İkilemler dünyası
15 Kasım 1988'de Yaser Arafat, Cezayir'deki Filistin Ulusal Konseyi toplantısında tek taraflı olarak Kudüs'ü başkenti olarak belirlemiş ve bağımsız Filistin Devleti'ni ilan etmişti. Cezayir de bağımsız Filistin Devleti'ni resmen tanıyan ilk ülke olmuştu. Birkaç hafta sonrasıyla Türkiye, Hindistan, Arap dünyasının bir kısmı ve bazı Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri de dahil olmak üzere onlarca ülke, aynı adımı atarak bağımsız Filistin Devleti'ni tanımıştı.
2011'in başlarında ise Güney Amerika ülkelerinden Arjantin, Brezilya ve Şili Filistin'e desteklerini açıkça dile getirmişlerdi. Bu karar, Filistin'in uluslararası alanda daha fazla tanınmasını ve desteklenmesini sağlamak için önemli bir adım olarak değerlendirildi. Bu ülkelerin desteğiyle Filistin'in hak ve talepleri siyaset arenasında daha çok destek bulmaya başladı.
Batı Avrupa ülkeleri arasında Filistin’i tanıyan yok; ancak Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Kıbrıs, Polonya ve Romanya AB’ye girmeden önce Filistin’i tanımışlardır. İsveç, Filistin’i tanıyan ilk AB üyesidir.
Filistin’i tanıyan diğer ülkeler
İsrail'in Gazze'ye yönelik acımasız saldırıları devam etmektedir. 7 Ekim 2023’ten beri süregelen katliama Arap ülkeleri pek ses çıkarmasa da Norveç, İrlanda ve İspanya devletleri şiddetli tepki göstererek Filistin'i devlet olarak tanıyacaklarını duyurmuşlardır.
Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, 28 Mayıs'ta Filistin'i resmen tanıyacağı belirterek, "Hem İsrailliler hem de Filistinliler için siyasi çözüm sağlayan tek alternatifi, yani iki devletin barış ve güvenlik içinde yan yana yaşamasını sürdürmemiz gerekiyor" demiş ve iki devletli çözüme işaret etmiştir
Ardından İrlanda Başbakanı, "Önümüzdeki haftalarda bu konuda adım atmayı planlıyoruz" demiş, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise 28 Mayıs'ta Filistin devletini resmen tanıyacaklarını açıklamıştır. Malta ve Slovenya gibi ülkeler de “uygun şartlar oluştuğunda” Filistin'i tanımaya hazır olduklarını beyan etmişlerdir
Filistin'in durumu, bölgenin istikrarı, insan hakları, uluslararası hukuk alanında gündemini korumaktadır.
BM’nin ilave hakları ve Çin
BM'nin 193 üyesinden 139'u Filistin Devleti'ni tanımış durumda. Bu, Filistin'in uluslararası alanda artan kabulünü yansıtan önemli bir tablo. Bundan sonra da Filistin Devleti’nin Batı nezdinde kabulünün artması bekleniyor.
Pekin'de gerçekleştirilen Çin-Arap Devletleri İş Birliği Forumu 10. Bakanlar Konferansı'nda konuşan ve insanî krizi esas alan Çin Devlet Başkanı Şi, bölgede iki devletli çözüm çağrısı yaparak, Çin'in Gazze'deki krizin hafifletilmesine destek vermeye devam edeceğini vurgulamıştır.
Şi, "Tam bağımsız Filistin devletinin kurulmasını destekliyoruz. Bağısız Filistin devletinin BM'ye tam üyelik talebi yerine getirilmeli" dedikten sonra çatışmaların ardından yeniden yapılanmaya destek verme fikrini benimsediklerini ve bölgeye maddi destek sağlayacaklarını dile getirmiştir. Ayrıca Gazze'ye yönelik acil insani yardıma destek olarak Yakın Doğu Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı'na 3 milyon dolar bağışlayacaklarını da belirtmiştir.
Sonuç
- Uzmanlara göre Batı’dan gelecek tanıma kararları, İsrail'in küresel siyasetteki manevra
alanını daraltabileceği,
- Filistin'in uluslararası alanda tanınması, İsrail-Filistin çatışmasının çözümüne doğru
atılmış önemli bir adım olarak yaratacağı, başka ülkelerin de tanımaya başlamalarının ABD ve AB ülkelerine karşı baskı unsuru oluşturabileceği,
- Çin ve Rusya’nın dahil olması, siyasi, ekonomik ve güvenlik faktörler “yüzünden
sürecin uzamasına ve belirsizliğe neden olabileceği değerlendirilebilir.