SON DAKİKA
reklam
reklam

Mısır (Bölüm II)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 2 Aralık 2017, Cumartesi - 10:00   Okunma Sayısı:

Krallık dönemi
… Yeni anayasa, hem kralın yürütme yetkilerini belirliyor hem de iki meclisli bir yasama organı oluşturuyordu. Mısır’ı meşrutî monarşi ile yönetilir hale gelmişti. Bu anayasa Nisan 1923’te yürürlüğe girmişti. Yasaya göre Temsilciler Meclisi’nin bütün üyeleri, Senato üyelerinin de yarısı doğrudan seçimle belirlenecekti. Aslında Mısır’da ne bağımsızlık, ne de anayasal yönetim süreci tam anlamıyla oturmuş durumdaydı…
İngiltere Orta Doğu’nun ve Afrika’nın siyasetinde söz sahibiydi. Bu topraklardaki hiçbir ülke kendi sınırlarını çizemez, hiçbir yönetici istediği kararları alamazdı. Mısır içinde yöneticilerle muhalifleri daima birbirleriyle karşı karşıya getirmeliydi. Dolayısıyla İngiliz yönetimine son vermek ve kralın yetkilerini sınırlandırmak isteyen gruplarla Kral Fuad’ı birbirine düşman etmeliydi. 
1919 yılında kurulmuş olan Vafd  partisi, 1923-1952 yılları arasında Mısır siyasetinde belirleyici olmuştur. Parti, Hür Subaylar Darbesi sonrasında dağılmış ve yasaklanan partiler listesine alınmıştır. Partinin silinmesinden sonra çeşitli kopmalar ortaya çıkmıştır. 1922’de kurulan Liberal Anayasacı Parti, bu örneklerden en belirgin olanıdır. 
İngilizlerin rolü
… Bütün bu gelişmeler kayıtsız kalmayan İngiltere, Süveyş Kanalı’nın denetimini güvence altına almak ve istikrarlı bir yönetimin oluşturmaktan yanadır. Vafd,  Ocak 1924’teki ilk genel seçimi kazanmış, Mart 1925’teki seçimden de en güçlü parti olarak çıkmıştır; ama parlamento toplandıktan hemen sonra da dağıtılmıştır. Ülke bir yılı aşkın bir süre kararnamelerle yönetilmiş, Mayıs 1926’daki üçüncü seçimi yine Vafd kazanmış; ama Abdülhalik Servet başbakan olmuştur. 
İngilizlerle antlaşma taslağını meclisten geçiremeyen yeni hükümet, Mart 1928’de çekilmek zorunda kalınca Vafd’ın yeni önderi Mustafa Nahhas başbakan olmuştur. Bir süre sonra kral parlamentoyu dağıtmış ve İsmail Sıdki’yi başbakanlığa atamıştır. Kral anayasayı yürürlükten kaldırmış, hükümet Eylül 1933’e değin görevde kalmıştır…
II. Dünya Savaşı öncesi
1928’de kurulan Müslüman Kardeşler örgütü reformcu bir İslam hareketi olmaktan çıkarak militan bir kitle örgütüne dönüştü. Kahire’de kitle gösterileri ve şiddet eylemleri giderek sıklaştı. Mısır hükümetlerinin, büyük bir tepki odağı durumuna gelen antlaşmayı değiştirmek için İngilizlerle yürüttüğü görüşmeler, Sudan sorunu nedeniyle çıkmaza girmiştir.
Kral Faruk, II. Dünya Savaşı’nın başlarında İngilizlerin Mısır’daki üsleri kullanmasına ses çıkarmamakla birlikte tarafsız kalmaya çalışmıştır. İngilizler, Almanya’nın Mısır’a saldırmaya hazırlandığı 1942 başlarında krala baskı yaparak İngilizlerle işbirliğinden yana olan Nahhas’ı başbakanlığa getirmesini sağlamışlardı. 
Ekim 1944’te görevden alınan Nahhas’ın yerine Ahmed Mahir, ardından Mahmud Fehmi Nukraşi geçti. Bu arada Mısır, Şubat 1945’te Almanya ve Japonya’ya resmen savaş açmıştı.
Savaş sonrasında İngiliz birliklerinin çekilmesini ve Sudan’daki İngiliz denetiminin sona ermesini sağlamaya yönelik milliyetçi talepler, 1936 tarihli antlaşmanın gözden geçirilmesini gündeme getirmişti. 
Mısır’ın Temmuz 1947’de konuyu Birleşmiş Milletler’e götürmesi de kilitlenmeyi çözemedi. Milliyetçi dalgayı etkileyen önemli bir öğe de Arap dünyasındaki genel sorunlara karşı artan ilgiydi. Geçmişte Mısır milliyetçiliği kendi yerel koşulları içinde ortaya çıkmıştı. 1936’dan sonra Filistin sorunuyla ilgilenmeye başlayan Mısır, Arap Birliği’nin (1943- 44) oluşmasında öncü bir rol oynadı. 
I. Arap-İsrail Savaşı’nda (1948-49) alınan ağır yenilgi Arap davasına bağlılığı güçlendirirken, siyasal istikrarsızlığı da derinleştirdi. Müslüman Kardeşlerin şiddet eylemleri yoğunlaştı. Örgütü sindirmeye çalışan Nukraşi bir suikast sonucunda öldü…
Vafd’ın Ocak 1950 seçimlerini kazanmasından sonra başbakan olan Nahhas, İngilizlerle bir uzlaşmaya varamayınca Ekim 1951’de tek yanlı olarak savunma antlaşmasını ve Sudan’la ilgili anlaşmayı bozdu. İngiliz karşıtı gösterileri Kanal bölgesindeki birliklere yönelik gerilla saldırıları izledi. 
İngilizlerin Ocak 1952’de İsmailiye’de giriştiği askeri harekât, Kahire’deki gösterileri daha da tırmandırdı. Art arda gelen hükümet değişiklikleriyle ülke tam bir siyasal bunalım içine girdi.
(Devam edecek)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam