TRT Genel Müdürü İbrahim Eren’i dinlemek için yer itibarıyla Tepebaşı ile Şişhane arasında olan Marmara Pera’ya gittik. Öncelikle TRT genel anlamda da son yıllarda bir atağa girmiş durumda .Bu atağın kahramanlarından birisi olan İbrahim Eren’in de bu çalışmalarda önemli bir rol aldığını belirmek gerekiyor. TRT Belgesel ’in dünyadaki güncel ve popüler belgeselcilik anlayışına göre yeniden düzenlemesi ki; kendi çevremden bunu beğeneler olduğu gibi beğenmeyenler de olduğunu ifade etmeliyim, TRT World gibi dünya çapında(BBC benzeri bir çalışma anlayışı kanalda hakim) bir haber-yayıncılık kanalının ortaya çıkarılması, Türkiye’deki genç sinemacılarımızın (TRT TV Filmleri ,Ortak Yapımlar) desteklemesi ve tarihi dizilere ağırlık verilmesi gibi pek çok işin ortaya çıkmasında o dönemde genel müdür yardımcısı olan İbrahim Eren’in de çok önemli katkıları var.
TRT ‘nin yayıncılık anlamında unutulmaz işler çıkartmasıyla bilinen ( Canlı İlk Futbol Maçı , Canlı Eğlence Yayınları ile İlk Yerli Dizi (Kaynanalar),İlk Yerli Belgesel gibi ) müdürü olan ve sonradan politikacı kimliğiyle de tanınan Rahmetli İsmail Cem’den sonra (Cem TRT Genel Müdürlüğüne atandığında 34 ;Eren ise 37 yaşında bu göreve getirildi.) genç yaşında TRT Genel Müdürü olan Eren’in “TRT’de Tanıdık Var Mı “ başlıklı panelinde yaptığı söz konusu açıklamalarıyla ilgili olarak en çok memnuniyet duyduğum gelişmelerden birisi TRT 2’nin yeniden hayata geçecek olması.
TRT 2’nin yayın yaşamında bir çok kimseyi kültürel donanıma sahip olma yolunda epey katkı sağladığını söylemeliyim. Benim de sinema kültürümü geliştiren bir kanal oldu;TRT 2.Rahmetli Rekin Teksoy’u, Rahmetli Giovanni Scognamillo ‘yu Atilla Dorsay’ı,sonradan üniversitede dersini aldığım Burçak Evren hocamı, yine üniversiteden dersini aldığım Battal Odabaş hocamı, Vecdi Sayar’ı, Alin Taşcıyan’ı , Mehmet Acar’ı ve Cem Altınsaray’ı, ben ilk TRT 2’de gördüm ve tanıdım. Çoğu ile gerçek hayatta da tanışma fırsatı yakaladım. Yine programlarıyla ve içeriğiyle TRT 2’nin bu işlevini devam ettirmesini dilerek yayın hayatlarında başarılar diliyorum.
Bu arada TRT eline gelen projeleri ele alıp inceleyecek olan bir “ Yayın Vizyon Merkezi" de kuracak. Bu şu demek; TRT eline gecen projeler için ince eleyip sıkı dokuyacaktır. Bir projenin en büyük referansının estetik ve kalite olduğunu söyleyen TRT Genel Müdürü İbrahim Eren ve TRT içinde “ Yayın Vizyon Merkezi" estetik ve kalite açısından çok yararlı olacaktır. Yine; son dönemde tarihi dizilere ağırlık (Diriliş Ertuğrul, Payitaht Abdülhamid gibi) veren TRT 2150 gibi fütüristik bir dizinin de hazırlıklarına başlamış durumda. Dizi için 2018’i beklememiz gerekiyor. Bir başka müjdeli ve memnuniyet oluşturan haberimiz de; yapımcılar için. Bundan sonra yapımcıların Ankara’ya gitmesine gerek yok. İnternet üzerinden projeyi sunmaları yeterli olacak.
Elindeki kısıtlı imkanlara ve önünde duran tüm engellere rağmen muhteşem işler çıkartan çok değerli sinemacılar olduğunu belitten TRT Genel Müdürü İbrahim Eren de; Ahmet Uluçay gibi çok değerli bir isimi saygıyla ve rahmetle andı ve “TRT’de bir tanıdık var mı?’ diye soranların öncelikle Ahmet Uluçay’ın hayatına, sinemasına bakması gerektiğinin altını çizdi.
(Devamı yarın)