SON DAKİKA
reklam
reklam

Sorumluluklar

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 29 Ağustos 2024, Perşembe - 10:21   Okunma Sayısı:

Sporda sorumluluklar

    Son olimpiyatlarda milli takımlarımız kendilerinden beklenen performansı gösteremediler. Türkiye, madalya sıralamasında 64’üncü sırada yer aldı. Gençlik ve Spor Bakanı, sorumluluğun federasyonlarda olduğunu belirterek sıyrılmaya çalıştı ve tabii ki spordan anlamadığını da ortaya koymuş oldu.

Gençlik ve Spor Bakanı, bu federasyonların kendisine bağlı olduklarını bilmiyor muydu? Hiç bu federasyonların başkanlarını Bakanlıkta toplamış mıdır? Ekranlarda göğsünü gere gere “Federasyonlardan hesap soracağız” diyor. Ne hikmetse kendisinde hiç sorumluluk aramıyor.

Merak ediyorum, kime neyi soracaksınız? Bu başkanları atayan sizler değil misiniz? Federasyonlara para göndermiş olabilirsiniz, ancak federasyon başkanlarının ihtiyaçlarının tespitini, varsa eksiklerini, takımların durumlarını yerinde gördünüz mü? Veya bu federasyonları hiç denetlediniz mi? Her branştan uzman kişilere denetlettiniz mi?

Şimdi kolaya kaçıyor ve sorumluluk almak istemiyorsunuz. Federasyon başkanları sorumluluğu kabul edecek mi? Asla etmezler, çünkü;

 

“Kabahatin adı altın bilezik olsa kimse koluna takmak istemez”

 

Daha önce de sorumluluklar ve toplantılar konusunda yazılar yazmıştım.  Eski bir tabanca atıcısı müsabıkı olarak karşımıza çıkan bu durum herkes gibi benim de yüreğimi yakıyor. Bakan’ın yapacağı en doğru iş, hiç top çevirmeden istifa etmek olmalıdır.

 

***                            ***                          ***

Sessiz fısıltılar

    Doğayla ilgili her fotoğraf sergisini mutlaka geziyorum. Bazen izlediklerimden ürperti duyuyorum. Resimlerin anlatmak istediklerine kulak verirken hepsinin dertli olduğunu görüyorum.

Sonsuzluk, zamana direniyor ve önceden var olanı bize sessizce fısıldıyor.  Tıpkı çölleşen göl, nehir, baraj yataklarındaki midye kabukları, suyu olmayan yüzme havuzları, balığı olmayan konserve fabrikaları, kumulsuz kalan kasabalar, köyler, hayalet limanlar gibi...

 

Yüksek mevkilerde sağduyuya az rastlanır (Juvelanis)

 

Pamukova’nın, Menderes Havzası’nın verimli alanları, Nevşehir’in bağ ve özleri yerlerini taş yığınlarına terk etmiş vaziyettedir. Adeta hayatın nasıl yaşanacağına dair doğru bildiklerimizi yeniden gözden geçirmemizi haykırıyor hep bir ağızdan...

Önlenemeyen kadın cinayetleri, ağaç ve orman kıyımı, köpek katliamı… Bütün bunları düşünürken güneyimizdeki topraklarda da bir başka verimliliğin azaldığını, verimli tarlaların katledildiğini görüyorum: Ben bu havzaların, tarlaların, büyük nehirlerin üzerinde çok uçuşlar yapmıştım. En büyük ova Çukurova idi. Şimdiki hallerini görmek istemiyorum.

Yüce Yaradan’ın bu ülkeye bahşettiği koca verimli ova Çukurova’ya beton dökerek pist yapmak hangi aklın ürünüdür, anlamak mümkün değil! Yarın havaalanı civarına gecekondular yapılır; benzinci, köfteci, çömlekçi, oto tamircisi hatta oto sanayii dükkânları sıralanır. Hatay’da yapılan havaalanının durumu ortada… Sorumluluk kimde?

 

***                            ***                          ***

İlgililere sorumluluklar 

    Kirlenen her şey yalnızlaşıyor, ıssızlaşıyor. Onları yalnız bırakıp ıssıza itmesek de güzelliklerini korusalar? Öyle ya dostlar birbirlerini arar, yalnız bırakmazlar. Ekonomik gelişmeyi maksimize etmek yarışına dönen uygarlık anlayışı ile daha yüksek seviyede refaha ulaşmak adına doğaya yapılan bilinçsiz müdahaleler, çoğu zaman artık yaşamın sürdürülemeyeceği alanlar bırakıyor geriye.

    Bir başka olumsuzluğa da, uçakların havaalanlarına iniş-kalkış yaptıkları rotalar oluşturuyor… Gerisinde sıcak eksoz gazının -50, -60 derecelerdeki soğuk havayla buluşması sonucu beyaz izler bırakan uçakların üzerinden geçtiği mekânlar, mahalleler, bahçeler ve tabii ki insanlar bu havayı soluyor.

    Tonlarca eksoz gazının aeresol halde insanın, ağacın, toprağın, su kaynaklarının üzerine yağdığını, canlıların bir zaman sonra geleceklerini karartacağını, hastalıklara yol açacağını düşünüyor musunuz? Antalya, Ankara, İstanbul üzerinde inip kalkan uçakların yarattığı tahribat ve hastalık oranları Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere ilgili Bakanlıklar tarafından bilimsel olarak ele alınmış mıdır, alınmakta mıdır?

    Bir Çernobil faciası yaşadık, arkasından da kanser patlaması ortaya çıktı. Şimdi Zaporjiya nükleer santralında yangın ortaya çıktı. Devletin aldığı tedbir veya tedbirler var mıdır? Kanser tedavisinde sadece ilâçlar veya yöntemler dile getiriliyor. Hazırlayıcı sebepler arasında bu sıcak kurşun bileşimli gazlarla sızıntı haldeki partikül yüklü bulutların yaratacağı etki araştırılıyor mu? Sorumluluk kimde?

***                            ***                          ***

Refahın kötü yanları

    Konstantinopolis, batı Pasifik’e kadar uzanan farklı yerlerden gelen egzotik ot ve baharatların buluşma noktasıydı. Bizanslı baharat tüccarları, bu malları genel olarak satmakla zenginleşmiş; ama aynı zamanda yurt dışına da ihraç etmişti.

  1. Leo saltanatı (886-912), sırasında yazılmış. Eparkhos’un kitabı, baharat dükkânlarının yerlerinin “aromanın esintiyle (Mesih’e ait) ikona ve... Kraliyet Sarayı’na doğru yükselerek sürükleneceği şekilde” düzenlendiğini belirtmiştir.

Dünyayı tüm canlılarla paylaşıyoruz. Yoksa dünya tek başımıza var olduğumuz bir yer değildir ve istediğimiz gibi de kayıtsız kalamayız.  Ekonomik gelişmeyi maksimize etme yarışına dönen uygarlık anlayışı ile daha yüksek refah adına doğaya yapılan bilinçsiz müdahaleler çoğu zaman artık yaşamın sürdürülemeyeceği alanlar bırakıyor geriye. İşte bunlar da refahın kötü yanları…

Saadet bile haddini aşarsa azap olur (Seneca)

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam