SON DAKİKA
reklam
reklam

Katalonya (Bölüm II)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 4 Haziran 2024, Salı - 23:17   Okunma Sayısı:

 

Kronolojik kısa bilgilendirme

1793 Fransa’nın Katalonya’yı işgali ve bağımsızlık sözü vermesi

1814 Fransa ve Napolyon ordularının Katalonya’dan çıkarılması

1840-50 Ekonomik büyüme ve Katalan Rönesansı dönemi

1892 Tarihte ilk kez “Bases de Manresa” deklerasyonu ile Katalonya’nın özerkliğine kapı aralandı.

 

Çeşitli destek ve iyileştirmeler

… 1896 yılında Posta ve Telgraf Bakanlığı, telefon konuşmalarında Katalanca’nın yasak olduğunu ilan eder. İspanya devleti, 1900 yılında çıkardığı kanunlarla Katalanca öğretimini yasa dışı hale getirir. Özerkliklerini kaybeden Katalanlar, her şeye rağmen varlıklarını sürdürür. Hatta yoğun sanayileşme ve ticaret sonucu eski ekonomik gücüne kavuşan Katalanlar, kültürel açıdan da bir rönesans yaşarlar.

1906 yılında ilk Katalan Dili Kongresi düzenlenmiş, Katalanca’nın standartlaştırılması için yoğun çabalar sergilenmiştir. Sanatın bütün alanlarında oldukça etkili olan bir kültür entelijensiyası, bu gelişmede büyük rol oynamıştır.

1909 Katalonya’nın İspanya-Fas savaşına asker göndermek istememesi sebebiyle bir hafta süren kanlı iç savaşlar “semana tragica” meydana gelmiştir. 1919’da Katalonya özerk bölgesi tarafından bir “statü projesi” başlatılır.

 

Yasaklı yıllar

1923-30 Diktatör Miguel Primo de Rivera tarafından Katalanca’nın yasaklanmıştır. İspanya tahtında 1931 yılına kadar Bourbonlarındır. İkinci İspanya Cumhuriyeti, 1931 yılında anayasayı değiştirerek Katalonya’yı bir bölge ve Katalancayı cumhuriyetin resmi dillerinden biri olarak ilan etmiştir.

Katalonya ilk olarak 1932’de otonomi statüsünü elde etmiştir. Havana’da sürgünde olan Katalonlar ise bu modeli Anayasa projesi şeklinde katkıda bulunarak geliştirmişlerdir. Statü İspanya İç Savaşı’ndan[1] sonra Franco tarafından yasaklanmıştır. 1

 

Darbeli yıllar

18 Temmuz 1936’da askeri darbe ve ardından iç savaş patlak verir. 1939 yılında son bulan İspanyol İç Savaşı süresince Barselona Cumhuriyetçi kanada destek vermiştir. Katalonlar, cumhuriyetçi saflarda yerlerini alırlar. 1939’da General Franco liderliğinde savaşı kazanan darbeciler, Katalan dili ve kültürünü yasaklarlar.

Bir kez daha özerkliklerini kaybeden Katalonlar, Franco’nun 1975’te ölümünden sonra İspanya’nın idari yapısını yeniden ele alırlar. 1978’te Katalonya’nın otonomi statüsü için çalışmaları başlatırlar. 1978 referandumu sonucunda İspanya devletinin yeni anayasası kabul edilir. 1979’da ikinci bir statü referandumla oylanarak kabul edilir.

Katalan siyasetçilerin sunduğu özerklik statüsü Madrid tarafından tırpanlanır. Devlet, özellikle Bask Ülkesi ve Katalonya’nın bağımsızlığının önüne geçmek için sınırlı bir özerkliği tanır. Bunu yaparken de tarihsel bölgeleri böler. Barcelona başkentli Katalonya, ayrı bir özerk bölge statüsüne sahip olurken, Valencia ile Balear Adaları ayrıştırılır.

2006’da yapılan referandumla ise 1979 Katalonya Otonomi Statüsü ile Katalonya özerk yönetimi yetkisinin genişletilmesi kabul edilmiş, 1980’de Özerk Katalan Bölgesi’nin ilk parlamentosu açılmıştır. Şu anda uygulanmakta olan Katalonya Otonomisi 18 Haziran 2006’da yapılan bir referandumla kabul edilmiştir.

 

28 Eylül 2012'de ise Katalonya Parlamentosu bir adım daha atarak, “Katalonya'nın kendi geleceğine karar vermesi için bir halk oylamasına gidilmesiyle” ilgili karar metnini 84 evet, 21 hayır ve 25 çekimser oyla kabul etmiştir. 

2013’e gelindiğinde Katalan Parlamentosu’ndaki 135 vekilden 85’i Katalonya’nın bağımsızlık ve kendi kaderini tayin etme deklarasyonunu onaylamıştır.

 

Sonuç

27 Eylül 2015'te ise Katalonya Özerk Bölgesi'nde genel seçimini bağımsızlık yanlıları kazandı.

Katalonya hükümeti, kendi sınırları içerisinde geniş yetkilere sahiptir. Eğitim, kültür, sağlık, çevre, iletişim, ulaşım, ticaret, güvenlik ve adalet konularında karar alırken veya yasal düzenlemeler yaparken İspanya'dan onay almak zorunda değildir. Kendi polis gücüne sahiptir. İspanya'nın diğer özerk bölgelerinde olduğu gibi Katalonya'da da özerklik İspanya anayasası tarafından güvence altına alınmıştır.

Her ülkede yerelleşme ve özerklik tartışmalarının en önemli başlığı ekonomi oluyor. Zira biçimsel düzenlemeler ve kültürel hakların verilmesi görece daha kolay olmasına rağmen, ülke içindeki gelirin nasıl paylaşılacağı en büyük soru işaretini oluşturuyor. İspanya bu özerk bölgeye hiçbir kaynak aktarmıyor, aksine buranın İspanya’nın parçası olarak kalması için elinden gelen her şeyi yapıyor.

Kaynaklar azaldıkça galiba bölüşüm daha açgözlüce oluyor. Avrupa’nın insan hakları konusunda takip ettiği değerler kendi çıkarlarıyla çatışınca müdahaleler meşru hale gelebiliyor. İspanyol polisinin son olayda Katalonlara karşı gösterdiği acımasızlık da bunu teyit ediyor.

 

[1] İspanya İç Savaşı, 17 Temmuz 1936- 1939 yılları arasında İspanya’da karşılıklı memnuniyetsizliklerin sebep olduğu cumhuriyetçi ve milliyetçi taraflar arasında çıkan iç savaştır. 16 Temmuz 1936 tarihinde General Mola, General Goded ve General Francisco Franco  “Cumhuriyetçi Halk Cephesi” yönetimine karşı isyan başlatmasıyla başlayan iç savaş 3 yıl sürmüştür ve bilançosu çok ağır olmuştur. 600.000 insan hayatını kaybetmiştir. 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam