Hırsızlık ve sarhoşluk
İstanbul 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi’nin ardından 13 Kasım’dan itibaren işgal edilmeye başlanmıştır. Yokluk had safhadadır. Bunun beraberinde getirdiği toplumsal olaylar birbiri ardına gelmektedir. Fuhuş, dolandırıcılık, saldırganlık ve hırsızlık polis kayıtlarında sıkça yer almaktadır. Zanlılar ise Osmanlı polis gücüne her türlü direnişi gösterir.
Bir Türk polisi, Langa’daki meyhanelerin birinde işret edip mahalle arasında silah atan dört Fransız askerini yakalayıp Langa karakoluna teslim etmiş. Daha sonra Fransız ve İngiliz polislerine bilgi verilmiş. İşgal gücünün polisleri, Türk polisinin Fransız askerlerine müdahale edemeyeceğini söylemişler. Durumu protesto ederek Mütareke Komisyonu Riyasetine (Başkanlığına) yazıyla duyurmuşlar.[2]
Karaköy’deki Aziziye karakolu personelinden bir kişiyle, karakol önündeki nöbetçiyi ve bir bahriye askerini dövüp yaralayan İngiliz, Avusturyalı ve Fransızlarla bunları almak için karakola hücum eden İtalyanlar hakkında gerekli işlemlerin yapılması konusunda işgal kuvvetleri komutanlığına yazı yazılmış.[3]
1335 Martı’nın 30’uncu günü Salib-i Ahmer menfaatine düzenlenen baloya davetli rütbeli Yunan tabip ve sıhhiyye efradının Pendik’e gelmesi üzerine Rum ahalinin ve ayak takımının yapmış olduğu taşkınlıklar Pendik karakol efradı tarafından engellenmiş.[4]
Bugünkü ünlü semtlerin dünkü sicili
Rum gençleri de işgal ordularının askeri polis ve inzibat gücünden yüz bularak benzer olaylara yönelmişlerdir. Nişantaşı Ahmed Bey Sokağı’nda dört Rum delikanlısının nara attığı haber alınınca Teşvikiye Jandarma Karakol Kumandanlığı ve Nişantaşı Polis Memurluğunun tahkikata başlamış ve rapor düzenlemiş.[5]
İki Osmanlı zabiti eğlenmek amacıyla Beyoğlu’na gidip içki içmiş. Şişede durduğu gibi durmayan alkol, ülkenin birliği konusunda yemin etmiş olan iki zabitin birbirleriyle kavga etmesine neden olmuş. Kılıcını çeken subay, diğer subay arkadaşını yaralamış.[6]
Düyun-u Umumiye kurulduktan sonra işgal kuvvetleri halka daha çok zulüm yapmaya başlamış. Bir olayı bahane eden İngiliz zabitleri (subayları) Kuruçeşme karakolundan aldıkları zabitlerle Duyun-ı Umumiye Memuru Mustafa Bey’in mahdumu (oğlu) Halim Bey’in evini basarak eşi Hikmet Hanımı götürdükleri raporlara yansımış.[7]
Atikalipaşa, Akşemseddin mahallesinde oturan Ali oğlu Ahmed’in sarhoş olduğundan yolu şaşırarak Beşiktaş Saray-ı Hümayunu saltanat kapıları önüne gittiği ve nöbetçi askerin ihtarına uymadığı için Gazhane karakoluna teslim edildiği.[8]
Tahribatın giderilmesi
Hareket ordusunun İstanbul’a girişindeki vuruşmalarda Taksim jandarma karakolu tahrip olmuş. Emniyet-i Umumiye Müdürlüğü bütçesinde tahsisat olmadığını bildirerek tamir edilmesi konusunu hükümete yazmış.[9]
Tabyalarda kara barut miktarında zaman zaman azalma olurken alınan tedbirlerle sarf miktarı kontrol altında tutulmaya çalışılmış. Bu kez de bazı jandarma karakollarına tahsis edilen odun miktarı miadı süresinde yetmemeye başlamış. Karakol zabitlerinin odunları fuzuli yere kullandıkları tespit edilmiş. Açığa alındıkları bildirildiği halde mahkemeye verilip verilmedikleri bildirilmediğinden yeniden soru açılmış.[10]
İstanbul’da serseri kişiler çeşitli olaylara sebebiyet verince İstanbul’a girişleri ve İstanbul’dakilerin şehir dışına çıkarılması kararlaştırılmış. Eminönü’nde Yeni Cami civarında gece vakti yatar vaziyette görülen bir kişi karakola çekilmiş. Sorgulama sonunda İzmit’te biraderinin yanına gönderilmiş.[11]
Tehdit ve küfürler
Galata’da Aziziye karakolunda müstahdem jandarma çavuşunun aleyhinde kendisini tehdit eylediğine dair Teokilos tarafından verilen evrak üst makamlara gönderilmiş.[12]
Tarabya’da içkili halde uygunsuz hareketlerde bulunan Yıldız Sarayı terzilerinden Aşilyan, işindeki başarıları nedeniyle nişan ve madalyalarla taltif edilmiş. İçkinin etkisiyle olaya sebebiyet verdiğinden Büyükdere karakoluna götürülmüş ve bir süre sonra serbest bırakılmış. Ancak üzerinden söktüğü madalya ve nişanlar karakolda alıkonulmuş.[13]
Kaçak tütün bulunduğu ihbarıyla, reji kolcuları tarafından Edirnekapı’da Vasil adlı şahsın dükkânında yapılan aramada bir tüfek bulununca dükkânın sahibiyle birlikte Eyüp karakoluna teslim edilmiş.[14]
Takip ve kontroller
Bostancı’daki karargâhına dönen dört İngiliz zabıtasına eşkıya zanniyle silah atan Samandıra Karakol Kumandanı Ali Onbaşı, İngilizler tarafından yakalanarak Bostancı’ya götürülmüş. Konu tahkik edilip aydınlatılınca bu gibi yanlışlıklara meydan verilmeyeceğinin temin edilmesi üzerine onbaşı serbest bırakılarak ilgili askeri makamlarca yeri değiştirilmiş. Dersaadet Jandarma Alayı Kumandanlığınca İngiliz makamlarına gerekli ihtarın yapıldığı bildirilmiş.[15]
Kartal havalisinde eşkıyalık yapan Paşaköylü Tanasoğlu Meleni ve arkadaşları tüfenkleriyle birlikte Paşaköy karakoluna giderek affedilmelerini istemişler.[16]
Dersaadet reji kolcuları tarafından Baruthane Köprüsü civarında yakalanan silahlı üç şahsın Küçükçekmece karakoluna teslim edildiği bildirilmiş.[17]
Dersaadet dahilinde Ermenilerin çoğunlukta olduğu semtlerde karakollar yapılması ve jandarma askerlerinin vazifelendirilmesi istenmiş. Bulgaristan ve İsrail taraflarından gelerek Kâzımpaşa Tophane, Galata vs. yerlerde ikamet eden Ermenilerin dikkatlice takip edilmesi için Seraskerlikçe emir verilmiş.[18]
[1] H-21-06-1337 DH. MUİ. 2 4 0. M: 24 Mart 1919
[2] H-21-06-1337 DH. MUİ. 2 4 0. M: 24 Mart 1919
[3] 09.08.1289 ZB 5 45
[4] 12.07.1337 DH. EUM. AYŞ 4 95
[5] 02.07.1328 DH. EUM. VRK 3 60 0
[7] H-24-06-1337 DH. EUM. AYŞ 2 26 0
[8] 18.10.1328 DH. EUM. VRK. 5 29
[9] H 16.08.1327 DH. EUM. THR 2 28 0
[10] 09.03.1340 DH. HMŞ. 3 1 0
[11] 04.08.1328 DH. EUM. 1328 3 90 0
[12] 12.09.1327 DH. EUM. THR. 5 58
[13] 18.11.1307 Y. PRK. ZB 5 5
[14] 04.11.1328 DH. EUM. VRK 6 6
[15] 22.07.1337 DH. EUM. AYŞ 6 9
[16] 24.07.1337 DH. EUM. AYŞ 6 18
[17] 12.11.1328 DH. EUM. VRK 6 30
[18] 05.04.1308 Y. PRK. ZB 6 73