**İran Devrim Muhafızlarının Erbil’deki saldırısını kınadı,
**Beyaz Saray, Suriye ve Irak’taki İran bağlantılı hedeflere saldırıya onay verdi,
**ABD’nin Bağdat’taki İHA saldırısında, Kataib Hizbullah örgütünün lideri öldürüldü
**Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İsrail’in Gazze’ye yönelik sürdürdüğü saldırıların sona erdirilmesine tepki göstermiştir. Dünyanın jandarması, hiç mi hayırlı bir işe imza atmaz? Örneğin;
--Nükleer silahların azaltılması konusunda çaba sarf etmek,
(Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), büyük askeri güce sahip ülkelerin modernizasyon ve genişleme planları kapsamında, operasyonel nükleer silahların sayısı yeniden artışa geçtiğini, jeopolitik ilişkiler bozulurken devletlerin nükleer cephaneye yatırım yaptıklarını, nükleer silah sahibi 9 ülkenin elinde bugün dünya genelinde 9576'sı potansiyel kullanıma hazır askeri stoklarda olmak üzere 12 bin 512 nükleer savaş başlığı olduğunun tahmin edildiğini belirtmiştir.)
--Küresel ısınma ve iklim değişikliğine çare olabilecek tedbirler almak,
(İklim değişikliği üzerinde çalışan bilim insanları Donald Trump’ın yeniden seçilmesinin küresel ısınmayı kontrol altına almayı "imkânsız" hale getireceğini söylüyor. Trump'ın dört yıl daha iktidarda olmasının, petrol ve doğal gaz alt yapısını, çevrecilerin arzuladığı gibi aşamalı olarak azaltmak yerine, tam tersine güvence altına alarak ve güçlendirerek, onlarca yıl daha fosil yakıt kullanılmasını garantileyeceğinden endişe ediyorlar. Bilim insanları buna karşılık Joe Biden'ın iklim planının, küresel ısınmayla dünya çapında mücadeleye bir şans verebileceğini düşünüyor.)
--İsrail’in Gazze’ye saldırılarına ve Filistin sorununa son verecek karalı bir tutum almak,
(Amerika Birleşik Devletleri, İsrail’in Gazze’ye yönelik sürdürdüğü saldırıların sona erdirilmesi üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) sunulan ve acil insani ateşkes talep edilen karar tasarısını veto etmiş, Refah kentini işgal etmemesi konusunda İsrail'i uyararak kendi geçici ateşkes karar tasarısını önermiştir.)
Bölgesel savaş
İsrail’in bugün için Gazze’deki sert ve acımasız tutumunu, bir devletin bir halk veya örgüt üzerine şiddeti olarak düşünmek zorundayız. Rus, Çin ve İran yanlıları ile çevre ülkeler ve ABD karşıtları, zaman zaman cılız şekilde olsa da seslerini çıkarıyorlar.
Mısır ise Gazze sınırına yığınak yapıyor ise de şu âna kadar bir veya birkaç devlet (Suriye, Lübnan, Ürdün) İsrail’e karşı kendi silahlı kuvvetleriyle cephe almamıştır. Dolayısıyla şimdilik bir bölgesel savaştan söz edemeyiz.
Eğer Orta Doğu’da bir bölgesel savaş çıkacak olursa, bölgesel savaşların çıkacağı kaçınılmaz olacaktır. İlk etapta Çin’in Tayvan’a saldırması beklenebilir. Ukrayna ile savaş halinde olan ve sürekli nükleer saldırı tehdidiyle Batı’yı korkutan Rusya’dan da bir hamle beklenebilir.
Macaristan, NATO ve AB’ye kabul edilmiş olmasına rağmen Rusya’ya da göz kırpmakta, geleceğin belirsizliği endişesini taşımaktadır.
Bugün gizliden de olsa arttırılan nükleer silahlar, “duvarda asılı tüfek” gibidir ve yeri geldiğinde birisi tarafından kullanılacaktır.[1] Rusya’nın tavrı, tüfeği eline alacak ilk kişi gibi görünüyor. Ukrayna’yı defalarca uyarmış, sonuç alamayınca neredeyse bütün silah stokunu Ukrayna üzerine boşaltmıştır. Nükleer silah kullanmayacağını kim garanti edebilir?
[1] Rus yazar Anton Çehov’un bir eserinden. Her ne kadar ABD’li hikâye ve roman yazarı gazeteci Ernest Hemingway, duvarda tek başına asılı olan silahın patlamayacağını söylemiş olmasına rağmen, onu bir elin patlatacağını düşünmeliyiz.