Orta Doğu’nun bugünkü huzursuzluğu İran İslam Devrimi ile başlamıştır. 1979 yılından beri devrim ihraç etmeye çalışan İran, büyük engeller olarak Suudi Arabistan ve Türkiye’yi karşısında bulmuştur.
İsrail ise, II. Abdülhamit döneminde yurt edinme isteğiyle ve kurulduğu 1949 yılından beri teokratik esaslarla etrafındaki Arap ülkelerini küçük görmüş ve arkasına Amerikan desteğini de alarak büyüklenmiştir. Dolayısıyla;
- Orta Doğu, Avrasya ile Afrika'nın ve Akdeniz ile Hint Okyanusu’nun kesişme
noktasında yer almaktadır. Hristiyanlık, İslam, Yahudilik, Maniheizm, Yezidilik, Dürzilik, Ehl-i Hak, Sabilik gibi din ve anlayışların doğduğu ve yuvalandığı manevi merkezdir. Orta Doğu’da bu kadar din ve anlayış çeşidi olmasına rağmen birbiriyle çatışan iki teokratik uç vardır. İsrail’in Yahudiliği ve İran’ın Şiiliği… Burada İsrail’in sorunu İslam ile değil terörü kamçılayan İran iledir.
- Orta Doğu ekonomileri çok fakir olmaktan (Gazze ve Yemen gibi) aşırı zengin ülkelere
(Katar ve BAE gibi) kadar çeşitlilik göstermektedir. Bu durum ikinci bir zıt uçtur. İslam dünyası çağdaş global kültürle aynı seviyede kalamamış, global ekonomiyi yakından takip edememiş, geri kaldığını fark edince uç olarak niteliği noktalara hızla sürüklenmeye başlamıştır.
- Orta Doğu’da Arapça, Farsça, Türkçe, Kürtçe ve İbranice dışında çok farklı diller
konuşulur. Bu durum bölgede yaşayan insanlar arasına nifak sokmaya, milliyetçilik ve ümmetçilik gibi kavramlarla devletler arasında çatışmalar yaratmaya elverişlidir.
İsrail İran’a nasıl yanıt verebilir
İsrail, İran füze darbelerinin ardından Lübnan'ı bombalamaya devam ederken İran’a tehditlerini sürdürmekte ve Lübnan'a yapacağı kara saldırısı için asker göndermektedir. Hizbullah örgütünü lidersiz bırakması, Hizbullah silahlarının çok büyük bir oranını yok etmesi ve Lübnan'ı işgal etmesiyle İran'ın caydırıcılığının büyük zarar gördüğünü vurgulamıştır.
İsrail neyi nasıl yapabilir?
- Nükleer tesisler, petrokimya tesisleri vs. gibi İran'ın ekonomisine zarar verecek her türlü
tahribatı yapabilir,
- ABD’nin Akdeniz'e bir uçak gemisi ve savaş grubu göndermesi ABD’nin sonuna dek
İsrail’in arkasında olacağını göstermektedir.
- İsrail, bir yandan düşmanlarını suikast ve hava saldırılarıyla ortadan kaldırırken, diğer
yandan da caydırılık politikası izlemekte, İran'a ve vekil gruplarına İsrail'e yönelik her saldırıya daha da büyük kuvvetle karşılık vereceğini ima etmektedir.
- İran içinde ajan faaliyetlerini arttıracak ve füze fırlatma rampalarının yerleri, füze
fırlatma personelinin miktarı, bu personelin isimleri ve birbirleriyle yaptıkları şifreli konuşmaları, füze mevzilerindeki fiziki emniyet, koruma ve nöbet sistemleri ile hava savunma planını, yakıt ikmal tesislerini ve komuta kontrol merkezlerini belirlemeye çalışacaktır.
- İsrail, 1967 savaşında Mısırlı pilotların kışlalarına gidişi ve evlerinden çıkışı saatlerini
dikkate almış ve Mısırlı pilotların uçaklarına erişemeden havaalanlarını bombalamıştı. Benzer bir işlemi İran Hava Kuvvetleri için de yapacaktır. Ayrıca füze üslerinde görevli personelin hangi saatlerde tam kadro görev başında olacaklarını tespit edip eksik kadro (nöbet, dinlenme, hastalık) ânını yakalayıp baskın yapabilir.
Yeni bir harekât için
İsrail, bugüne kadar Amerikan desteğiyle çok sayıda ağır silah mühimmatı, füze ve jet yakıtı sarf etmiştir. Bunları yeni bir harekât için ne kadar zamanda ikmal edebilir? Bazı basın organlarında İsrail’e ait bir üste bir miktar savaş uçağının tahrip edildiğine dair haberler de çıkmaktadır. Uçakların yerine konması ABD Kongresi’nde kabul görecek midir?
Hesaplar hep ABD destekli İsrail ile İran arasında yapılmaktadır. Rusya ve Çin’in İran’a nasıl bir destek sağlayacağı da hesaba katılmalıdır. Yerden havaya, havadan havaya roket sistemleri var mıdır?
İran da Lübnan'daki Hizbullah'ı bir ileri karakol olarak kullanmaktaydı. Hizbullah’a ve bu örgüte gelişmiş silahlardan oluşan bir cephanelik tesis etmişti. Hatta bunlar İran’ın nükleer tesislerine ağır saldırı yapılırsa kullanılmak üzere hazırlanmıştı. Bunların yeniden hazırlanması mümkün olmayacaktır.