SON DAKİKA
reklam
reklam

Mısır (Bölüm I)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 1 Aralık 2017, Cuma - 10:00   Okunma Sayısı:

Kısa bilgiler
Afrika’nın kuzeydoğusunda yer alan Mısır’ın yüzölçümü Sina Yarımadası’ndaki topraklarla birlikte 1.020.000 km2’yi bulur. Asya ile bağlantılıdır. Kuzeyden güneye yaklaşık 1.055 km boyunca uzanır; doğu-batı doğrultusunda en geniş kesimini oluşturan güney sınırında genişliği 1.250 km’ye ulaşır. 
Kuzeydoğuda İsrail, Akabe Körfezi ve Kızıldeniz, güneyde Sudan, batıda Libya, kuzeyde de Akdeniz’le çevrilidir. Kıyılarının toplam uzunluğu 2.555 km’yi bulur. Nil Nehri, Afrika’nın derinliklerine kadar ulaşım imkânı sağlar.  1960 yılında 27.072.397 olan Mısır’ın nüfusu, 1970 yılında 34.808.599, 1980 yılında 43.369.552 kişi iken 1990 yılında 56.397.273 kişiye ulaşmıştır. 2015 yılı verilerine göre Mısır’ın nüfusu 91.508.084 kişidir.
Mısır, Yakındoğu’nun en eski ve en büyük uygarlıklarının filizlendiği yerdir ve adeta bu uygarlıkların beşiğidir. Mısır’ın gelişmesinde Nil Vadisi’ne dayalı ekonomik, toplumsal ve kültürel faaliyetlerin sürekliliği söz konusudur. Üç kıtayı birbirine bağlayan yollar üzerinde bulunması ve Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayan Süveyş Kanalı’nın 18’uncu yüzyılda açılmış olması Mısır’a stratejik önem atfeder.
Osmanlı döneminde Mısır
Osmanlı yönetimine karşı olan Mısır uleması 1805 yılında bir ayaklanma başlatır. Kavalalı Mehmed Ali’yi valilik görevini üstlenmeye çağırırlar. Osmanlı padişahı III. Selim, Mehmed Ali’ye valiliğin yanı sıra paşalık unvanı da verir. Mehmet Ali Paşa, Osmanlı egemenliğini tanımakla birlikte kendine bağlı bir yönetim oluşturur. Fransa ile yeniden savaşa girmiş olan İngilizlerin İskenderiye’yi işgal etme girişimini boşa çıkarır, Osmanlı yönetimine başkaldırmış olan Vehhabileri Hicaz’dan sürer (1811-13). 
Arabistan’ın orta kesimini Mısır’ın denetimi altına alır, Yukarı Nil Vadisi’ne yaptığı askeri harekâtla (1820-21) Sudan’ın kuzey bölümünü ve köle ticaretini ele geçirir. Girit’teki ayaklanmayı bastırır (1822) ve oğlu İbrahim Paşa komutasındaki kuvvetlerle Mora’daki askeri harekâta (1825-27) katılarak Osmanlılara yardımcı olur.
1831’de Akkâ valisiyle bir çatışmayı bahane ederek Suriye’ye bir sefer düzenler. Stratejik ve ekonomik açıdan büyük önem taşıyan Suriye’nin alınması üzerine harekete geçen Osmanlı ordusu Konya’da Mısır kuvvetleri karşısında bozguna uğrar (Aralık 1832). Bunun üzerine Osmanlı Padişahı II. Mahmud Suriye’yi resmen Mehmed Ali Paşa’ya bırakmak zorunda kalır.
Suriye’yi yeniden almak isteyen Osmanlı kuvvetlerinin Nizip Savaşı’nda (1839) İbrahim Paşa karşısında büyük yenilgiye uğraması ve II. Mahmud’un ölümü Osmanlı Devleti için büyük üzüntü olur. 
Avrupa devletleri yardım vaadiyle araya girerek İbrahim Paşa’yı Suriye’den çekilmek zorunda bırakırlar. Mehmed Ali Paşa Arabistan’daki toprakları da yitirmekle birlikte Mısır valiliğinin soyuna kalmasını sağlar. Hastalığı üzerine Temmuz 1848’de yerine geçen İbrahim Paşa birkaç ay sonra öldüğünden, en büyük torunu Abbas Paşa (1848-54) Mısır valisi olur…
Yönetimde değişiklikler / Himaye yönetimi
Babasının ölümü üzerine genç yaşta hidiv olan Abbas Hilmi Paşa (1892-1914), ilk olarak 1893’te Mustafa Fehmi’yi başbakanlıktan uzaklaştırır; ancak Mustafa Fehmi 1895’te yeniden başbakanlığa döner. Milliyetçi hareket yeni bir evreye girmiştir. 
Milliyetçi hareketin liderliğini yapan Mustafa Kâmil bütün milliyetçileri hıdivin etrafında toplamaya çalıştı. Sudan’ın yeniden Mısır’a bağlanması için (1896-98) kampanyalar düzenledi ve kitle desteği de buldu. Abbas Hilmi Paşa, İngiliz işgal yönetimiyle uzlaşınca Sudan İngiliz yönetimi altına girdi. 
İngilizler Abbas Hilmi Paşa’yı hıdivlikten uzaklaştırarak amcası Hüseyin Kâmili sultan unvanıyla başa geçirdiler. Savaş öncesi sıkıyönetim ilan edilmesi ve temsili sistemin askıya alınması, milliyetçilik hareketlerini zayıflattı. Hüseyin Kâmil’in ölümünden sonra yerini kardeşi Ahmed Fuad’a bıraktı. Fuad, daha sonra da I. Fuad adıyla kral unvanını aldı.
İngiliz işgaline karşı duyulan tepki son derece yoğundu. Haziran 1906’da bir İngiliz subayını öldüren Denşavay köylülerinin acımasızca cezalandırılmasıyla patlak veren karışıklıklar, büyük bir boyut kazandı…        
(Devam edecek)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam