SON DAKİKA
reklam
reklam

Ne söyleyeyim?

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 10 Mayıs 2024, Cuma - 17:41   Okunma Sayısı:

Üstüne alınanlar

*Eğitim çalışanla- rına, sağlık persone- line ve kadınlara acımasız saldırı ve öl- dürme fiillerini işleyen- lere iyi hal uygulanmasına, haklı gerekçe gösterilme-

sine veya yalancı şahitle savunulmasına, *Yurtlarda kalan, dini vakıf ve kurslarda

okuyan çocuklara taciz yapılmasına, *Uluslararası suç şebeke ve liderlerinin

ülkemize sokulmasına,
*Teyyare, saltanat kayığı ve makam fay-

tonlarına (!) binenler hariç ısrarla tasarruf tedbirlerine uyulmasının istenmesine, her ku- rumdaki arabacılar kethüdalarının kurum ihti- yaçlarını abartarak bildirmelerine,

*Torpil, tavassut, kayırma, mülâkat, liya- kat gibi basit kelimelerin (!) sık sık kullanıl- masına,

*Diyanet İşleri Başkanlığının müfredatının yetmediği hallerde Dini Eğitim Bakanlığının (pardon Millî Eğitim Bakanlığı) devreye so- kulmasına,

*Her ürün ve hizmete zam yapılıp sebebi- nin de dış güç ve kaynak yetersizliğine bağ- lanmasına,

*Millî bayramlarda yapılması gereken ve gurur duyduğumuz törenlerin kaldırılmasına, kısıtlanmasına,

*Kutsal gün ve gecelerde Atatürk’e dua edilmesine karşı çıkanlara, işgal yıllarında İn- gilizlere koltuk değneği olanların, Millî Müca- dele’yi hafife alanların parlatılmasına,

*Aşiret düğünü adı altında sergilenen altın takma görgüsüzlüğüne,

*Yaşlı komutanların ve uzun tutukluluk sü-

resine maruz kalanların duvarlar arasında çürütülmesine,

*Suç işleyen kim olursa olsun korumaya alınmasına, mahkemeye gitmesinin engel- lenmesine,

*Yatay mimari, dikey mimari palavrala- rına,

*Altın arama kisvesi altında ormanlarımı- zın katledilmesine, kıyılarımızın tahribine, ekilir biçilir alanlarımızın daraltılmasına,

*Göze girmek isteğiyle yalakalık ve dalka- vukluk yapanların heveslerini dile getirmele- rine, son verin artık!

 

Dalkavukluğun böylesi

Dalkavukların, tarikat muhiplerinin, mec- zupların isteği veya baskılarıyla Maarif Nazırı integralin kaldırıldığını buyurmuş olabilir. İşti- gal sahasına giriyor mu bilmem ama fes, çarık, potur, şalvar gibi giysileri; endaze, okka, fersah gibi ölçü birimlerini ve Hicri tak- vim ve günleri de geri getirmek isteyebilirler. Karşı devrime hızla zemin açılacak demektir.

Dalkavukluğa örnekler

*Bulutlu günlerde yatak odasında yete- rince ışık olmadığında, bir uşak krala, mum- luk tutma onurunu kime bahşedeceğini sormuş.

*IV. Louis'nin kronik diş sorunlara rağmen iştahı hayatı boyunca aynı kaldı. Çiğneme yetisini kaybettiğinde yemeği parçalara ayı- rırdı. Kraliyet her zaman elleriyle yemek yerdi. Zaten kralın akşam yemeklerini pay- laştığı kişilerin bıçak kullanmaları yasaktı. Tahmin edebileceğiniz gibi, suikast korkusu yüzünden...

*Biraz da attığını vuramayan Kral’a “Ma-

jesteleri o hayvanın hayatını bağışlamak lüt- funda bulundular” demesine benziyor.

*Rusların Rumeli topraklarını Osmanlı hâ- kimiyetinden kurtarma planları karşısında Ruslara hizmet için rüşvet kabul eden Damat Mahmut Paşa’nın azledilmiş.

 

Zorlu dönemler

Türkiye siyaseti gergin bir dönemden geçti. Kişiler birbirlerini ya şerefsizlikle itham ettiler ya da hakaret dolu sözlerle tahkir etti- ler. Siyasetçiler bol vaat içeren nutuklarla rakip gördükleri partileri karalayıp işsizlik ve yoksulluğu bu kazanın içine attılar ve kaynat- maya çalıştılar. Çalıştay ve toplantılar tertip- lediler, birtakım çalışmalar yaptılar, ama sonuç alamadılar.

Mahkemelerde asrın siyasi davaları gö- rüldü, halen de görülen davalar vardır. Ülke- nin her derdine teşhis koyabilecek, yarasını sarabilecek nice okumuş insan ve doğruları ortaya çıkarmak için çırpınan gazeteciler du- varlar arasında çile çekmeye itildi.

Türkiye partisi olduğunu kavrayamayan bazı politikacılar, proje ürettiğini zannederek özerklikten söz edip, sonra da çark ettiler. Te- röristlerle buluşup kucaklaşmaktan, polise tokat atmaktan tutun da açlık grevlerine kadar insanları sokağa döküp her türlü tahriki yaratmaya çalıştılar.

 

Kitaplar yazılacak gelecekte...

İktidar yandaşı olup da yeteri kadar se- beplenemediğine inananlar, bugün menfaati- nin kesilmesinden korkanlar, dünün küskünleri ve horlananları kitap yazacak...

İşlerin sarpa sardığını görünce kendisini ak- lamaya çalışanlar da destek verecek bu kişi- lere... Çok kitap yazılacak bu dönem için.

Bugünün küçükleri yarın büyüyünce oku- yacaklar o kitapları... Mahkemelere çıkarılan onca insanın kumpaslarla, bilmezkişi (!) ra- porlarıyla ve ezici adlî kararlarla nasıl içeriye atıldıklarını öğrenecekler. Yolsuzlukların ay- yuka çıktığını, ağır hükümlerle yargılanması gerekenlerin mahkemeye bile çıkarılmadı- ğını, adalete duyulması gereken güvenin sarsıldığını okuyacaklar ve yürekleri kanaya- caktır.

Bizim nesilden hesap sormaya kalkmaz- lar inşallah! Nasıl hesap veririz bilmiyorum.

 

TEŞEKKÜR

Kız kardeşim Birsen Kohen’in

Ümraniye Eğitim ve Araştırma Has- tanesinde gördüğü kemoterapi teda- visi süresince gerekli işlemleri doruk seviyede yakın ilgi ve özen göstere- rek yardımlarını esirgemeyen

Uzm. Dr. Sayın Tuğçe Kübra Güneş Uzm. Dr. Sayın Ömer Keskinaslan’a

sonsuz teşekkür ve minnet duygu- larımızı sunar, meslekî yaşamlarında başarılar dileriz.

Murat Kohen & Emekli Yarbay Cengiz Baysu

Ne söyleyeyim?

Cengiz BAYSU

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam