SON DAKİKA
reklam
reklam

Tütün ve müskirat

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 6 Ağustos 2024, Salı - 13:39   Okunma Sayısı:

Tütün ilk bulunduğu devirden günümüze kadar cazibesini devam ettiren bir keyif maddesidir. Bazılarımız tütünü sigara, pipo, puru, ağızlık, nargile şeklinde tüketmektedir. Tütün müptelâları, beslenmesini oksijenle sürdüren beyine giden oksijen vanalarını kapatarak karbondioksit pompaladıklarını ya bilmiyorlar ya da umursamıyorlar.

 

17’nci yy’da tütünün dolaşımı

    Tütün Türkiye’ye 1601-1605 yılları arasında İngiliz, Venedik ve İspanyol gemici ve tacirleri tarafından İstanbul yoluyla gelmiştir. Gelibolu, bu güzergâh üzerinde önemli bir iskeledir. Tütünün el altından ve fahiş fiyatla satılması buradan başlatılmıştır.

Tüccarların Yenice ve Kırcaali’den Gelibolu civarına getirdiği tütün balyalarının gümrük resminin Gelibolu’dan verilmesi gerekiyormuş. Bazı kaçakçılar bu usûlün dışına çıkarak civardaki küçük limanlara balya atmaya başlamışlar. Tütünün gümrük resmi verilmeden sahile çıkarılması ve gizlice satılması karşısında tütünlerin müsadere edilmesi ve kaçakcılığın men edilmesi konusunda emirler çıkarılmış.[1]

 

Tütün ekimi

    Gelibolu ve Cisr-i Ergene kazalarında çiftçilerin ektikleri tütüne karşılık tarlalarının dönümleri marifet-i şer’i (şeriat kurallarına veya şer’i ilime uygun) ile mesaha edilerek (alanını belirleyerek) her bir dönümün hasılası (ürün verimi) kırk okka[2] addedilerek (sayılarak)gümrük resimlerinin (vergilerinin) alınması istenmiştir. [3]

    Yasa çıkarmakla vergi almak kolay oluyormuş ama önce tütünün muhafaza edilmesi için Seddülbahir Kalesi’nde bir yer tahsis edilmiş.[4] Güvenli satış noktası oluşturulması ve nakliye kolaylığı için de Gazi Sultan Murad Han evkafına mülhak (ilave olunmuş, eklenmiş) Defterdar Ahmed Paşa Vakfı müsakkafatından[5] Gelibolu İskelesi Liman Kapısı’nda yıkık bir tütüncü dükkânının tamirine müsaade olunmuş.[6]

    Gelibolu ahalisinin vergi altında ezilmekte olduğuna ve haksız tebligat yapıldığına dair rumî arzıhale döktüğü şikâyetleri, padişahın o tarafa gitme ihtimaline karşı tercüme ettirilmiş. (a.g.y.tt)[7]

Tekfurdağı[8] kasabasında tütün ekimiyle uğraşan Gelibolulu Asador’un mahalli reji ambarına teslim ettiği tütünü, bedelinden dolayı mahkeme kararıyla hacz ile mühürlettiği; reji müdüriyeti kasasını icra memurunun açtırttığı ve içindeki parayı aldığı tespit edilince hakkında tahkikat başlatılmış. Açılan dava sonunda Tekfurdağı Livası[9] Naib ve Bidayet Mahkemesi Reisi Sabit Efendi azlolunmuşlar.[10]

 

Düyun-u Umumiye döneminde

    Kırım Savaşı’yla başlayan iç ve dış borçlanma sürecinin sonucunda Osmanlı hükümeti borçlarını zamanında ödeyemeyeceğini açıklayınca (1875) alacaklı devletler Osmanlıya büyük tepki göstermiş ve Osmanlının ödeme planını kabul etmemişlerdi. Osmanlı maliye sistemine de güvenmeyen alacaklılar, ülkede toplanan vergileri kendi kurdukları Düyûn-u Umumiye vasıtasıyla toplamak istemişlerdi.

    Artık vergileri Osmanlı memurları değil, alacaklı ülkelerin kurduğu şirketin Reji memurları toplamaya başlamıştı. Bunun neticesinde Osmanlı Devleti’nin en önemli gelir kaynağı olan tütün, tuz ve alkolden toplanan vergiler 30 yıl süreyle Reji şirketine bırakılmıştı.

    Gelibolu ahalisi, arazilerine tütün ekmelerine izin vermeyen Reji İdaresi hakkında yaptığı şikâyeti bir telgrafla resmi mercilere duyurmuştur.[11] Jandarmanın takibinden yılmış olan ve havadan para kazanma imkânı ortadan kalkan veya kısıtlanan kaçakçılar, jandarmayı zan altında bırakacak isimsiz mektuplar göndermeye başlamışlar. Kanun dışı işlere bulaşanlar, Teşkilât içindeki zayıf karakterli kişilere haber salarak kaçakçılığa göz yummaları veya birlikte çalışmaları halinde büyük kazançlar elde etme imkânı bulacaklarını duyurmaya başlamışlar.

Hatta Eceabad jandarma zabitan ve efradından bazı kişilerin, kaçakçılıktan iyi gelir elde edildiği propagandalarına kandıkları ve tütün kaçakçılarına katıldıkları dedikoduları üzerine tahkikat başlatılmış; ama eylemin hakikat dışı olduğu anlaşılmıştır.[12]

 

Günümüzde tütünün yeri

    Her ne kadar dumanın zararları biliniyorsa da bazı beyin ve kalp cerrahlarının bile sigara içtiği de varittir. O zaman söylenecek söz de bana düşmez. Üstelik dünün savaşlarında erin istihkakı olan tütün miktarı belirtilmişken günümüzde TSK’nın İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliği’nde bile erin sigara istihkakı vardır. Burada bir hatıramı anlatmalıyım:

    Ben 1976 yılında Van’ın Erciş kazasına tayin olmuştum. Katılışım hafta sonuna isabet ettiği için kışlaya sivil kıyafetle girmiştim. O zamanlar yaşlı askerler çoktu. Kışla nöbetçi amirliğine gidiyordum. Yaşlı ve sakalları uzamış, pejmürde kılıklı bir asker, yakası paçası açık, şapkasını geriye yıkmış ve sırtını duvara yaslamış vaziyette oturuyordu. Ben de o zamanlar Çamlıca marka filtreli sigara içiyordum. Yanından geçtiğim yaşlı asker,

    ---Ağam bi’ gotü pambıhlı (pamuklu, filtreli) da banğa verinğ? çekdiriim hele!  demişti. Beni tanımıyordu, ben de kendimi tanıtmak gereğini duymamış, yanına çökmüştüm. Bi’ dibi pambıhlı verdim, çakmağımla da cuğarasını yaktım. Derin bir nefes çekti ve;

    ---Nerden gelirsin ağam?

    ---Asker değilim, sivil doktorum ben

    ---Sen cuğaranın (sigara) faydalarını bilinği?          

    ---Faydalarını bilmiyorum; ama anlatırsan ben de öğrenmiş olurum.

---Cuğara içeni it ısırmaz, çünkü elinde âsâ (baston) taşır. Evine kırkız (hırsız) girmez, çünkü gece öskürür ve uyumaz. Ehdiyallamaz (yaşlanmaz), çünkü erken göçer.  

   

Müskirat

    Mürefte, Şarköy ve Gelibolu, Marmara bölgesi verimli topraklara sahiptir. Özellikle bağcılık, meyve ve sebzecilik günümüzde de ileri seviyededir. Keyif veren ve müskirat olarak adlandırılan alkollü içkiler arasında şarap üretim de ileri düzeydedir.

    Osmanlı devletini yönetenler, Gelibolu’yu, donanmaya denizci veren ve şarap ihracıyla para getiren bir yer olarak görmüşlerdir. Hal böyle olsa da Gelibolu sancağına tabi Şarköy muhtar ve ahalisi, bağlarının mahsûlatından imal ettikleri müskirata fahiş (ölçüyü aşan) resm (vergi) vazedildiğini (konulduğunu) belirterek tadil’ini (değiştirilmesini) istemiş.

    Selanik Vilâyeti’nde de imal ettikleri şaraplardan da fahiş resm talep edildiğini dile getirerek, Mahall-i Duyun-ı Umumiye İdaresi’nce tensik edilmesini (düzeltilmesini)  istemişler ve istitafı havi (yardım talebiyle) arzuhal vermişler. (Maliye; 122)[13]

    Mürefte ve Şarköy Rüsumat İdareleri’ne ait müskirat resmi Gelibolu Rüsumat Müdüriyeti’ne aktarılmış.[14] Şarköylü Diyomidi ve rüfekasının imal ettikleri rakı ve şaraba belediye rayicine nazaran Gelibolu Meclis-i İdaresi’nce yeniden kıymet takdir edilmesinin muktezi (gerekli) görülmüş.[15] Gelibolu sahilinin tarassud (gözetim) altında bulundurulması zımnında (amacıyla, nedeniyle) bir yelken sandalı tedariki istenmiş. (Rüsumat)[16]

    Usulüz ekim alanlarında üretim yapılarak, hoyratça kullanımıyla serseriliği ve şiddeti öne çıkararak ve kayıt dışına kaçan ticaretiyle kaçakçılığı yaygınlaştırarak tahammül edilemez hal alan tütün ve müskirat adeti zaman zaman yasaklama dönemleri geçirmiştir.

    Yasaklama döneminde tütün içme yasağı yüzünden enfiye kullanımı artmıştır. Nargile içilmeside bu dönemde gelişme göstermiştir. Din adamları da bu kullanım maddelerinin Kur’an-ı Kerim’e uygun olmadığını ileri sürmüşlerdir.  Buna bir örnek vermek gerekirse;  Hoca:

    ---İçki içmeyenler öbür dünyada her türlü mükâfatla ödüllendirilecek. Hatta ve hatta emirlerine 72 tane Huri verilecek. Ama içki içenlerin Sırat Köprüsü’nden geçişleri zor olacak. İçtikleri her şişe içki boyunlarına asılcak”  demiş. Bektaşi, hocanın bu tasvirlerine dayanamamış ve;

    ---İmam Efendi,  şişeler boş mu olacak, dolu mu?   demiş… İmam;

    ---Bre mel’un, sen öbür tarafı meyhane mi zannedersin?     Bektaşi;

---İmam Efendi, sen 72 huriyle öbür tarafı kerhane mi zannedersin?

 

Olgular

  1. Birinci BMM, 23 Nisan 1920’de toplanınca ilk yaptığı kanunlardan biri Men-i Müskirat kanunu olmuştur. Bu kanun yürürlükte oolduğu sürece kaçak içki üretimi evlerde yapılmış, gizli gizli içenler ve satanlar olmuştur. 9 Nisan 1924’te içki yasağına son verilmiş, 22 Mart 1926’da kanun tamamen ortadan kaldırılarak içki üretimi devlet tekeline geçmiştir. Düne kadar tütün kaçakçılığı ve müskirat yasaklaması gibi olgularla taciz edilen Gelibolu esnafı, bu yasaklamalar nedeniyle istidiği gibi içki üretememiştir.

    Çanakkale’de tütün bayiliği yapan ve içki satan dükkân sahibi Hüseyin’in bu uygulama nedeniyle sancısı devam etmiş olacak ki, “Ey Hain Türk Hükümeti” başlıklı bir yazıyı kahvehane önünde duvara asmış ve tahkikata maruz kalmıştır.[17]

  1. 1902 doğumlu Dedem Şükrü Bey, Atatürk döneminde Gelibolu’da gümrük muhafaza memurluğu yapmıştır. Ege adalarından gelen Rumların özellikle Yeniköy sahilinden kum çaldığını ve ağaçlık alanlara girerek ağaç kesimi yaptığını söylemiştir. Atıyla devriye gezmesi sırasında bu tip olayları gördüğünü ve yakaladıklarını mahkemeye sevk ettiklerini belirtmiştir.

 

[1]  Başbakanlık Osmanlı Arşivi Tarih :12/S /1144 (Hicrî) Dosya No :206 Gömlek No :8515 Fon Kodu :C..ML.. 

[2]  1283 gr veya 400 dirheme tekabül eden ağırlık ölçüsü birimi

[3]  Tarih :15/S /1195 (Hicrî) Dosya No :716    Gömlek No :29280        Fon Kodu :C..ML.. 

[4]  Tarih :29/Za/1203 (Hicrî) Dosya No :415   Gömlek No :16950        Fon Kodu :C..ML.. 

[5]  Vakfa gelir (galle) sağlayan ev, dükkân gibi üstü kapalı (müsakkaf) akar için kullanılan bir terim

[6]  Tarih :08/B /1246 (Hicrî) Dosya No :354    Gömlek No :17979        Fon Kodu :C..EV.. 

[7]  Tarih :29/Z /1247 (Hicrî) Dosya No :659    Gömlek No :32172        Fon Kodu :HAT 

[8]  Tekirdağ’ın Roma ve Bizans dönemindeki adı Rodosto, 18’inci yy’dan itibaren adı Tekfurdağı’dır

[9]   Eskiden kazadan büyük. vilâyetten küçük yerleşim merkezi

[10] Tarih :01/C /1312 (Hicrî) Dosya No :312    Gömlek No :61              Fon Kodu :DH.MKT. 

[11] Tarih :02/S /1321 (Hicrî) Dosya No :9        Gömlek No :842            Fon Kodu :TFR.I..ŞKT. 

[12] Tarih :19/Za/1321 (Hicrî) Dosya No :6       Gömlek No :536            Fon Kodu :TFR.I..ED.. 

 [13]Tarih :18/Ş /1310 (Hicrî) Dosya No :165    Gömlek No :12367        Fon Kodu :BEO 

[14] Tarih :27/N /1312 (Hicrî) Dosya No :4        Gömlek No :1312          Fon Kodu :İ..RSM. 

[15] Tarih :19/R /1335 (Hicrî) Dosya No :106    Gömlek No :85              Fon Kodu :DH.İ.UM.EK. 

[16] Tarih :03/N /1324 (Hicrî) Dosya No :2931  Gömlek No :219772      Fon Kodu :BEO 

 [17] Cumhuriyet arşivi Tarih :3/6/1928 Sayı :    Dosya :90D15               Fon Kodu :30..10.0.0 Yer No :104.679..16

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam