SON DAKİKA
reklam
reklam

KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI (Bölüm I)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 21 Temmuz 2024, Pazar - 23:25   Okunma Sayısı:

Kıbrıs’ın Türkiye sahillerine uzaklığı 64 km, Suriye sahillerine uzaklığı 96 km, Yunanistan kıyılarına ise 800 km mesafededir. Orta Doğu’nun engin petrol ve doğalgaz yataklarına yakınlığıyla önem arz eder.

Yazı, belli bölümleri kısaltılarak Gnkur. ATASE Bşk.lığının 20-22 Nisan 2005 tarihli “Soğuk Savaş Dönemi ve Sonrası Savaş Tarihi Sonuçlarının Türkiye’nin Güvenliğine Stratejik Etkileri” başlıklı ve Gnkur. Basımevi-2006 tarihli yayımından çıkarılmıştır. Kıbrıs ile ilgili Bildiriler bölümü Değerli Devre Arkadaşım Dr. (e) Mu. Kur. Alb. Emruhan Yalçın’a aittir. Bu konuda bana yaptığı yardımlarını, nezaket ve anlayışını şükranla karşılıyorum. 

 

Geçmişte Kıbrıs

    Roma İmparatorluğu ikiye bölündükten sonra 700 yıl kadar Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) etkisinde kalan Kıbrıs, bu dönemde zaman zaman bazı prensliklerin ve şövalyelerin idaresine geçmiştir.

    1489 yılında Venedik, 1571 yılında Osmanlı ve 1878’de İngiliz idaresine geçen Kıbrıs, 11 Şubat 1958’de Zürih’te, 19 Şubat 1959’da Londra’da imzalanan1 anlaşmalarla iki toplumlu bir cumhuriyet olarak Birleşmiş Milletler kayıtlarına geçmiş; Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin himayesine alınmıştır. 1960 yılında Türk ve Rum halklarından oluşan bir Cumhuriyet kurulmuştur.

    Kıbrıs Devleti ve Yunanistan bu anlaşmadan hoşnut olmayınca Kıbrıs’ta Cumhuriyet 1963 yılında bozulmuştu. Rumlar dünya devletlerini avuturken Kıbrıs’ta Türklerin imhasını planlıyorlardı. Çok geçmeden, uzun çalışmalar sonunda yürürlüğe konan Anayasa, Kıbrıs Rum cemaati liderleri tarafından, ihlal edilmeye başlanmış, 30 Kasım 1963’te Türk cemaatine tanınan hakların sınırlandırılması teklif edilmiştir.

Kıbrıs Türklerini yıldırmak amacıyla 21 Aralık 1963’te başlatılan saldırılar, 24/25 Aralık gecesi katliama dönüşmüş ve tarihe “Kanlı Noel” olarak geçmiştir. XX. yüzyılın vahşeti olarak nitelendirilebilecek bu olaylar ve fiilî tecavüzlerde 92 Türk öldürülmüş, 475 Türk vatandaşı yaralanmıştır. Bu kıyım ve toplu katliamlar, Türk jetlerinin ihtar uçuşları ile karşılık görmüş, Türkiye’nin Ada’ya müdahalesi korkusuyla, Rumlar bir süre sonra ateşkes ilan etmişlerdir.

 

EOKA (Ethniki Organosis Kypriakon Agoniston = Kıbrıs Mücahitleri Ulusal Örgütü)

    15 Kasım 1967’de Yunan Alayı subay ve askerlerinin katılımı ile EOKA’cı Grivas, ağır silahlarla donatılmış 5000-6000 kişilik bir kuvvetle Geçitkale ve Boğaziçi köylerine saldırmış ve köyler işgal edilmiştir. Çarpışmalarda 30 Türk Mücahidi şehit olmuş, 200’ü aşkın erkek ve kadın esir alınmıştır. 1968’den 1974 yılına kadar sürdürülen görüşmeler sonuçsuz kalmıştır.

    15 Temmuz 1974’te, Enosis’çi (Yunanistan’la birleşme) Nikos Sampson liderliğindeki Rum Millî Muhafız Alayı (RMMA), Yunan subaylarının emrinde harekete geçerek Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’u devirmiş, Makarios İngilizlerin yardımıyla önce Malta Adası’na oradan da Londra’ya kaçmıştır. Böylece Ada’daki anayasal düzen yıkılmış, gayrimeşru bir askerî yönetim kurulmuştur. Türkiye bu durumu anlaşmaların ve garantilerin ihlâli olarak kabul etmiştir.

    Türk Hükûmeti, durumun kabullenilmezliğini İngiliz ve ABD temsilcilerine bildirerek İngiltere ile müzakerelere başlamıştır. İngiliz Hükûmetinin, birlikte müdahaleye yanaşmaması, Yunanistan’ın Kıbrıs Türkü’nü imha edip ENOSİS’i bir oldubitti ile gerçekleştirmeye kalkması ve darbeyi düzenlemekle garantör devlet vasfını kaybetmesi, ayrıca yapılan son çağrıyı kabul etmemesi üzerine, Türk ordusu, 20 Temmuz 1974 günü, TBMM’den aldığı yetki ve “Garanti Anlaşması”na dayanarak meşru hakların korunması maksadıyla Kıbrıs Barış Harekâtı’nı başlatmıştır.

Harekâtın amacı; Kıbrıs Cumhuriyeti’nin varlığına ve tüm Kıbrıs halkının haklarına yönelik tehlikeyi bertaraf etmek, Kıbrıs’ın bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini ve Anayasa’nın temel maddeleriyle ihdas edilen düzeni yeniden kurmaktır. Harekâtın hukukî dayanağı ise Garanti Anlaşması’nın dördüncü maddesinin ikinci fıkrasındaki hükümdür.

 Harekâtın başladığı gün, 20 Temmuz 1974 tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acilen toplanarak 353 sayılı kararı ile taraflara ateşkes çağrısı yapmış ve itidale davet etmiştir.

Harekât iki safhada icra edilmiştir.

 

Birinci Kıbrıs Barış Harekâtı

    Harekât başlamadan önce Ada’daki Kıbrıs Rum Kuvveti, RMMO (Rum Millî Muhafız Ordusu) ile Rum Polis Teşkilâtından ve 950 kişilik Yunan Kontenjan Alayından ibarettir. Ayrıca seferde teşkil edilen 25 Home Guard Taburu ile Rum Millî Muhafız Ordusu takviye edilecekti. Toplam 31 piyade taburu, dört komando taburu, bir mekanize piyade taburu, bir zırhlı keşif taburu, yedi topçu taburu, bir uçaksavar bataryası, iki tank taburu, 68 adet T-34 tankı, bir istihkâm taburu, 20 milimetrelik toplu Harrington zırhlı araçları, 50 adet zırhlı personel taşıyıcı, iki adet 100 milimetrelik, beş adet 8,76’lık topçu taburu, 463 adet top, hava bölükleri, uçuş taburları ve 13 adet hücumbotları vardı.

    1974 yılında adanın nüfusu, 600.000, bunun 450.000’i Rum idi. Silah altına alınan toplam asker sayısı 40.000 idi. Rum Millî Muhafız Ordusu kuvvet çoğunluğu ile Lefkoşa bölgesinde Beşparmak Dağları’nın Girne tarafında, Magosa bölgesinde ve Ada’nın diğer bölgelerinde hem Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT)nı hem de çıkarma bölgelerini kontrol edecek şekilde tertiplenmişti.

Türk Kuvvetleri ise 650 kişilik Türk Kuvvetleri Alayı (TKA) ile Türk Mukavemet Teşkilatı’ndan (TMT) meydana gelmiştir. TMT’nin 20 tabur+iki müstakil bölük+yedekler dâhil toplam 7500-8000’e çıkan bir kuvveti vardı.   (Devam edecek)

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam