İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin gazetecilik programı Panorama’da ortaya çıkan bir haber bütün dikkatleri üzerine çekti. Konu Afganistan’daki İngiliz askerlerinin insanlık dışı eylem ve yargısız infazlar yaptığıyla ilgiliydi. Bu suçların da üst düzey bir komutan tarafından gizlendiği ve İngiliz ordusunun en kıdemli ikinci subayı olarak görev yapan General Gwyne Jenkins’in bu iddialarla ilgili kanıtları içeren dosyayı askeri polise iletmek yerine sümen altı ettiği ileri sürülmüştü.
Program ekibinin Jenkins'e sunduğu yazılı ifadede, 2011'de Afganistan'da görev yapan İngiliz ordusunun Özel Hava Hizmetleri'ne (SAS) mensup bazı askerlerin, gece baskınlarında elleri kelepçeli tutukluları ya da 15 yaşından büyük erkekleri yargısız infaz ettikleri, öldürdükleri silahsız Afganların cesetlerinin üzerine ya da yakınına silah yerleştirdikleri ve daha sonra cinayetleri haklı göstermek için fotoğraflarını çektikleri belirtiliyordu.
Gizli dosya oluşturuldu ama kilit altında saklandı
O dönemde SAS’a bağlı bir birimde albay rütbesiyle görev yapan Jenkins, Nisan 2011’de dönemin özel kuvvetler komutanı General Jonathan Page’e kanıtlarla ilgili bilgi verdiğini, ancak kendisinin daha sonra Alay Komutanı olarak atandığını belirtmiştir.
Görevden ayrıldıktan sonra SAS’la ilgili dedikoduya yönelik duyumlar aldığını belirten Jenkins, oluşturulan gizli dosyanın kilit altına alınması nedeniyle özel kuvvetlerin itibarına zarar gelmemesi için çalışma yapmış ve iddiaların kapsamlı bir soruşturma gerektirdiğini düşünerek gizli bir dosya oluşturmuştur.
Savaş suçu şüphesinde yasal yükümlülük
Jenkins silahlı kuvvetlerde ilerlemeyi sürdürürken, yalnızca birkaç subay tarafından bilinen ve dört yıl boyunca kasada kilitli tutulan gizli dosya, özel kuvvetlerden bir muhbirin haberdar edilmesi üzerine ortaya çıkmıştır.
İngiliz yasalarına göre, komutanların, savaş suçu işlenmiş olabileceğine dair herhangi bir kanıttan haberdar olmaları halinde, yasal olarak askeri polisi bilgilendirme yükümlülükleri bulunuyor. Panorama'nın geçen yıl yayınlanan bir bölümünde, bir SAS filosunun Mayıs 2011'de sona eren altı aylık görev döneminde 54 kişiyi yasadışı olabileceği konusunda şüphe uyandıracak şekilde öldürdüğüne dair kanıtlar sunulmuştur.
Savaş suçları her yerde işlenebiliyor
İngilizlerin Britanya Adası dışında asker bulundurdukları yerlerde genellikle askeri personelin insan haklarını ihlâl ettikleri, çeşitli suçlara karıştıkları bilinmektedir. İnsanlığa karşı suçları "savaş süresince veya savaştan önce öldürme, imha, köleleştirme, sürgün ve sivil insanlara karşı girişilen diğer insanlık dışı muameleler” şeklinde sayabiliriz.
Hindistan’da, Afrika’da, I. Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı Devleti’ne karşı Orta Doğu’da ve İstanbul’un işgalinde, II. Dünya Savaşı yıllarında. 2019 yılında BM tarafından Yemen’de yaptıklarıyla ilgili ithamlarla ve son olarak İsrail’e silah satarak savaş suçlarına ortak olmakla sicili bozuk bir ülkedir.
Gizlilik 24 saattir
Hiçbir şey gizli kalmaz. Her yapının içinde gizliliği açığa vuracak kişi, sistem ve aygıtlar mutlaka vardır. II. Abdülhamit, özel görev verdiği bir kişinin çok gizli şekilde falanca kişiyle koordine etmesini istemiş, görev verdiği kişi döndüğünde raporunu sunmak üzere Padişah tarafından kabul edilmiştir. II. Abdülhamit’in ilk sorduğu soru, “kiminle ve nerede görüştün” olmuş, raportör de, “Hünkârım, buyurduğunuz kişiyle sarayın…… odasında” demiş. Her konuda hep tedirgin ve titiz olan Padişah ise, “İki kişi + dört duvar” demiş.
Duvarların ve yerin bile kulağı olduğu unutulmamalı… Özel görev alan asker kişilerin sivillere karşı uyguladıkları cebir, şiddet, gasp, yaralama, öldürme vb olaylarda bir gün mutlaka hesap vermek durumunda kalacakları unutulmamalıdır. Son olarak Bosna Savaşı sırasında Sırp ordusunun komutanı olan ve Sırp Kasabı namıyla maruf Ratko Mladiç, adalet önünde hesap vermiştir.