Rusya’nın stratejik hamleleri
ABD, Rusya’nın ardından dünyanın en büyük ikinci nükleer silah cephaneliğine sahiptir. Moskova ise nükleer silah kullanmak gibi bir niyetinin olmadığını sık sık vurgulamaktadır.
- ABD ve müttefiklerinin Ukrayna’ya, Rusya’nın iç kesimlerini ve en yakın müttefiki
Belarus’u hedef alacak yabancı yapımı silahlar kullanma izni verme yönündeki tartışmalarına yanıt olarak nükleer stratejisinde değişiklikler yaptığını duyurmuştu. Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko ise, Rusya’nın yaptığı değişikliklerin doğru olduğunu belirtmiş ve bu adımların Ukrayna’daki çatışmanın daha da tırmanmasını engelleyerek Batı’nın 'yanmış kafalarını soğutabileceğini' söylemiştir.
- Rusya Savunma Bakanı Belousov, Rusya ve Çin savunma bakanlıklarının dünyadaki
süreçlere ilişkin değerlendirmelerinde dayanışma içinde ve mevcut durumda ne yapılması gerektiği konusunda ortak bir anlayışa sahip olduğunu belirtti.
- Rusya İnsan Hakları Yüksek Komiseri Tatyana Moskalkova, Rus medyasına yaptığı
açıklamada, Türkiye’nin Moskova Büyükelçiliği’nden Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç'un Rusya’da bulunan Ukraynalı savaş esirlerini ziyaret etme talebini içeren bir mektup aldıklarını, konunun siyasi olması nedeniyle ilgili makamlar tarafından değerlendirildiğini belirtmiştir. Ülke içindeki olumsuzlukları tam olarak dışarıya yansıtmayan ve dışa kapalı bir politika izleyen Rusya, kendisiyle ilgili bu ithama karşılık hemen, Ukrayna ordusu tarafından zorla tahliye edilen binden fazla Kursk Bölgesi sakininin yakınları tarafından arandığını söyleyerek üste çıkmayı başarmıştır.
- Çin ile stratejik ortaklığı garanti eden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’
nın NATO'ya olası üyeliğinin Rusya'nın güvenliği için bir tehdit olduğunu ve bunun özel askeri operasyon başlatmasının nedenlerinden biri olduğunu kaydetmiştir. Eski Varşova Paktı’nın müttefiklerinden Macaristan ise halen NATO içinde bazı kararlara soğuk bakarak Rusya korkusunu ortaya koymaktadır. Almanya Başbakanı Scholz'un Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'in Rus topraklarının vurulması ve NATO üyeliğinin onaylanması konusundaki taleplerini görmezden geldiği de bilinmektedir. Bu gibi durumlar Rusya’yı NATO karşısında dik tutmaktadır.
Rus liderin demeci Çin liderini şahlandırdı
10 Ekim’de yaptığı 'Ulusal Gün' konuşmasından hemen sonra başladı. Lai, konuşmasında Pekin’in Tayvan’ı temsil etme hakkı olmadığını savunarak, Tayvan hükümetinin Çin Halk Cumhuriyeti ile bir bağının bulunmadığını belirtmiş ve 'ilhak ve egemenlik gasbına karşı direnme' çağrısı yapmıştır.
Pekin yönetimi, Lai Ching-te’yi bağımsızlık yanlısı ve ayrılıkçı olarak demeci nedeniyle kınamış ve Lai’nin Tayvan’ı bağımsızlık yoluna sokacağı ve bunun çatışma riskini artırabileceği konusunda uyarmıştır.
Çin, Tayvan liderinin konuşmasından dört gün sonra Tayvan Adası ve çevresini kapsayan geniş çaplı bir askeri tatbikata başlamıştır. Dört gün süren tatbikatta kara, hava, deniz ve roket kuvvetlerinden birliklerin katılmış, uçak ve gemilerin Ada’ya 'birçok yönden yaklaşarak müşterek saldırı tatbikatları düzenlediği açıklanmıştır.
Rus ve Çin devlerinin diğer müttefiki Kuzey Kore de bulunduğu yarımadada rahat durmamakta, bu iki devin hamlelerinden cesaret alarak Güney Kore ile didişmeye devam etmektedir.
Nihon Hidankyo
Bu organizasyon, II. Dünya Savaşı’nın son günlerinde ABD’nin Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası saldırılarından sağ kurtulanlar tarafından kurulmuştur. Norveç Nobel Komitesi, bu yılki Barış Ödülü’nü, 'nükleer silahlardan arınmış bir dünya' için gösterdiği çabalar nedeniyle Nihon Hidankyo’ya vermiştir.
ABD Başkanı Biden, Nihon Hidankyo’nun 'nükleer silahların bir daha asla kullanılmamasını sağlamak için yaptığı tarihi çalışmalarını' övmüş ve nükleer tehdidi azaltmak için diğer nükleer güçlerle birlikte çalışmaya hazır olduğunu ifade ederek, "ABD, nükleer tehdidi azaltmak için Rusya, Çin ve Kuzey Kore ile ön koşulsuz müzakerelere girmeye hazırdır. Nükleer silahların azaltılması konusunda ilerlemeyi engellemenin ne bizim ülkelerimize ne de dünyaya bir faydası var” diye konuşmuştur.
Biden’in demeçleri
The New York Times’ın bu yılın ağustos ayında yayımladığı bir habere göre, Biden yönetimi ABD’nin nükleer doktrininde bir revizyon yaparak, ülkeyi Rusya, Çin ve Kuzey Kore ile olası eş zamanlı nükleer çatışmalara hazırlamayı öngörmüştür. Biden’in yukarıdaki paragrafta verdiği demeçle son söyledikleri tezat teşkil etmiyor mu? Dervişin zikri fikri fiilinin bir olması gerekmez mi?
Rusya’nın sessizliğinin nedeni de yavaş yavaş anlaşılıyor. Büyük ittifak çalışmasını yaparken sessizliğini koruduğu ortaya çıkıyor.