SON DAKİKA
reklam
reklam

NATO Tatbikatında skandal (II)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 30 Kasım 2017, Perşembe - 10:00   Okunma Sayısı:

Hitler’in U-botları (denizaltıları)
Hitler, Norveç fiyordlarını “U-botlara gizleme sağlaması nedeniyle” kader alanı olarak görüyor ve çok sayıda U-botun Norveç’e gönderilmesi için emirler veriyordu. Aralık 1942’de Altenfiord’da (Norveç) ağır kruvazörler (Hipper, Lützow) ve altı muhripten oluşan bir kuvvet göndermiş, sonunda Tirpitz, Scharnhorst ana muharebe gemilerinin ve Lützow ağır kruvazörünün Norveç’te güçlü bir görev kuvveti olarak kalmasını sağlamıştı. 
Mayıs 1942’de Müttefiklerin Kutup Konvoylarına saldıran Alman U-bot ve zırhlıları 36 adet gemiden 26’sını imha etmişti. Konvoyun taşıdığı uçaklardan 210 adedi, tanklardan 430 adedi, lojistik araçlardan 3.350’sive malzemenin yaklaşık 99.316 tonu kaybolmuştu.
1943 yılına gelindiğinde İngiliz kraliyet hava Kuvvetleri durumu kendi lehlerine geliştirmiş ve bu görev kuvvetine büyük hasar vermişti. Bunlar sadece Almanların Norveç’e verdiği zararlar değildir. Norveç’in dalgalı kıvrımlı kıyı sahili arasına gizlenen U-bot, harp gemisi ve kara teşkillerine Kraliyet Hava Kuvvetlerinin saldırıları da Norveç’e bir başka darbe olmuştur. 

II. Dünya Savaşı’nda Türkiye’den destek
Savaş henüz bitmemiştir. Özellikle krom madeninin satışı çok kritiktir. Norveç gemileri mısır almak, çimento boşaltmak , krom yüklemek  için Türk limanlarına gelmekte Norveç’ten gazete kâğıdı, selüloz  ve şifonlu harita kâğıdı getirmektedirler. Norveç bandıralı gemilerin İzmit ve Derince limanlarına yanaşmasına müsaade edilmiştir. 
Yine II. Dünya Savaşı’nın henüz bitmemesine ve Türkiye bu savaşın sancılarını çekmesine rağmen Türk hükümeti, Türkiye’de bulunan Amerika, Çin, Fransa, İngiltere, Norveç, Polonya, Sovyetler Birliği, Yunanistan ve Yugoslavya kara, deniz ve hava ataşeleriyle muavinlerinin isterlerse askeri elbiselerini giyebilecekleri yönünde serbesti sağlayan bir karar almıştır...

Halkın arasındayım
Konuşmaları dinliyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse hepimizin ayranı kabarmış. Herkes NATO’nun Norveç’te icra ettiği bu tatbikatta meydana gelen bu olaya ateş püskürüyor. Umarım böylesi bir olay Norveç düşmanlığına dönüşmez.
1.Görevlerine son vermek: Halihazırdaki görevinden alıp daha başka bir göreve vermek olabilir. Bu görev büyük karargâhlarda daha geri plandaki göze batmayacak bir görev olabilir.
2. Bazı basın haberlerinde “Türkiye kökenli bir Norveç subayı ya da teknisyeni” diye geçmektedir. Eğer böyle bir durum varsa bu kişi Türkiye’den yıllar önce Norveç’e gelmiş bir Türk asıllıdır. Durum böyle olursa daha da vahim bir hal ortaya çıkar.
3. Norveçli subayın ordudan ilişiğinin kesilmesi siyasi ve ardından da idari bir olaydır. Eğer ilişiği kesilirse konuyu dava edecektir. Adli sonuç farklı çıkabilir ve göreve iade ihtimali doğabilir. Bu durumda ne olabilir? Norveç’in kendi iç hukukudur ve karara ne kadar itiraz edilebilir?
4. Burada önemli olan bir husus da bu densizliği işleyen kişiyi denetlemek ve kontrol etmekle yükümlü amir (general veya üst subay) da görevden alınmalıdır. 

Geçmişte benzer olaylar
Geçmişte bir Rasmussen olayı vardı. Kapanmış ve Rasmussen de NATO Genel Sekreterliğine kurulmuştu. Bir başka olay, Irak’ta Türk askerlerinin kafasına çuval geçiren kişi terfi ettirildi ve üst makamlara getirildi. Norveç’teki fanatik milliyetçiler, Avrupa’daki aşırı uçlarla iletişime geçmiş ve eylem birliği kararı almışlardır bile. Bu konuda haklı olduklarını işleyeceklerdir. Hiç şüpheniz olmasın, yarın bu kişi/ler de önemli mevkilere getirilecektir.
Atatürk’ü hedefe koymaya kalkışanlara da bir çift sözüm olsun: Senin ülkenin ticarî çıkarları için zamanında bu kadar kolaylık sağlayan başka bir lider varsa onu da söyle istersen!

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam