Ülkemizde maalesef doğurganlık oranı her yıl düşmeye devam ediyor. Bu durum gelecekte başta ekonomi olmak üzere birçok olumsuzluklara yol açacak demektir. Çünkü demografik yapımızın dengesi bozulmakta, önümüzdeki süreç için birtakım tehlikeler arz etmektedir.
Toplam doğurganlık hızı 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2023 yılında 1,51 çocuğa kadar gerilemiş durumdadır. Yani sağlıklı bir annenin doğurduğu çocuk sayısı 2001 yılında 2,38’den günümüzde 1,51 çocuk olarak kayıtlara geçmiştir. Bu düşme eğilimi gelecek dönemlerde ekonomik gelişme, sosyal hayat, üretime katılım, emekli sayısı gibi faktörler için bazı olumsuzluklara neden olacağı aşikardır.
Öncelikle genç nüfusun yani 15/24 yaş arası gençlerimizin üretime katkı sağlamaları veya işsiz kalmamaları ülke ekonomisine katkı sağlamaları elzemdir. Bu denge bozulunca ekonomide de birtakım olumsuzluklara yol açacaktır. Bir örnekle açıklamaya çalışalım. Almanya’da genç nüfus oranının yetersizliği nedeniyle ekonomide yavaşlama yaşamamak üzere yurt dışından işçi alımı yaptığını hepimiz biliyoruz. Ülkemizden de birçok vatandaşımız bu kervana katıldılar ve çalışmak için Almanya’ya yıllar önce taşındılar ve günümüzde ülkemize dönenler Almanya standartlarına göre emekli maaşı alıyorlar. Kalanlar ise artık tamamen Alman standartlarında yaşamaya devam ediyor. Bazıları ise ne Alman ne de Türk özelliği taşımaktadır. Almanya’da birçok kentte dağılmış olan epeyce vatandaşımız olduğu için sokakta, caddede, işyerlerinde mutlaka bir Türk vatandaşına rastlamak mümkündür.
Çocuk yetiştirmek içinde bulunduğumuz ekonomik kriz döneminde oldukça zordur. Bundan yıllar önce Sn. Cumhurbaşkanımız, her ailenin en az üç çocuk yapmasını önermişti. Demek ki bu günleri önceden görmüş ve tavsiyesini düşünerek yapmış. Ancak günümüzde özellikle sanayi devriminin başladığı 1970 li yıllardan sonra köyden kente göçün başlamasıyla birlikte doğurganlık oranı azalmaya başlamıştır. Çünkü kent yaşamı köyden farklıdır ve birçok değişikliklerin hayata girmesi gerekir. Eskiden köylerde 6-7 tane olmak üzere her ailenin çocuğu olurdu ve bunların bakımı hepsinin anneleri idi ama bağ bahçe işlerinin yoğun olmasından dolayı büyük çocuklar küçüklerin bakımını üslenirlerdi. Günümüzde ise tek maaşla geçinmenin imkânsız olduğu bir dönem yaşıyoruz ve birçok anne çocuğunu ya bakıcıya ya da kreşe göndererek kendisi çalışmaya gidiyor ve başka çözümü gözükmüyor. Çok az ailelerin anneanneleri ve babaanneleri torunlarına bakabiliyor. Öte yandan doğurganlık oranının düşmesinde en önemli etken ekonomik koşullardır. Biraz önce bahsettiğim gibi, tek maaşla geçinmenin ortadan kalktığı bir dönemden geçiyoruz. Ayrıca eskiden olduğu gibi çocukların eğitimi ilkokuldan değil, yuva, ana okulu, ilkokula hazırlık gibi sınıflardan geçtikten sonra ilkokula başlıyor. Bu da tabii ki bir bedel karşılığında gerçekleşiyor ve akla ziyan ücretler gerektiriyor. Özellikle büyük kentlerimizde ilkokul eğitimi ücretleri yaklaşık 500-600 bin TL civarındadır. Bunu ancak yüksek gelirli vatandaşlar ödeyebilir. Düşük gelirli aileler ise bırakın özel okula göndermeyi, çocuklarının beslenme çantasına yiyecek bile koyacak durumda değillerdir. Hâl böyle olunca birçok aile tek çocukla yetinmek zorunda kalmaktadır. Hâlbuki çocuğun kardeş sevgisini alması, sosyal paylaşım, birlikte yaşam gibi faaliyetlerde bulunması en az bir kardeşle vuku bulacaktır.
Bir diğer konu da evlilik yaşlarının yükselmesi doğurganlık oranını etkileyen faktörlerden biridir. Öncelikle kadınların ekonomik özgürlüğünü almadan evlenmeyi kabul etmemesi, erkeklerin de belli bir iş hayatına atılmayı beklemeleri tanışma ve flört döneminin uzun olması gibi nedenlerle evlilik yaşı da yükselmiştir. Normal olarak doğurganlık yaşı hesaplamalarında 15-49 yaş grubu baz alınmaktadır. Ortalama evlenme yaşının 35 olduğunu varsaydığımızda ancak tek çocuk hesabı yapılmaktadır.
Önemli olan çocuk yapmak değil, doğan çocuğun iyi şekilde yetiştirmek, ona iyi bir eğitim vermek, istikbalini hazırlamak her anne babanın ortak gayretidir. Bu yüzden yeni evliler ve diğerleri çocuk kararı verirken ekonomik koşullarını dikkate almakta ve bakabilecekleri kadar çocuk yapmaktadır. Ayrıca yukarıda bahsettiğim gibi günümüzde tahsil oranı her yıl yükselmekltedir. Yani artık her çocuk üniversite bitirmek hatta mastır ve doktora yaparak kariyer sahibi olmayı hedeflemektedir. Bu tür gelişmeler tabii ki ailenin maddi durumuyla yakından ilgilidir.
Özetle doğurganlık oranının hızlanması için ekonomik koşulların yükselmesi, hane halkı gelirlerinin artması, ekonomiye güven duyulmasıyla mümkün olacaktır.
2023 yılına ait TÜİK tarafından yayınlanan doğum istatistikleri aşağıdadır.
Canlı doğan bebek sayısı 958 bin 408 oldu
Canlı doğan bebek sayısı 2023 yılında 958 bin 408 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,3'ü erkek, %48,7'si kız oldu.
Toplam doğurganlık hızı 1,51 çocuk oldu
Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir.
Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2023 yılında 1,51 çocuk olarak gerçekleşti. Yani, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 2023 yılında 1,51 oldu. Bu durum, doğurganlığın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,10'un altında kaldığını gösterdi.
Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,27 çocuk ile Şanlıurfa oldu
Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2023 yılında 3,27 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,72 çocuk ile Şırnak, 2,40 çocuk ile Mardin izledi.
Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,13 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,14 çocuk ile Zonguldak ve Karabük, 1,16 çocuk ile Kütahya izledi.
Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması, 2022 yılında 1,46 çocuk oldu
Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2022 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,79 çocuk ile Fransa olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,08 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2022 yılında binde 1,63 olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 5. sırada yer aldı.
Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ile karşılaştırması, 2022
Kaba doğum hızı binde 11,2 oldu
Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2023 yılında binde 11,2 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2023 yılında 11,2 doğum düştü.
Kaba doğum hızının en yüksek olduğu il binde 24,8 ile Şanlıurfa oldu
Kaba doğum hızı illere göre incelendiğinde, 2023 yılında kaba doğum hızının en yüksek olduğu il binde 24,8 ile Şanlıurfa oldu. Bu ili binde 22,0 ile Şırnak, binde 19,3 ile Mardin izledi.
Kaba doğum hızının en düşük olduğu il ise binde 6,9 ile Zonguldak oldu. Bu ili binde 7,2 ile Bartın, binde 7,6 ile Karabük izledi.
Kaba doğum hızının Avrupa Birliği üye ülkelerinden daha yüksek olduğu görüldü
Türkiye'nin kaba doğum hızının Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin kaba doğum hızlarından daha yüksek olduğu görüldü. Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin kaba doğum hızları incelendiğinde, 2022 yılında en yüksek kaba doğum hızına sahip olan ülkenin binde 11,2 ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi olduğu, en düşük kaba doğum hızına sahip olan ülkenin ise binde 6,7 ile İtalya olduğu görüldü.
Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) Veri Tabanı, 2022
Türkiye verisinin kaynağı TÜİK'tir.
Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu
Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.
Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2023 yılında binde 101 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.
Adölesan doğurganlık hızı düştü
Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.
Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2023 yılında binde 11'e düştü. Diğer bir ifadeyle, 2023 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 11 doğum düştü.
Adölesan doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması binde 7 oldu
Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin adölesan doğurganlık hızları incelendiğinde, 2022 yılında en yüksek adölesan doğurganlık hızının olduğu ülke binde 37 ile Bulgaristan, en düşük adölesan doğurganlık hızının olduğu ülke ise binde 1 ile Danimarka oldu. Adölesan doğurganlık hızı 2022 yılında binde 12 olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi 7 ülke ile beraber Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde yer aldı.
Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) Veri Tabanı, 2022
Türkiye verisinin kaynağı TÜİK'tir.
Doğum yapan annelerin ortalama yaşı 29,2 oldu
Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2023 yılında 29,2 oldu. İlk doğumunu 2023 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,0 oldu.
İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin ve Tunceli oldu
İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2023 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin ve Tunceli oldu. Bu illeri 28,6 yaş ile İstanbul, 28,4 yaş ile Trabzon ve Rize izledi.
İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,2 ile Muş ve Ağrı oldu. Bu illeri 24,4 yaş ile Şanlıurfa, 24,8 yaş ile Gaziantep izledi.
Doğumların %3,3'ü çoğul doğum olarak gerçekleşti
Doğumların 2023 yılında %3,3'ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların %95,6'sı ikiz, %4,2'si üçüz ve %0,2'si dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.
Doğumların %40,6'sı annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti
Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2023 yılında doğumların %40,6'sının ilk, %30,4'ünün ikinci, %16,5'inin üçüncü, %11,9'unun ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.
AÇIKLAMALAR
Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi'nin (MERNİS) 2001 yılında on-lime uygulamaya geçmesiyle doğum istatistikleri bu veri tabanından üretilmeye başlanmıştır. Doğum verisi, idari kayıtlara gecikmeli yansıyan yeni kayıtlardan dolayı 5 yıl geriye dönük olarak güncellenmektedir. Bu haber bülteninde, 2018-2022 yıllarına ilişkin doğum istatistiklerinin 31 Mart 2024 tarihi itibarıyla güncellenmiş verileri ile aynı tarih itibarıyla 2023 yılı doğum istatistikleri verilmiştir.
Kaynak: TÜİK
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar