SON DAKİKA
reklam
reklam

Son NATO toplantısı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 6 Ağustos 2024, Salı - 13:22   Okunma Sayısı:

Toplantıda alınan kararlar

    4 Nisan 1949'da aralarında ABD, İngiltere, Kanada ve Fransa'nın da bulunduğu 12 ülke tarafından kurulan NATO'nun amacı, Rusya'nın da aralarında olduğu bir grup eski komünist cumhuriyetin oluşturduğu Sovyetler Birliği'nin Avrupa'da genişlemesini engellemek amacıyla bir blok oluşturmaktı.

    Son NATO toplantısı, 9-11 Temmuz 2024 tarihleri arasında ABD'nin ev sahipliğinde başkenti Washington'da yapılmıştır. Zirveye 32 üye ülke katılmıştır. Her zirve toplantısında Rus tehdidi ve üye ülkelerin savunulmasıyla ilgili tedbirler, üye ülkelerin NATO’ya maddi katkıları ve NATO içi pürüz oluşturan konular ele alınır. Bu kez bildirgeye giren başlıklar kısaca şöyle özetlenebilir:

 

**Rusya'nın Şubat 2022'de başlayan Ukrayna işgali, NATO Zirvesi'nin birinci gündem maddesi olmuştur. Tüm üye ülkelerin kabul ettiği zirve sonuç bildirgesinde, Rusya'nın birliğin güvenliğine "en büyük ve doğrudan tehdit" olduğunun vurgulanması,

**Ukrayna Savaşı sırasında Rusya’ya verdiği destek nedeniyle Çin’in yaptığı yardımları sonlandırması, Rusya'nın savaşı devam ettirmesinde Çin'in rolünün etkili olduğunun ve iki ülkenin genişleyen ilişkilerinin endişe yarattığının kaydedilmesi, Çin'in uzay yetenekleri ve nükleer cephaneliğinin hızla genişlemesiyle ilgili endişelerin dile getirilmesi,

**Ukrayna'ya gelecek yıl için, ilk kez Amerikan F-16 savaş uçakları da dahil olmak üzere yaklaşık 43,3 milyar dolarlık askeri yardım sözü verilmesi (ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Amerikan yapımı F-16 savaş uçaklarının Danimarka ve Hollanda'dan Ukrayna'ya sevkiyat sürecinin başladığını ve uçakların "bu yaz kullanımda olacağını, Ukrayna'ya hava savunma sistemleri de gönderileceğini açıklamıştır.)

**Nükleer caydırıcılık, siber güvenlik gibi konularda kolektif savunmanın arttırılması,

**ABD’nin SM-6, Tomahawk ve hipersonik seyir füzeleri gibi Avrupa'nın elindekilerden daha uzun menzilli füzelerin 2026’Dan itibaren Almanya’da konuşlandırılması,

**Ukrayna'nın gelecekte NATO üyesi olması için "geri dönülemez bir yola girildiği" üzerinde uzlaşılırken, üyelik için bir tarih belirlenmemesi, üye ülkelerin, Ukrayna ordusunun eğitimi ve askeri yardımların koordinasyonu için özel bir birlik kurulmasında uzlaşmış olması,

** Teröristler ve terör örgütleri tarafından ortaya konulan tehdit ve zorluklara kararlılıkla karşı koymaya devam edilmesi…

 

Memnun olmayanlar

Kararlar alınmış ve toplantı sonuç bildirgesine girmiştir. Ancak gerek NATO’ya üye ülkelerde gayrimemnun kitleler, gerekse Çin ve Rusya devletler huzursuzluklarını belirtmekten geri kalmamışlardır. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in "Ukrayna'ya desteğimiz bir hayırseverlik işi değil, bunu kendi güvenliğimiz için yapıyoruz" şeklindeki açıklaması ise düşündürücüdür.

 

** Almanya ABD'nin nükleer silahlarına ev sahipliği yapan ülkelerden biri ve ülkede Soğuk Savaş yıllarından bu yana buna tepki gösteren muhalifler var. Ülkedeki aşırı sağ parti AfD, anlaşmanın Almanya'yı "bir hedef haline getirdiğini" savundu.

** Pekin, NATO'nun, savaşın kökeni olan sebeplere odaklanmak yerine başkalarını suçladığını" savundu.

** Ukrayna'ya Amerikan F-16 savaş uçaklarının gönderileceğinin açıklamasına beklendiği gibi Rusya'dan sert tepki geldi. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergei Ryabkov Moskova'nın "yeni tehdide askeri bir yanıt vereceğini" söyledi.

** Tüm ülkelere Ukrayna’da Rusya'ya hiçbir şekilde yardım etmeme çağrısı yapılan bildirgede, Belarus, Kuzey Kore, İran ve Çin’in isimlerinin zikredilmesi, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını kolaylaştıran ve dolayısıyla uzatan devletlerin kınanması…

 

Montrö Sözleşmesi

Bu memnuniyetsizlikler dışında Montrö Antlaşması’nın da gündeme alınmış olması önemlidir. Bildirgede, “Karadeniz bölgesinde güvenlik, emniyet, istikrar ve seyrüsefer serbestisini korumayı amaçlayan Müttefik bölgesel çabalara, uygun olduğu hallerde 1936 Montrö Sözleşmesi yoluyla da olmak üzere, devam eden desteğimizi bir kez daha teyit ederiz.” ifadesi yer almıştır. Bu ifade; Montrö Sözleşmesi uygulamalarına titizlikle ve tavizsiz devam etmemiz gerekliliğini hatırlatıyor.

Herhalde Türkiye kadar Rusya’da bu konuya kulak kabartmıştır. Ukrayna-Rusya Savaşı’nda her iki tarafın da Boğazlar üzerindeki düşüncelerini biliyoruz. Serseri mayınların Türkiye sahillerine sürüklenmesi bazı devletlerin dikkatini çekmişti. Umarım ileride Montrö ile ilgili bir pürüz yaşamayız.

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam