Middle East Economic Survey,[1] Gazze savaşının İsrail enerji sektörü üzerindeki etkisi, Gazze'de savaşın uzun süre devam etmesi, ardından daha da tırmanması halinde potansiyel enerji imkanlarına ilişkin yayımladığı kapsamlı bir çalışmada;
Savaşa etki eden faktörler
**İsrail ile Hizbullah arasındaki savaşın kızışması ve genişlemesi durumunda İsrail'in beklenen tedbirlerinin "üç gaz sahasındaki (Leviathan, Tamar ve Kariş) projelerle ilgili çalışmaları durdurabileceğine,
**Doğal gaz yerine kullanılabilecek alternatif yakıtların hem sürdürülebilir enerji hem de kömür ve ham petrol olduğunu, bunların temin edildiğini ve hazırlandığına,
**İsrail enerji sektörünün 7 Ekim'deki Hamas saldırısından ve ardından doğal gaz satışlarındaki kayıptan kaynaklanan zararların yanı sıra, petrol ve gaz arzının sağlanmasından kaynaklanan ek masrafların geçen mart ayı sonuna kadar yaklaşık 1 milyar dolara ulaştığına,
**Buna ek olarak, savaşın tırmanması ve genişlemesi durumunda İsrail'in elektrik üretiminde alternatifleri doğal gaz kullanımından kömür, dizel ve sürdürülebilir enerjilere geçiş yapmak yönünde olacağına,
**İsrail'in doğal gaz arzını durdurması halinde değişen derecelerde İsrail gazı ithalatına bağımlı olan Ürdün ve Mısır zorlu meydan okumalar ile karşı karşıya kalacağına yer vermiştir.
Ürdün’ün durumu
Ürdün, son yıllarda sürdürülebilir enerji üretimi alanında önemli adımlar atmayı başarmış olmakla beraber elektrik üretiminde hâlâ yüzde 80 oranında fosil yakıtlara (özellikle doğal gaza) bağımlıdır. 2023 yılında, doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 98'ini İsrail'den ithal etmesine ilave olarak Akabe Limanı aracılığıyla iki tanker sıvılaştırılmış gaz (LNG) da ithal etmiştir.
Öte yandan, 2023 yılında Ürdün Ulusal Elektrik Şirketi'ne sağlanan gaz hacmi, günde yaklaşık 259 milyon fit küpe ulaştı. Bu miktar Ürdün elektrik sektörünü besleyen gaz arzının yaklaşık yüzde 89'unu temin eden Leviathan sahasından sağlanmıştır.
İsrail gaz arzının kesilmesi durumunda Ürdün'ün elindeki seçenek, Süveyş Körfezi'nde demirli ve LNG depolayıp nakleden bir tanker ile Akabe Limanı’na taşınacak LNG ithalatını artırmak olacaktır.
MEES'e göre Ürdün, toplam iç talebi karşılamaya yetecek miktarda LNG’yi Akabe Limanı aracılığıyla ithal edebilir. Ancak asıl zorluk, bu alternatifin yüksek masraflarını karşılamakta yatıyor. İthal LNG’nin fiyatı Leviathan sahasından gelen gazın fiyatının iki katı. İsrail'den gelen doğal gazın fiyatı BTU (İngiliz ısı birimi) başına 6 dolar iken LNG’nin birim fiyatı bu miktarın iki katı.
Dahası, kesilmesi halinde İsrail gazını telafi etmenin bir yolu var, ancak Ürdün Ulusal Elektrik Şirketi borç yükü altında, bu da LNG ithalatını katlanılması zor bir mali yük haline getiriyor. Bu bağlamda, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) Ürdün ekonomisine ilişkin son raporu, Elektrik Şirketinin borçlarının yaklaşık 6,1 milyar dolar olduğunu ve bunun da 2024 yılı sonunda Ürdün'ün gayri safi yurt içi gelirinin yaklaşık yüzde 11,5'ine eşdeğer olduğunu göstermektedir.
Zohr doğal gaz sahasındaki üretimin azalması nedeniyle Mısır'ın İsrail gazı ithalatına bağımlılığı da son zamanlarda arttı. Bu azalma, Mısır'ın İsrail gazı ithalatının 2024 yılının ilk çeyreğinde rekor bir orana çıkmasına neden oldu; 2023 yılındaki yaklaşık 834 milyon fit küp ithalatına kıyasla, günde yaklaşık ortalama 1,03 milyar fit küpe ulaştı.
Mısır
Mısır'ın, elektrik üretimi için doğal gaz yerine ek LNG ithalinin yanı sıra fuel oil de ithal etmesi bekleniyor. Ancak Ürdün'de olduğu gibi LNG ve fuel oil ithalatı Mısır hazinesine ek yük getireceği kesindir.
Mısır'da ortalama fuel oil tüketimi günlük 77 bin varil civarında. Ancak artık elektrik üretmek için de fuel oil kullanımına ihtiyaç duyulmasıyla birlikte 2024 yaz sezonunun başından itibaren tüketim artarak günlük yaklaşık 193 bin varile ulaşmıştır. İsrail'den yapılan gaz ithalatına gelince, BUT başına 6-7 dolar arasında değişiyor, yani aynı miktar için ithal edilen LNG’nin birim fiyatının yaklaşık yarısı kadar.
İsrail ise doğal gaz üretiminde kesinti olması halinde durumunu iyileştirmeye çalışıyor. Bu durumda İsrail için mevcut alternatif, 4,84 gigawatt elektrik üreten ve kömürle çalışan iki elektrik santralini işletmek. İsrail doğal gaz da yakabilmesine rağmen bu iki santralde acil durumlar için kömür yakmaya devam ediyor. İki santralden ilki Aşkelon'daki Rothenberg (2,25 GW) ve Hadera'daki Orot Rabin'dir (2,59 GW).
Ancak bazı yetkililerin son açıklamalarından İsrail'in acil durumlarda elektrik üretmek için kömür kullanımına yönelmesi halinde, yalnızca yukarıda bahsedilen iki santrale bağlı olmadığı açıkça görülüyor. Kömür ya da dizele dayalı çok sayıda santrali var. Yüzlerce elektrik jeneratörünün çeşitli bölgelere dağılmış olduğundan ise bahsetmiyoruz bile.
Savaşın Hizbullah'ın yanı sıra İran ile Iraklı milisleri de kapsayacak şekilde genişlemesi durumunda, İsrail'in uzun vadeli kesintiler yaşamadan elektrik temin etmeye devam edip edemeyeceği konusunda uzmanların tahminleri farklılık gösteriyor.
İran
İsrail'den çok daha büyük bir coğrafyaya ve nüfusa sahip. Yaklaşık 90 milyon nüfuslu ülke, İsrail'in neredeyse 10 katı büyüklüğünde. Ama bu İran'ın daha büyük bir askeri güç olduğu anlamına gelmiyor. İran yıllar içinde füze ve insansız hava araçlarına büyük yatırımlar yaptı.
Rusya'nın, Tahran'ın Ukrayna savaşında Moskova'ya verdiği askeri desteğe karşılık olarak bunları geliştirmek için İran ile iş birliği yaptığına inanılıyor. İran'ın gönderdiği Şahed adlı insansız hava araçlarını Rusya'nın üretmeye çalıştığı da bildiriliyor.
[1] Ortadoğu petrol sektöründe uzman MEES dergisi