Ukrayna’nın zenginlikleri
Ekim 2013'te Ukrayna ekonomisi bir durgunluk yaşamış, GSYİH sıfır büyüme göstermişti. Ukrayna’dan Rusya'ya yapılan ihracat büyük ölçüde Rusya tarafından sıkı sınırlama ve gümrük kontrolü sonucu kötüleşmişti. Üstelik 2014'te Rusya’nın Donbass’ta başlattığı çatışmalar ve Kırım'ın ilhakı, 2014 yılında Ukrayna ekonomisi %6,8 küçülterekzarara uğratmıştı.
Ukrayna, Aralık 2015’te Rusya'ya borç ödemeleri ile ilgili bir moratoryum ilan etmişti. 11 Ocak 2016’da Dünya Bankası, Ukrayna’nın %1'lik bir ekonomik büyüme hızına ulaşılacağını belirtmişti. Ülkede petrol ve doğal gaz rezervleri büyük ölçüde tükenmiş olmasına rağmen kömür, hidroelektrik ve nükleer yakıt hammaddesi gibi kaynaklar vardı.
Ukrayna dünyanın en iyi 10 silah ihracatçıları arasında yer alıyordu. En büyük silah tüccarları olan ABD, Rusya, Fransa, Almanya ve İsrail’den sonra altıncı sırada yer alıyordu.
Ukraynalı kadın
Ukrayna, NATO üyesi ya da Avrupa Birliği ülkesi olmamasına rağmen 2003 yılında 5.000 asker göndererek Irak'ın işgalini gönüllü olarak destekledi. 2011'de Libya'yı işgal eden ordular arasındaydı. Ukrayna, ABD ordusunun yanında 2021 yılına kadar Afganistan'ın işgaline ortak oldu. Sonuç olarak binlerce Afgan’ın katledilmesine, binlercesinin de evsiz kalıp, sefil olmasına katkıda bulundu.
Ukrayna ordusu, 2014'te Donbass'ta 15.000 kişiye etnik temizlik yaptı. Kendi topraklarını bombaladı. 150.000'den fazla Rus asıllı Ukrayna vatandaşı Rusya'ya göç etmek zorunda kaldı. Almanya'da Türklere saldırtılan Neo-Naziler hep Ukrayna’da beslendi.
Ukraynalı bir kadın, işgalci Rus askerine dönüp haklı olarak, "Bizim topraklarımızda ne işiniz var?" diye hesap soruyor, Zelensky de "Niye geldiniz?" diyor.
Rus askerlerine hesap soran Ukraynalı kadın acaba kendi askerine: "Bizim Irak'ta, Libya'da, Afganistan'da ne işimiz vardı?" diye hesap sormuş mudur? "Ne yapıyorsunuz Donbass'ta?" demiş midir?
İsrail'in, Filistin'i bombalamasına destek veren Zelensky’ye Filistinli bir kadın: "Rus uçakları Kiev'i, Kharkiv'i, Odessa'yı bombaladığında bunun ne kadar acı verdiğini o zaman anlarsınız" demişti.
Gün olur…
Hatırlar mısınız, şehirlerarası otobüsleri. Burunlu (motor bölümü önde), dar ve sürati düşük otobüsleri? Yollar dardı, asfalt yollar çoğu yerde bozulmuş ve köstebek yuvası gibiydi. Bazı yerlerde otobüs yavaşlar, iyice sağa yanaşır ve karşıdan gelen vasıtanın geçmesini beklerdi.
İnşaatlarda Rus ve Bulgar malı basık pencereli, asık görünümlü küçük kamyonlar çalışırdı. İnşaat alanından çıkan toprak küreklerle kamyona atılır ve aracın doldurulması saatler alırdı. Arıza yaptığı zaman ameleler (o zamanın tabiri) kamyonu ittirirler ve çalışmasını sağlarlardı. Kamyonun toprağı boşaltması için eğik bir rampa yaparlar, toprağın kürekle atılmasını sürümek suretiyle eğimli yüzeyden dökülmesini sağlarlardı.
---Bas, vurdur!
---Koyver!
Bu sözler benim kuşağımın inanıyorum hala kulaklarındadır. Man, Thames, Ford gibi marka kamyonlar da ev eşyası, sebze meyve, hayvan naklinde kullanılırdı. Bu markalara gıptayla bakılırdı…
Gün geldi keser de, sap da, hesap da döndü. Batı’nın verdiği gazla zulme çanak tutan bir yönetim şimdi ilahî adaletle karşı karşıya. Ama biz “Bas, vurdur, koyver!” demeyeceğiz yine de. Yazık ki olan yine masum sivillere oluyor...