ABD, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)’ne 1987 yılından beri silah ambargosu uygulamaktadır. ABD Meclisi’nde, Yunanistan ve Kıbrıslı Rumların çıkarlarını ileriye götürmek için Senatör ve Temsilciler Meclisi üyeleri seçildikleri günden itibaren uğraşı verirler. Güney Kıbrıs’a uygulanan silah ambargosunun kaldırılması için yeni bir yasa tasarısı hazırlar ve ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi ile ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesine sunarlar.
33 yıl aradan sonra 2020 yılında ABD’nin ambargo kararında bir yumuşama görülmeye başlamıştır. 2019 Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji Ortaklığı Yasası ve 2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası kapsamında ABD, Amerikan savunma ürünlerinin Rum yönetimine ihracat kısıtlamasını başlatmış, ancak bunu da iki koşula bağlamıştı.
- GKRY'nin kara para aklama ile mücadelede düzenlemeler yapması ve bunu denetleme
konusundaki reformları uygulama çabalarında ABD ile iş birliğine yönelmesi,
- Rus savaş gemilerinin GKRY limanlarına girişine son vermesi, yakıt ikmali ve hizmet
alımına son vermesi…
Ambargoda yumuşama
ABD’nin Kıbrıs Rum Kesimi için 2020 yılında hafiflettiği silah ambargosunu 1 Ekim 2022'den itibaren geçerli olmak üzere yeni politikayı yansıtacak şekilde değiştirileceğini kaydetmiş ve 2023 yılında tamamen kaldırma kararı almıştır. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 18 Ağustos 2023 tarihli açıklamasıyla, silah ambargosunun kaldırılması kararının, 1 Ekim 2023 tarihinden itibaren 2024 yılına kadar bir yıl süre ile uzatıldığı duyurulmuştur.
Bunun yanısıra, 17 Ağustos 2023 tarihinde ABD 6. Filosu’na bağlı USS Ramage isimli, Arleigh Burke tipi güdümlü roket destroyerinin, GKRY’nin Limasol limanına bir “olağan liman ziyareti” gerçekleştirmiş olması da endişe vericidir.
ABD savaş gemilerinin sözde liman ziyaretlerinin süreklilik kazanması, adada huzur ve istikrarın muhafazası bakımından kaygı verici olduğu gibi, GKRY’nin bölgedeki askeri tahriklerini teşvik eder niteliktedir. Bu sağlanan desteklerle GKRY, birçok ülkeyle askeri iş birliğini arttırmakta, Ada’nın ve Doğu Akdeniz’in istikrarının bozulmasına sebep olmaktadır.
Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan ise ‘dönüm noktası’ diyerek kararın önemini vurgulamıştır. ABD yasağı kaldırma gerekçesini ‘Rusya’nın bölgedeki etkinliğini azaltma’ diye gösterse de Rum yönetimi silahlanma çabalarının Türkiye’ye karşı yapıldığını gizlememektedir.
Batı’nın tutumu
- Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşması,
- Türkiye’nin her geçen gün Batı’dan kopup Doğu eksenine kayması,
- Erdoğan’ın Şanghay İşbirliği’nde üyelik hedeflemesi,
- Yunanistan ile yaşanan gerginliklerden rahatsızlık…
İşte Batı’yı huzursuz eden konular bunlardır. Pek tabiidir ki, Türkiye’yi doğrudan hedef almak da istemiyorlar ve birtakım sızıltılarla ihsas ettirmek istiyorlar.
Türkiye’nin yapması gerekenler
İsrail, tüm Orta Doğu’yu kana bulayıcı çabalar içindedir. En büyük destekçisi de Amerika’dır. Ambargo kalktıktan sonra GKRY topraklarına çok sayıda Amerikan silah ve mühimmatı depolanmıştır.
Aynı şekilde İngiliz Agratur ve Dikelya üsleri de birer mühimmat deposu ve Orta Doğu’yu dinleme üsleridir.
Türkiye silah sanayisine yatırım yapmaya devam edecektir elbette… Ordusunu güçlü kılmaya hatta Batı dışı dünya ile de temaslarını hızlandırmaya önem verecektir. NATO ve AB vecibeleri ile üyelik süreci bir devlet projesidir, ısrarla üzerinde durulacaktır.
Türkiye, Batı ve Doğu arasındaki dengeyi muhafaza edecektir. Aksi takdirde Risklerle karşı karşıya gelecektir.