İmza töreni
İsviçre’de 15-16 Haziran 2024 tarihlerinde düzenlenen, Rusya’nın davet edilmediği, Çin’in katılmadığı “Ukrayna Barış Konferansı”nın Türkiye’den iki katılımcısı vardı. Biri Türkiye’yi temsilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, diğeri Fener Rum Başpapazı Bartholomeos. Yaklaşık 90 ülkeden devlet başkanı, bakan ya da temsilcinin katıldığı konferansta Bartholomeos, “Ekümenik Patrik” sıfatıyla bulunmuştur…
Ülke temsilcilerinin ve bazı uluslararası kuruluşların katıldığı zirvede, Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesi için temel ilkelerin tartışılması amaçlanmış, zirve sonunda ortaya çıkan Bürgenstock Bildirgesi’ne Türkiye dahil 80 ülke ve dört uluslararası kuruluş imza atmıştır. Bütün bu olup bitenlere Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky de sosyal medya hesabından bir teşekkür videosu yayımlamıştır.
“Küresel Barış Zirvesi bildirisine katıldığı için Ekümenik Bartholomeos’a teşekkür ediyorum. Ukrayna ve tüm Ukraynalılar olarak dualarıyla ülkemize, halkımıza gösterdiği sürekli ilgiden dolayı Kutsal Bartholomeos’a minnettarız.”
Tepkiler
Bu açıklamaya ilk tepkiyi Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol göstererek, “Aleni olarak işlenmiş bir suç” dedikten sonra “Anayasa ve Lozan’ın defaatle çiğnenmesi, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuş olan Türk milletini derinden yaralamaktadır” ifadesini kullanmıştır.
Anayasanın 10. maddesinde gösterilen eşitlik ilkesine aykırı davranan Fener Rum Kilisesi ve Başpapaz Bartholomeos, yurtiçinde veya yurtdışında bulunan hiçbir kuruma karışamaz ve üstünlük elde edemez.
Bütün bunlara rağmen, tüzel kişiliği ve hukuki tanınırlığı olmayan Fener Rum Kilisesi’nin, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden Dışişleri Bakanlığı yanında imza hakkına sahip olup dünyaya Ekümenik olarak tanıtılması aleni olarak işlenmiş bir suçtur.
Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada ise,
“Fener Rum Patrikhanesi’nin, 15-16 Haziran 2024 tarihlerinde İsviçre’de düzenlenen Ukrayna Barış Zirvesi’ne devlet statüsünde katıldığı ve Sayın Bakanımızın Zirve marjında Fener Rum Patriği Bartholomeos‘la resmi bir ikili görüşme yaptığı yönündeki haberler gerçeği yansıtmamaktadır.
Zirve sonunda kabul edilen ve kamuoyuyla paylaşılan Ortak Bildiri’ye bilahare Fener Rum Patrikhanesi’nin isminin de imzacı olarak eklendiğine dair iddialarla ilgili olarak zirvenin organizatörleri İsviçre ve Ukrayna’dan izahat istenmiştir. Öte yandan, Fener Rum Patrikhanesi’nin konumuna ilişkin devlet politikamızda herhangi bir değişiklik olmadığı da izahtan varestedir.”
Tarihsel gelişim içinde Bizans dönemi
- yüzyıldan itibaren İstanbul Patriği, ekümenik patrik sıfatıyla, dünyadaki tüm Ortodoksların ruhanî lideri kabul edilmiştir. Bizans döneminde kilise, hem morfolojik yapısı ve hem de iç işleyişi bakımından, organizasyonu güçlü bir devlet özelliğine sahip olarak ortaya çıkmış, din ile ilgili kurumsal ve idari konular “emperyal devletin” hukukuyla düzenlenmiştir.[1]
Konstantinopolis’in Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nun başkenti olması nedeniyle, Konstantinopolis Piskoposluğu önem kazanır. Bizans İmparatoru, Piskoposluğa Patriklik statüsü ve ekümeniklik unvanı vererek, siyasi olarak güç kazanmak ister. Bu durum ekümenik olan diğer kiliseler tarafından kabul edilmez ve protesto edilir.
Osmanlı dönemi
Fatih Sultan Mehmet 29 Mayıs 1453’te İstanbul`u aldıktan sonra boş bulduğu Patrikliğe seçim yapılmasını istemiş, dini Meclis tarafından seçilen Gennadius`un patrikliğini onaylamıştır. Fatih, Osmanlı İmparatorluğu içindeki Ortodoks kiliseleri arasında iş birliğini sağlaması için Fener Rum Patriğinin ekümenlik unvanını devam ettirmesine de müsaade etmiştir.
Osmanlı İmparatorluğunun sınırları genişledikçe Patriğin görev çevresi de genişlemiştir. Osmanlı ise, Fener Rum Ortodoks Patriğine bazı yetkiler vererek “milletbaşı” olarak görevlendirir. Bu görev sadece Osmanlı sınırları dâhilinde geçerli olup, ekümeniklik anlamına gelmemektedir. Ancak Patrik, özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun zayıflama döneminde bu yetkisini kötüye kullanarak, İmparatorluğun parçalanması yönünde çok aktif olarak çalışır.
(Devam edecek)
[1] Yrd. Doç. Dr. Turgay Cin, “Yunanistan Anayasasına Göre Devlet Kilise İlişkisi” , s: 10