İlişiği kesilen teğmenler
Tuzla Piyade Okulu’nda teğmenler arasında meydana gelen ve disiplinsizlik olarak addedilen olaylar sonunda Milli Savunma Bakanlığınca yedi teğmenin TSK’dan ihraç edildiği haberini öğrendik. İlk açıklamalarda subaylardan dördü Atatürk rozetini takanlar, üçü ise Atatürk rozetini takmayanlar olarak yer aldı.
Atatürk’ün ordusunda görev yapıp Atatürk karşıtı olmayı anlayamıyorum ve hatta anlamak bile istemiyorum. İnanıyorum ki, TSK’dan ayrılan bu dört teğmen, kendi dallarında daha yüksek mertebelere ulaşacak, yabancı dil bilgileri sayesinde belki de yabancı şirketlerde tercih edileceklerdir.
Harbiyeli olmak her zaman zordur. Meşakkat içinde olmak ve hep vakit darlığı yaşamak söz konusudur. En iyi şekilde planlamayı gerektiren, mesai kavramının sonuna kadar zorlanmasıyla hedeflere ulaşmayı esas alan bir eğitim sistemiyle yoğrulmuş, tahammül gücü yüksek dört gencimize yeni yaşamlarında başarılar diliyorum. Elbette yasal yollardan haklarını arayacaklardır. Ben bir emekli subay olarak yüreğimin sızladığını hâlâ hissediyorum ve gözlerim doluyor.
Kırklareli Belediye Başkanı Sn. Mehmet Siyam Kesimoğlu, ihraç edilen dört Atatürk sevdalısı teğmene, “Kırklareli Belediyesi’nde görev yerleri hazır. Gelsinler bu şanlı şerefli bayrağın altında onurla Atatürkçü Kırklareli halkına hizmet etsinler” demek suretiyle sahip çıkmıştır. Askeri terbiye ve ileri seviyede bir eğitimle yetişmiş bu gencecik pırıl pırıl çocuklarımızı bağrına basan Sayın Başkan’ı tebrik ediyorum.
*** *** ***
Bilim adamı olduğunu zanneden bir ilâhiyatçı, çocuk evliliklerini savunmakta, bir sohbetinde çalışan kadın ve fuhuş konusuna değinmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 11 Bakanlığın bütçesinden daha fazla olduğu basında yer almıştır.
Cumhuriyet’in temel değerleri arasında kıyafet devriminin önemli bir yeri vardır. Aşırı dekolte kıyafetle sahneye çıkan bir sanatçı karakola davet edilip ifadesi alınıyor ve mahkemeye sevk ediliyor. Oysa Kıyafet Kanunu’na muhalefet ederek gezen sarıklı, cübbeli, şalvarlı insanlara kimse soru soramıyor. Neden?
Artık imamlar dini kıyafetleriyle şehirde geziyorlar. O zaman avukatlar, hâkim ve savcılar da iş yeri kıyafeti olan cüppeleriyle; subay ve astsubaylar da kışlada giydikleri eğitim kıyafetleriyle şehirde gezebilirler.
Bu ülkede Hristiyan ve Musevi vatandaşlarımız da bulunmaktadır. Ülkemizde Laiklik olduğuna göre yarın bir papaz siyah kıyafeti ve boynunda haç’ı ile gezmeye kalkarsa ne diyeceksiniz?
*** *** ***
**Kürtçe eğitimde ısrar edildiğini, (HÜDA-Par MV’nin okulda derse girerek Kürtçe konuşması),
**Türk devrimine karşı çıkanların isimlerinin öne çıkarıldığını ve itibar kazandırılmak istendiğini,
**Deprem yaralarının sarılmasında ikilik, gecikme ve zafiyetin yaşandığının sürdürüldüğünü, **Enflasyonun hâlâ tırmandığını ve rayına oturtulamadığını,
**İşsizliğin devam ettiğini görüyoruz.
Bu konular son zamanlarda hız kazanan faaliyetler ve tekrarlanan konular olarak gündemi işgal ediyor. Oysa insanımız geçim derdine düşmüş, çözüm aramaktadır. Aileler önce kendi ekonomik durumlarını düzeltmek için ikinci bir iş yapmakta (özellikle gece bekçiliği ve çalışması), küçük çocuklarını dahi çalışmaya itmektedirler. Sürekli olarak kredi kartından alış veriş yapanlar bir başka bankadan çektikleri parayla bir önceki bankaya olan borcunu kapatmaktadır.
İş yerlerinin ödemeler konusunda büyük sıkıntıları var. Kira, çalışanların sigortası, elektrik-su masrafları, vergiler… Esnafın belini büküyor. Bu ülkede vergi borçları silinen büyük şirketlere tanınan haklar, bir veya iki kez küçük esnafa da tanınamaz mı?
*** *** ***
Kış ayları boyunca doğalgaz kullanımı yoksul kesimler üzerinde ağır sıkıntılara sebep oldu. Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki araştırmalardan ne sonuç elde edildi? Bu konuda detaylı açıklamalar yapılmalı, elde edilen doğalgaz varsa bunlar halka yansıtılmalıdır. Suriye, İsrail, Lübnan ve Mısır ile genel diplomasi ve enerji diplomasisi yapılarak Yunanistan, GKRY ve AB‘nin de ortak olduğu, ABD’nin de desteklediği ortak çıkarlar belirlenerek uygun politikalar oluşturulmalı ve pürüzler bir an önce ortadan kaldırılmalıdır.
*** *** ***
Günlerce ekranlarda yakalanan teröristleri, soyguncuları, kara paracıları, FETÖ’cüleri görüyoruz, izliyoruz. Peki, Bakanlık aynı bakanlık, Emniyet Teşkilâtı aynı teşkilât… Nasıl oldu da bu kadar yasa dışı unsur bu ülkede palazlandı? Göz mü yumuldu, gözden mi kaçtı, personel yetersizliğinden mi oldu, iki taraflı çalışan personelden mi kaynaklandı? Şimdi nasıl bulunuyor, nasıl yakalanıyor bu kadar insan?
*** *** ***
Bana göre yasalar vardır ve yeterlidir. Eksik olan yasaların tam olarak uygulanamayışıdır. Polisin failleri yakalaması yetmez. Mahkemenin sonucu önemlidir. Yasalara saygılı bir vatandaş, kendisine yönelik bir saldırıyı bertaraf etmeye kalkışsa ve faili yaralasa başı derde giriyor. Davaların uzun sürmesi, hâkimin takdir yetkisi, iyi halden yararlanma ve tahliye olduktan sonra gözetim yetersizliği gibi hususlar yasaları güçsüz hale getirmektedir