar adli işlere de uzatılabilir. Japonya’dan kapitülasyonları kaldırdık, çünkü onlar kuvvetliydi başka çaremiz yoktu. Türklerin kafası daha az işler (Turkish mind was far less precise than the Japanes)
Bu nedenle kapitülasyonlar adli işlere de uzatılabilir. Lloyd George ve Lord Curzon, “biz neye karar verirsek Türkler onu kabule mecburdur diyor”… Amerikalı Yahudiler de Lloyd George’a telgraf göndererek parçalanan Türk yurdundan hisse istiyorlar… Türkleri yatıştırmak için İzmir üstündeki isteklerini kabul etmiş görünelim. Yunanlar daha fazla asker çıkartsınlar, sonra Türk isteklerini kabulden vazgeçeriz… İtalyan S. Nitti, “Türklerin bütün arazilerini ellerinden aldık, bari ağır borç altına sokmayalım” diyor… İzmir’e bir Türk bayrağı asarak, Türk varlığını kabul etmiş görünelim… Venizelos “Türk bayrağı şehrin dışına asılsın, Girit’te de Türk bayrağı ada dışında bir kayalıkta asılıydı” diyor… İngiltere; Kürt devleti kurmak istedikleri bölgede çok fazla maden olduğundan emin… Lord Curzon, “Erzincan da Ermenilere verilmeli, Karadeniz’de bir Lazistan kurup Ermenilerin mandasına verilmeli ve İstanbul’u boşaltmak için Mustafa Kemal’in adamlarını neden olarak ileri sürebiliriz” diyor.
*Sayfa No: 291,297,300- Belge No:36,37,38- 28.Şubat.1920
(İngiliz Dışişlerindeki Toplantı)
“… Lloyd George < İstanbul’dan Türkleri çıkartmalı>… Mr. Cambon’a göre: “Bütün sıkıntı Mustafa Kemal Paşa tarafından yaratılıyor ve Sultan onu kontrol edemiyor”… Fransız gruplarının 1/3’ü Fransız askerlerinden gerisi yerli Ermenilerdendir… İstanbul’daki komiserimiz, bu olayları önleyemezse Sultanı İstanbul’dan atacağımızı bildirerek tehdit etsin… Erzurum’un yeni kurulacak Ermeni Devletine katılacağı bir sırada; Mustafa Kemal olmasaydı Ermenilerin bir şansı olurdu… Mustafa Kemal’in askerleri hiç para almıyor, onları harekete geçiren vatan aşkıdır.
*Sayfa No:338,358,411,450,570-Belge No:42,45,50,55,62,66 -3-20. Mart.1920
(İngiliz Dışişlerindeki Toplantı)
“… Sonuç: Mali işler Türklerin eline hiçbir şekilde bırakılamaz. Ayrıca bütün işgal masraflarını ve toplanan bu komisyonların parasını da Türkler verecek… Sinyor Litti, “Türkler İzmir’i isteyeceklerdir, biz de pekala, İzmir’i işgâl için yaptığımız bütün masrafları verin, deriz, tabii Türkler bunu ödeyemeyeceklerine göre İzmir de bize kalır” dedi. Buna karşılık: Loyd George; “Bizim Suriye’deki birliklerimiz oradan çıkacak, yani bunun masrafını biz mi, ödeyeceğiz? Hiç böyle saçma şey olur mu? Hepsini Türkler ödemelidir. İngiliz vergi müfettişleri bu iş için 750 milyon Sterlin ödediler, bütün bunları Türklerden altın olarak alacağız, Türklerin altın stoklarını ele geçirmeliyiz” dedi… Mr. Cambon, “ilk yapacağımız iş bunların milliyetçi liderlerini yok etmek olmalıdır” … Lloyd George, “Sultan(Vahdettin)’a şöyle deriz: Biz bütün etleri alıyoruz sen de birkaç kemikle yetin. Gerçekte Türkiye’den geriye ne kaldı?
En zengin, en verimli toprakların hepsi ve imparatorluğun yarısı gitti. Bütün bunlara ilâveten Boğazlar işgâl edildi, üstelik bütün masrafları da Türkler ödeyecek…
Türklerin şöhreti yalancı bir şöhrettir ve müttefikler hâlâ bu şöhretten dehşet duymaktadırlar. Türklerle ancak savaşarak başa çıkılabilir. Bir Ermenistan kurma hülyası ölecektir, ancak bu bir Kürdistan kurulması anlamını taşır. Müttefik kuvvetler Türk kuvvetlerini gözlerinde fazla büyütüyorlar, şimdi bizim 160 bin ve Türklerin 80 bin askeri var. Fransız, İngiliz, İtalyan ve Yunanlılardan oluşan, her iki asker bir Türk askerini yenemez ise Türklerin bütün isteklerini kabul edelim”… Mr. Cambon, “Türklerin hiçbir kaynakları yoktur derken yanılıyorsunuz. Şayet Türkler kızarlarsa, Yunanı İzmir’den denize dökerler”. Aynı toplantıda alınan kararlardan:
1. İstanbul resmen işgâl edilecek ve bahane olarak Türkiye’deki azınlıklara kötü davranıldığı ileri sürülecek.
- Türklere sulh şartlarını kabul ettirirken, çıkacak ayaklanmalara karşı koymak için İstanbul’daki milliyetçi liderler tevkif edilecek. İstanbul Hükümetine 24 saat süre verip Mustafa Kemal’i ve bütün kuvvetlerini dağıtması istenecek. Aksi halde, Yunanların bu işi yapacağı söylenecek. Mr. Churchill, “Biz bir taraftan Mustafa Kemal’e mektup gönderelim diğer taraftan da Yunanlara fırsat verip Mustafa Kemal’in adamlarını yakalatalım, böylelikle Türklerin prestijini sıfıra indiririz”.
- Tarihi ve artistik değeri olan mallar alıp götürülecek. Lord Curzon: “Türkler için askerlik mesleği tamamen kapanmıştır. Şüphesiz Türkler askerlik yapmak isterlerse başka bir yere gidebilirler. Fransız lejyonu onları kabul edecektir. Mamafih İngiltere buna dahi itiraz eder, çünkü Türkler diğer düşmanlarımızdan çok farklıdır, başka bir yerde bile askeri eğitim görmeleri iyi değildir.
*Sayfa No: 642-Belge No:71’ 2. Ek. -25.Mart.1920
(Gelecekteki Ermeni Devletinin kurulması hakkındaki rapor.)
“Ardahan, Batum ve İmer Vadisi verilecektir. Ermenistan’ın, Kürdistan ve Türkiye ile olan sınırlar şöyledir: Karadeniz’de Yanbatı Deresi… Erzurum ilinin batı sınırı, Bitlis suyu.”
*Sayfa No:93-Belge No:1/98-18-26. Nisan.1920
(San Remo Konferansı)“
Türkiye’nin sınırları: Erzurum Ermenilere verilecektir. Böylece, büyük Ermeni Devleti teorisi yerine gelecektir. İtalyan Nitti, “…Erzurum’da Türkler çoğunlukta olduğu için bir yolunu bulup Türkleri oradan atmalıyız. Erzurum, son zamanlarda milli hareketin merkezi olmuştur.” Mr. Berthelot, “Mustafa Kemal ve kuvvetleri rüşvet verilerek ya da başka bir yoldan ortadan, kaldırılabilir.” … Mr. Aharonian, “Mustafa Kemal’in ordusu, sizin sandığınızdan çok daha küçüktür ve başı boş bir ordudur.“…Lloyd George, “Eğer, Erzurum’suz Ermenistan olacaksa, bu hiçbir zaman bir Ermenistan olmayacaktır” dedi.”
Azınlık gruplarının her türlü hakları korunacaktır. İleride hür Kürdistan kurulması sağlanacak, Güney-Anadolu’da İtalyan, Dicle’nin batısında İngiliz çıkarları korunacaktır. Yunanların çıkarı olan bölgeler, Yunanlılara verilecektir. Türkiye’nin herhangi bir yerinde özel çıkarları olan büyük devletler o bölgedeki azınlıkları da idaresi altına alacaktır.”