Gençlerden eylemler
Bir adam sokakta eşini dövüyor. Gençler olay yerine geliyor ve döven adamı dövüyorlar. İnanıyorum ki, epeyi hırpalamışlardır. Gençler, dövmek yerine adamı etkisiz hale getirip polis çağırsaydınız daha iyi değil miydi?
Asker uğurlamasında yine gençlerden coşkulu ama şuursuzca hareketler görüyoruz. Trafiği kesmek, ateşli silahlarla sağa sola ateş etmek, patlayıcı ve yanıcı maddeler kullanmak uygun değil. Hastaneye yetişecek, havaalanına gidecek insanlar, hamile kadınlar ve yaşlıların o yürümeyen trafikte neler çektiklerini düşünsenize!
Devletin güvenlik kuvvetleri yaptıklarınızı kısmen hoşgörüyle karşılasalar da görevlerini yapmak zorundalar. En kutsal göreve uğurlayacağınız arkadaşınızın zor durumda kalmasına razı mısınız?
Asker uğurlamaları
Sevgili gençler, askerlik hizmeti bir yasa gereği olduğuna ve sizler de icabet ettiğinize göre hepiniz yasalara saygılı insanlarsınız demektir. Hal böyle olunca, büyük konvoylarla trafiğin kesilmesi, gece yarılarından sonra coşkulu bağırışlarla uğurlama yapılması, silâh atılması ve yarı beline kadar araçlardan sarkılması gibi eylemler yasalarımıza ters düşer. Ayrıca hem kendinizi, hem ailenizi hem de askere uğurladığınız arkadaşınızı veya arkadaşlarınızı düşünmeniz gerekiyor.
Devletin resmî görevlileri sizlere anlayış gösteriyorlar. Aynı anlayışı sizin de halka karşı göstermeniz gerekir. Yaşlı, hamile ve hasta insanların tahammül gücü, sizin gücünüze göre azdır. Trafiği kesmekle zaten yaşlılığın ve hastalığın sıkıntısını yaşayan o insanlara daha da zahmetli anlar yaşatıyorsunuz. Doktora gidecek ya da havaalanına yetişecek insanların gecikmesine ve mağduriyete düşmesine neden olabilirsiniz.
Ekonomik nedenlerle gece geç saatlere kadar çalışan ve işine erkenden gitmesi gereken insanlar olduğunu düşünün lütfen. Mahalle aralarında yüksek patlama gücüne sahip havai fişekler atarak yaptığınız eğlenceniz hamile kadınlar, çocuklar ve yaşlı insanlar için risk oluşturabilir, fakir insanların dinlenmesine engel teşkil edebilir. Celp zamanlarında huzuru bozulan halkımız, bu isteğini yerine getirmediğiniz takdirde üzülebilir. Askerliğe karşı olanların ekmeğine yağ sürersiniz.
Kutsal vatan hizmetine severek koşan sizleri, arkadaşlarınız coşkuyla uğurlamaktadır. Biraz kaygılı biraz heyecanlı olsanız da askerlik hizmetini severek yerine getirmek isteyen ve heyecan duyan sizleri alkışlıyoruz. Güle güle gidin, yediğiniz milletin ekmeğidir. Sizlere helâl olsun! Sağlıcakla aile yuvanıza geri dönün, ama halkı bezdirici eylemleri yapmayın!
*** *** ***
Tarihten bir sohbet
Haşmet: Doğum tarihi tam olarak bilinmese de İslam Ansiklopedisi’nde 1720-1730 arası olarak verilmektedir. Şair Haşmet, Haşmet bin Abbas, (ö. 1768, Rodos), Osmanlı divan şairidir. Latifeleri, hicivleri ile tanınan bir şairdir.
Devrin ünlü şairi ve devlet adamı Koca Ragıp Mehmet Paşa (III. Mustafa zamanı, 1757-1763 döneminde sadrazam)’nın himayesinde yetişmiştir. Ragıp Paşa ve Fitnat Hanım ile yakın dostluk kurmuştur.
Devrin Şeyhülislamı Dürrîzâde Mustafa (1762-1767), Haşmet hakkındaki bütün söylentileri bire bin katarak padişaha anlatmış, bu arada dostluklarından dolayı Ragıb Paşa’nın Haşmet’e şefaatçi olabileceğini de padişahın kulağına sokmuştur.
Pâdişâh bütün bu dinlediklerinden sonra Haşmet’i Bursa’ya sürgüne göndermiştir. Ragıb Paşa ise bunun üzerine padişaha, Haşmet’in kendi meclisinden olduğunu arz ederek affedilmesini niyaz etmiştir. Pâdişâh ise Paşa’ya,
“Kişi yakınlarından sorulur, onlardan sorumludur, devletimi idare edenlerin böyle müfsid musâhibi olması ayıptır.” diyerek Paşa’yı azarlamıştır.
Ragıb Paşa bundan böyle bu konuda padişaha Haşmet’in affı için aracılık etmemiş ve Haşmet, ölene kadar hayatını sürgünlerde geçirmiştir.”[i]
[i] M. Aktepe, “Şemdânîzâde Süleyman Efendi Tarihi”, İstanbul, 1978, C.II, s. 47-48