SON DAKİKA
reklam
reklam

Çanakkale muharebelerinde esirlerin ifadelerinden

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 20 Mart 2024, Çarşamba - 13:24   Okunma Sayısı:

*7’nci Sömürge Alayı’ndan Senegalli Müslüman askerler Türklerin esir almayıp öldürdükleri, neden Müslüman bir toplumla savaştıkları sorusuna Türklerin Senegallileri Müslüman olarak görmedikleri cevabını verdikleri, Fransız ordusunda Siyahilerin her seviyedeki komutanlarının Fransız olduğu, Siyahilerden çok fazla başarılı veya yetenekli olanların en fazla onbaşı veya çavuş oldukları şeklinde ifade vermiştir.

 

*Aynı birlikten bir başka Senegalli er Davuda İbn-i Said İbn-i İbrahimi mektep yüzü görmemiş, 25 yaşında, bekâr, işçi… Ağustos 1914’te bir taburluk kuvvetle vapura binerek Gine’den hareket ettiklerini, sekiz gün Marsilya’da kaldıklarını ve her gün şehrin dışında eğitim yaptıklarını, kendilerine Almanya’ya karşı harp edeceklerini söylediklerini, daha sonra Alman cephesine gönderildiklerini, 12 Haziran 1915’te Çanakkale’ye gönderildiklerini, karaya çıktıklarında atılan topçu mermilerinden büyük zayiat verdiklerini beyan etmiştir.

 

*Sudanlı Müslüman Muhammed Kamara, Fransızların bütün Müslümanlara Senegalli dediklerini, kendilerine Almanlara karşı savaşacağımızı söylediklerini, Fransızların yatarak mevzi kazdıklarını ancak Siyahilere ayakta mevzi kazdırdıklarını, Seddülbahir’de iki bölük kadar Cezayirli asker bulunduğunu belirtmiştir.

 

* 29’uncu Hint Tugayı’ndan 12 yıllık asker Amersingron, karaya çıkmadan önce 15 harp gemisinin Türk mevzileri üzerine yoğun ateş açtığını, bu sırada hafif yaralandığını, şiddetli gece muharebesine girdiklerini, Türk topçusunun amansız ateşi karşısında geri çekildiklerini ve tekrar yaralandığını, Bölük Komutanının gayret göstermediğimi söyleyerek kendisini topun ağzına bağlayıp ateşleyeceğini söylemesi üzerine korktuğunu ve firar ederek Türklere teslim olduğunu ifade olarak vermiştir.

 

*1’inci Gurka (Nepal) Alayı’ndan Er Gülbahadır Grom, kendilerinin Seykeslilerden (Hintli olup yarı putperesttirler) daha iyi muharebe ettiklerini, Hintli Müslümanların Türklerle savaş edeceklerini öğrendikleri zaman ayaklanarak dağıldıklarını, Fransızların ise elebaşılarını yakalayarak idam ettiklerini anlatmıştır.

 

*Bazı esirlerin ifadelerinden de;

-Kendilerini cepheye sürmek, cephedekileri taarruza kaldırmak için yanlış bilgiler verildiğini ve Türk kuvvetlerinin zayıf olduğunu,

-Muharebeler sırasında zayiatın çok olması nedeniyle onbaşı ve çavuş rütbelerinin kıdemli askerlere verildiğini, muharebelere katılan Fransız birliklerindeki askerlerin değişik zamanlarda birkaç kez yaralandıklarını,

-Bölük ve tabur komutanlarının sık sık değiştirildiğini,

-Alay ve daha üst birlik komutanlarının cephe hattına hiç gelmediklerini,

-Dizanteri hastalığının çok yaygın olduğunu, hastalanan Fransız askerlerinin Fransa’ya, sömürge askerlerinin ise Mısır ve Limni Adası gibi yerlere tedavi için gönderildiklerini, 

-Kalorisi yüksek yemek verildiğini, haftada iki defa rom, ısınmak için sabahları şarap, akşamları da kahve verildiğini,

-Oluşturulan amfibi birliklere sömürge alaylarının yüzme bile bilmeyen askerlerinin alındığını, ilk çıkarma sırasında kayıktan düşenlerin veya Türk topçu ateşiyle batırılan kayıklardan düşenlerin yarısının boğulduğunu,

-Gemiden karaya çıkarılacak olanlara, “Bodrum’daki Alman denizaltılarına benzin, petrol, yiyecek, içecek gönderildiği yalan haberini yayarak emirler verildiğini,

-Müslüman askerlerden Türk siperlerine kaçmaya çalışanların anında infaz edildiklerini, yakalananlara ağır işkenceler yapılıp öldürüldüğünü,

-Akıllı Müslüman erlere üçer adet el bombası verildiğini,

-Geriye dönüşün olmadığı kıstırılmış yerlerde veya cephanelerinin yetmediği mevkilerde kıpırdayamadıklarını ve üç gün idrarlarını içtiklerini,

-Karşılarında bulunan sırtlar alındığı zaman İstanbul yolunun açılacağı düşüncesinin empoze edildiğini,

-14 Temmuz 1915 tarihini taşıyan 5’inci Ordu Kurmay Başkanı Kâzım imzasıyla Başkomutanlığa çekilen mesajda ölü bir İngiliz subayının üzerinden çıkan hatıra defterinde “Bir yaralı Alman buldum ve öldürdüm” ibaresi çok ilginçtir.

-Savaş günlüklerini (ceride) esaslı tuttuklarını, hatıra yazılarını detaylı yazdıklarını,

-Ateşin kesildiği günlerde her iki tarafın da ölülerini toplayıp gömdüklerini, etrafı ağır bir kokunun sardığını, öğreniyoruz.

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam