SON DAKİKA
reklam
reklam

Güney Çin Denizi

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 20 Ekim 2024, Pazar - 00:37   Okunma Sayısı:

Spratly Adaları

Güney Çin Denizi’nde100’den fazla küçük ada, resif, ve kayalardan oluşan bir gruptur. Çin’in olduğu gibi Vietnam, Filipinler, Malezya ve Brunei gibi ülkelerin de toprak anlaşmazlıklarına konu olmaktadır.

Uluslararası hukuka göre, devlet topraklarını elde etme yöntemleri keşif, işgal, zamanaşımı ve fetihtir. Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki adalar üzerindeki egemenlik iddiası keşif ve işgale dayanmaktadır. Çin, Nansha (Spratly) ve Xisha (Paracels) Adalarını 2.100 yıl önce Han Hanedanlığı döneminde keşfetmiştir. O zamanki uluslararası hukuk ve geleneklere göre, "toprağı keşfeden, egemenliğini elinde tutar" prensibi vardır. Çin, Nansha ve Xisha Adaları'nı keşfettiğinden beri, Çin bu adalar üzerindeki egemenliği elinde tutuyor. On sekizinci yüzyıldan önce, keşif ve sembolik işgal, egemenlik iddiası için yeterliydi ve Çin'in Nansha ve Xisha Adaları üzerindeki egemenlik iddiası geçerli ve tanınmak için yeterli oluyordu.

 

Buluntular ne yönde?

Birkaç yüz yıl boyunca, Çinliler geçimlerini sağlamak için Hainan'dan düzenli olarak Spratly ve Xisha Adaları'na gittiler ve orada ölenler için evler, tapınaklar ve mezarlar inşa ederek oraya yerleştiler. Son zamanlarda keşfedilen madeni paralar, kapı çerçeveleri ve Çini eşyalar, bu adalarda Çinli yerleşimcilerin kanıtlarını ortaya koymuştur.

1883 yılında Almanya'nın Nansha (Spratly) Adası'nda bir araştırma yapmaya çalışması üzerine Qing hükümet hanedanı olayı protesto etti. Almanya Çin egemenliğine saygı gösterdi ve araştırmaları durdurmayı kabul etti.

    Çin 1930'da Japon saldırganlığıyla karşı karşıyayken, Vietnam'daki sömürgeci güç olarak Fransızlar, bu adaların Vietnam'ın tarihi toprakları olduğu argümanına dayanarak Parcel ve Spratly'nin bazı adalarını işgal etti. Çin hükümeti, 29 Eylül 1932'de Fransız iddiasının yanlış olduğunu iddia ederek güçlü bir protestoda bulundu. Çin, bu protestoyu desteklemek için Çin ve Vietnam arasındaki sınır çizgisine ilişkin 1887 Çin-Fransız sözleşmesini örnek gösterdi.

 

Adaların jeopolitik etkileri

  1. Ticari taşımacılığın 1/3 ilâ 2/3’ü bu bölgede denizden geçiyor. Çin, son derece stratejik

öneme sahip bölgede ABD’nin hakimiyet kurmasını istemiyor, hatta tehdit olarak görüyor,

  1. Hindistan'ın bölgede egemenliği ele geçirmesi, Hint Okyanusu'ndaki Çin egemenliğine

doğrudan bir tehdit oluşturuyor. Hindistan-ABD eksenli oluşum, Çin ticaret yollarını, (Örneğin; Malaka Boğazı, Hürmüz Boğazı ve Bab ül Mendep'i) kontrol edebilir.

  1. Çin-Pakistan ekonomik ilişkileri iyi düzeydedir. Son zamanlarda Pakistan'a iki yüksek

teknoloji denizaltısı teslim etmiştir. Bu şekilde Çin, Hindistan'ı doğu (Çin) ve batı (Pakistan) kıyılarından kontrol altına alabilir.

  1. Son olarak, Güney Çin Denizi'nin deniz tabanının büyük miktarda fosil yakıt içerdiği

ileri sürülmektedir. Çin'in Spartly ve Woody Adası üzerindeki kontrolü bir yandan egemenlik hakkını güvence altına almak ve diğer yandan başkalarının haklarını reddetmek için uluslararası ölçekte kendisine verilen Özel Ekonomik Bölge'yi (200 deniz mili) uzatmaktır.

 

Çin’in ihtirası

Filipinler coğrafya ve yakın sınırlı tarihe dayalı en güçlü argümana sahip olmasına rağmen II. Dünya Savaşı’ndan sonra en güçlü hak iddiasında buluna ülke Tayvan olmasına rağmen daha sonra bu iddiasından vaz geçti. Ancak Çin ve Vietnam yüzyıllar önce bu adaları keşfetmiş ve aynı hak iddiasında bulunmuşlardır. Filipinlerin haklı bir geçerlilik payı varsa da Malezya ve Brunei ada zincirinin güneybatısına ait, Vietnam için ise kuzeybatısı için hak iddiaları vardır.

Spratly Adası, Vietnam yönetimindeki Spratly Adalar grubunun en büyüğüdür. Çin ve Tayvan tarafından talep edilmektedir. Malezya, Tayvan, Çin, 1946 yılında ABD’den bağımsızlık kazanan Filipinler, ve Vietnam’dan gelen askeri güçler tarafından işgal edilmiştir.

Adalar 2000 yıldan fazla bir zaman Çin'in kontrolü altında kalmıştır. Deliller, araştırmalar, uluslararası hukuk tarihi, uluslararası belgeler hep aynı tartışılmaz gerçeği dile getirirken, bunun şimdi uluslararası sorun haline gelmesi anlaşılmazdır.

    Hem Vietnam hem Çin, Spratly Adaları üzerinde egemenlik iddia etmiş, deniz kuvvetleri 1970’lerde ve 1980’lerde zaman zaman karşı karşıya gelmiştir. 1990’ların başında Vietnam’ın askeri kapasitesi Çin’e kıyasla zayıflamıştır. 1990’larda Çin ve Kuzey Kore hariç nerdeyse tüm Asya ulusları ABD’nin bölgedeki askeri varlığının devamını desteklediklerini ifade etmiştir.

    2013 yılının Eylül ayından beri Çin, Güney Çin Denizi’ndeki dünyanın en yoğun deniz trafiğine sahip Spratly Adaları bölgesinde 800 hektarlık arazi üretmiş ve inşaat faaliyetlerine girişmiştir. 2018 yılında ise, Güney Çin Denizi’nin ihtilâflı sularında üç seyir füzesi ve hava füze sistemleri kurmuştur. CNBC, YL- 12B seyir füzelerinin 295 deniz mili içindeki gemileri hedef alabildiği açıklanmıştır.

 

Değerlendirme

Güney Çin Denizi’nde tartışmalı bir bölge olan Spratly Adaları’na füzelerin yerleştirilmesi, Çin’in bölge üzerinde uzun vadeli tahakküm ve kontrol uygulamak konusunda ciddi olduğunu ve itiraz edilen bölgeyi militarize etme konusundaki sözünü tutmaya niyeti olmadığını gösteriyor.

Çin’i dengeleyecek ülke olarak daha güneyde olan Endonezya gösterilebilir. Endonezya büyük oranda Müslüman ve Çin’e uzak olsa da diğerlerinin yardımı olmadan Çin’in Güney Çin Denizi üzerindeki hak iddialarına karşı koyması imkânsızdır.

Füzelerin yerleştirildiği Spratly Adası, hali hazırda gerilimi arttıran bir bölgedir. Çin ise, bu durum için herhangi bir füze uygulamasından bahsetmemiş, ancak Spratly’teki askeri tesislerinin tamamen savunma amaçlı olduğunu ve kendi topraklarında istedikleri gibi davranabileceklerini söylemiştir.  Çin’in bu hareketi, Güney Çin Deniz’inde ABD’ye karşı daha açık bir tehdit oluşturmaktadır.

    Hem dünyanın en verimli topraklarına sahip Irak ve Suriye gibi ülkelerin zayıf yönetimleri, Ukrayna ve Rusya savaşı, Rusya’nın eski Çarlık dönemim özenti ve hırsları, İran’ın nükleer silahlanma çabaları… Bu çabalarla uğraşan dünyanın jandarması ABD, Çin’in toprak kazanımlarına sessiz kalır mı?

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam