SON DAKİKA
reklam
reklam

Çemberlitaş

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 26 Ekim 2024, Cumartesi - 12:49   Okunma Sayısı:

Bizans dönemi tarihi

    Çemberlitaş, Sultanahmet’ten Beyazıt’a giden Divanyolu Caddesi’nde hemen sağ tarafta bulunmaktadır. M.S. 330’da Doğu Roma İmparatorluğu’nun ayrı bir devlet olarak ortaya çıkmasıyla İmparator Konstantin, kendi adını verdiği Konstantinopolis’i başkent yapmıştır.

    Çemberlitaş, büyük meydanın ortasına Konstantin’in şerefine dikilen ilk anıtlardan biridir. Bizans imparatoru Konstantin’in 35 m. uzunluğundaki bu sütunu Roma’daki Apollon tapınağından söktürterek getirttiği ve eskiden Forum Konstantin adı verilen bugünkü yerine diktirttiği söylenir olmuş.

    İlk dikildiği zamanlarda sütunun üzerinde doğan güneşi selamlayan bir Apollon heykeli varmış. İmparator Konstantin bunun yerine kendi heykelini koydurtmuş.  Daha sonra da yine Bizans İmparatorları olan Julianus ve Theodosius kendi heykellerini koydurtmuşlar.

    1081 yılında sütuna yıldırım isabet edince yanıp hasar görmüş. Üzerindeki heykel devrilmiş. İmparator I. Aleksios Komnenos sütunu onartmış ve üzerine kaidesi olan bir başlık ile büyük bir haç koydurtmuş.

    Sütun her biri 3 ton ağırlığındaki parçaların üst üste konmasıyla oluşturulmuş ve 3 metre çapındaki bileziklerle bağlanmış. Tamamı sekiz adet olan kesmeler, bir kaidenin üzerine üst üste dizilmiş.

 

Osmanlı dönemi

    İstanbul, 1453 yılında fethedilince Çemberlitaş’ın üzerindeki haç indirilmiş, sütun ilk onarımını 1470'li yıllardan sonra görmüştür. Yavuz zamanında tadilat yapılmış, ama ardından yeni bir yangın daha gelince mermerler hasara uğradığı için II. Mustafa (1695-1704) tarafından 1700 senesinde sütunun alt ve yanları duvarla takviye edilmiş ve demir çemberlerle sardırılmıştır. O günden itibaren de Çemberlitaş olarak anılmaya başlamıştır.

 

19’uncu yy sonlarına doğru tadilât ve tamirat

    Osmanlı yönetimi, Çemberlitaş’ı Asar-ı atikadan saydığı için tamirine karar vermiştir. Onarım keşfi için bir heyet-i fenniye teşkil edilmiştir.[1] Tamir masraflarının önce Şehremaneti tarafından yaptırılması gündeme alınmış, sonra Maliye Hazinesi’nden ödenmesi kararına varılmıştır.[2] Harabiyet giderek artmaya başlayınca Çemberlitaş’ın çevreye zarar vermesini engellemek için ivedilikle gereğinin yapılması istenmiştir.[3]

    Zararlar tehlike boyutuna varınca yine ivedilikli yazılar yazılmış,[4] Çemberlitaş için gereken meblağ daha sonra temin edilmek üzere, iskele masrafı muvakkaten (geçici olarak) Şehremaneti Veznesi’nden karşılanmış ve lazım gelen keşfinin icrası sağlanmıştır.[5] Daha sonra bir yazı daha çıkarılmış ve eski eser olmadığı anlaşılan Çemberlitaş’ın tamir masraflarının Şehremaneti’ne ait olduğuna dair cevap yazılmak üzere Müze-i Hümayun Müdürünün Daire-i Maarif'e teşrifi istenmiştir.[6]

    Dikkat edilirse aynı yıl içinde “eski eser olduğu” zikredilerek başlatılan yazışma işlem görmeden altı kez tekrarlanmış ve “eski eser olmadığı” statüsüne girmediği zannıyla Müze Müdürü’nün takdirine bırakılmıştır.

 

Çevre düzenlemesi

    Çemberlitaş çevresinin meydan haline dönüştürülmesi için bazı dükkânların satın alınmasına karar verilmiş, Mekteb-i Sanayi’e ait bir dükkân ile sahipli bir kahvenin istimlâk bedeli ödenmiştir.[7] Ertesi yıl Çemberlitaş civarının düzenlenmesine[8] ve Çemberlitaş’ın tamiri için kaynak yaratılmasına başlanmıştır.[9] Kaynak sağlanınca Çemberlitaş civarındaki diğer birkaç kahve de yıkılmış ve bedelleri ödenmiştir.[10] Daha sonra Çemberlitaş’ın etrafının genişletilmesi için yeni yıkım kararları alınmış ve belirlenen bedellerin Şehremaneti’nce ödeneceği belirtilerek hemen yıkıma başlanması istenmiştir.[11]

 

Sonraki düzenlemeler

    1895 yılından itibaren yine tamirat ve tadilât çalışmaları başlatılmıştır.[12] Taş sütunun kırılan çemberi tamir edilerek güvenlik açısından etrafı demir parmaklıklarla çevrilmiş ve çevresinin bir meydan haline getirilmesi için civarında bulunan bir dükkân daha istimlâk edilmiştir.[13]

 

Çemberlitaş hakkında rivayetler, öyküler

    İmparator Konstantinus’un annesi Helena Kudüs’e gittiğinde Kamame adında bir kilise inşa ettirmiş, Hıristiyan ahali, Hz. İsa’ya ait olduğunu iddia ettikleri salibin (haç) parçalarını ve Hz. İsa’nın ellerine ve ayaklarına vurulan mıhları getirip Helena’ya vermişler. O da, bunları alıp oğlu Konstantinus’a hediye olarak götürmüş.

    İmparator Konstantinus, kendisinden sonra gelecek hükümdarların bu mübarek eserlerin kadrini bilemeyebileceğini düşünerek bir yer altı hücresi inşa ettirmiş ve bu eserleri oraya koydurtmuş. İşaret olması için de Çemberlitaş’ı diktirtmiş. Vatikan’ın yetkilileri de bu inanışı paylaşmışlar. Çemberlitaş, bu inanışla dikkatleri öyle üzerine çekmiş ki, I. Dünya Savaşı’ndan sonra hazine avcılarının, buranın altına girmek için tünel kazdıkları bile olmuş.

 

[1] Tarih:13/C /1305   (Hicrî) Dosya No:97     Gömlek No:15         Fon Kodu: MF.MKT.

[2] Tarih :27/C /1305  (Hicrî) Dosya No :1493 Gömlek No :85       Fon Kodu :DH.MKT.

[3] Tarih :06/Ş /1305  (Hicrî) Dosya No :1501 Gömlek No :95        Fon Kodu :DH.MKT.

[4] Tarih :14/Ş /1305  (Hicrî) Dosya No :1504 Gömlek No :26        Fon Kodu :DH.MKT.

 [5]Tarih :09/L /1305  (Hicrî) Dosya No :99     Gömlek No :17        Fon Kodu :MF.MKT.

[6] Tarih :09/L /1305  (Hicrî) Dosya No :99     Gömlek No :17        Fon Kodu :MF.MKT.

[7] Tarih :27/Za/1306 (Hicrî) Dosya No :110   Gömlek No :46        Fon Kodu :MF.MKT.

[8] Tarih :25/S /1307  (Hicrî) Dosya No :1668 Gömlek No :45        Fon Kodu :DH.MKT.

[9] Tarih :28/S /1307  (Hicrî) Dosya No :1157 Gömlek No :90457  Fon Kodu :İ..DH..

[10]Tarih :29/S /1307  (Hicrî) Dosya No :107   Gömlek No :4593    Fon Kodu :İ..MMS.

[11]Tarih :05/Ra/1307 (Hicrî) Dosya No :1670 Gömlek No :106     Fon Kodu :DH.MKT.

[12]Tarih :29/R /1312  (Hicrî) Dosya No :751   Gömlek No :9         Fon Kodu :ŞD.

[13]Tarih :24/Ra/1326 (Hicrî) Dosya No :1050 Gömlek No :32       Fon Kodu :MF.MKT.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam