Moskova’daki konser salonunda 22 Mart Cuma günü bir patlama oldu. İlk tespitlerde 90’dan fazla ölü ile 100 civarında yaralı olduğu bilgileri ekranlara yansıdı.
---24 Şubat 2022 Rusya-Ukrayna Savaşı başladı
---13 Nisan 2022 Karadeniz donanmasının en güçlü gemisi Moskova vurularak batırıldı.
---08 Ekim 2022 Kırım’daki ana ikmal yolu Kerç Köprüsü vuruldu.
---23 Haziran 2023 Yevgeny Prigojin liderliğindeki Rus paralı asker grubu Wagner isyan etti.
---04 Ağustos 2023 Olenegorsk Gornyak vuruldu. Böylece Karadeniz donanmasının en güçlü ve büyük iki gemisi vurulmuş oldu. Putin, Rusya Deniz Kuvvetleri Komutanını görevden aldı.
---22 Mart.2024 Moskova’daki konser salonuna DEAŞ terör örgütünün 60 ölü ve 100’den fazla yaralıya sebep olduğu kanlı saldırı
Rusya istihbaratında zafiyet mi var?
Ukrayna ordusunun Rusya ile Kırım'ın tek bağlantısı olan köprüyü Ekim 2023’te vurması büyük ses getirirken Rus istihbaratı ise sınıfta kaldığı konuşulmaya başlanmıştı. Büyük zafiyet gösteren Rus istihbaratı KGB/FSB’nin bölgede ciddi boşluklar bıraktığı ve Ukrayna'nın dış ve karşı istihbaratının ise aktif olduğu ortaya çıkmıştı.
Wagner unsurlarının ayaklanmasında Rusya Savunma Bakanlığının iç güvenlik ve istihbarat teşkilatları FSB ve Rus Ulusal Muhafızları etkisiz kaldığı gündeme gelmişti. Onların bu ayaklanması Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko’nun aracılığıyla sona erse de Putin iktidarının ciddi bir zafiyet içinde olduğunu da göstermişti.
Bu istihbarat örgütleri, devlete yönelik tehditleri daha ortaya çıkmadan önlemek için agresif tedbirler almaya büyük önem veriyordu. Wagner örgütü içine sızmayı dahi başarmıştı. Tüm bunlara rağmen Kremlin’i zamanında uyarmamış ve dolayısıyla Rusya’da iç güvenliği sağlamak ve ayaklanmaları bastırmakla görevli esas kuvvet olan Rusya Ulusal Muhafızları hızlı bir şekilde müdahale etme konusunda başarısız olmuştu.
Rus ajanlarının faaliyetleri
**2015’te Suriye ve Irak’ta DAEŞ’e katılan 100’e yakın ülke arasında Rusya’dan katılan “Atlantikçi cihatçılar”ın sayısı 2 bin 400 kişi civarında olup büyük kısmını Kuzey Kafkasya kökenliler oluşturmaktaydı. DAEŞ saflarına eski Sovyet coğrafyasından katılanlar, bu bölgelerde örgütlü “Kafkasya Emirliği” ve Horasan Vilayet örgütleri ile bağlantılıydı. Suriye’deki iç çatışmalar başladığında örgütün militanları El Kaide kökenli gruplarla birlikte hareket etmişti.
**Türk Hava Kuvvetleri 24 Kasım 2015 tarihinde güney sınırlarımız üzerinde uçan bir Rus savaş uçağını düşürmüştü. Rusya kaynakları, 2016’da eski Sovyet coğrafyasından Suriye’de DAEŞ ve El Nusra’ya katılan savaşçı sayısının 6 bine yaklaştığını ve Orta Asya’daki savaşçı grupların Suriye’deki DAEŞ ve Al Nusra’ya (El Kaide yakınlığıyla bilinen gruplara) Türkiye üzerinden katıldıklarını gündeme taşımıştı. Bu bilgilerin servis edilmesinin sebebi, Türk savaş uçaklarının Türkiye hava sahasını ihlâl eden Rus uçağını düşürmesinden sonraki süreçte iki ülke arasındaki soğuk savaşla ilgiliydi. Türkiye tüm bunların farkındaydı…
**Haziran 2018’de Yunanistan, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’nde (artık bu isimle anılmaktadır) ülkenin adını değiştirme konusunda yapılan tarihi oylamaya müdahale etme girişiminde bulundukları gerekçesi ile iki Rus diplomatı sınır dışı etmiş, iki diplomata da yasaklama getirmişti.
**Ağustos 2018 ayında İsveç’te bir Rus ajanı “istenmeyen kişi” ilan edilmiş, Eylül ayında ise Norveç Polisi casusluk yaptığı iddiasıyla bir kişiyi tutuklamış, daha sonra da serbest bırakmıştı.
**İngiltere'nin Salisbury kentinde, 2018'de bir kişinin ölümü ve üç kişinin ağır yaralanmasıyla sonuçlanan suikast girişimi Noviçok adlı sinir gazıyla gerçekleştirilmişti. Eski ajan Sergey Skripal ve kızı Yulia hedef alınmıştı. Bu olay üzerine 27 NATO ülkesi 123 Rus diplomatını ve casusunu sınır dışı etmişti.
**2019 yılında Belçika’nın askeri istihbarat servisindeki (ADIV) bir binbaşı Rus ajanı olmakla suçlandı. İsveç uyruklu bir kişi de Rusya’nın dış istihbarat servisi (SVR) ile temas kurduğu gerekçesiyle tutuklandı.
Yorumlama
Rusya, stratejik düşünmekten uzaklaşmaya başlamış, eski ajanlarının başka istihbarat örgütlerine bilgi sağlamasını önlemekten her türlü terör örgütünü kendi çıkarlarına hizmet vermesini sağlamaya kadar bireysel ve dar kapsamlı düşünmeye ve umutsuz arayışlara yönelmiştir.
Ukrayna Savaşı’nda büyük kuvvetler kullanmasına rağmen istediği hedefleri tam olarak ele geçiremeyişi, Ukrayna ile bir deniz savaşı olmamasına rağmen donanmanın kayıpları ve başarısızlıkları, savaş nedeniyle Batı’nın Rusya’ya uyguladığı ekonomik ambargolar, satışı yapılan doğalgazdan tahsil edilemeyen paralar Rusya’yı üzüntüye ve çaresizliğe itmiştir.
Son terör olayı ise, Rusya’nın kendisini bilemesine ve Batı’ya karşı terör odaklarını daha fazla kullanmasına, daha fazla silahlanmasına ve Putin’in nükleer gücünü ortaya koymak isteyen demeçler vermesine neden olacaktır.