Cumhuriyetimizin kuruluşunun 101’inci yıldönümünü kutluyoruz. Maltepe Belediyesinin tertiplediği kutlama aktivitelerini de izledim.
Ankara’da 23 Nisan 1920’de kurulan ilk Meclis, birtakım sıkıntılar yaşasa da 15 Mayıs 1922 tarihinde dış ülkelerdeki temsilciliklerimize bir tamim göndererek devletin ünvanının Türkiye Cumhuriyeti olarak kullanılmasını ister.[i]
Cumhuriyet’in ilanından sonra
Cumhuriyet’in ilk yıldönümü 29 Ekim 1924 günü bütün yurtta 101 pare top atışı yapılarak kutlanır.[ii] Hutbelerde ad anmaksızın millet ve Cumhuriyet’in saadet ve selâmetine dua edilmesi için illere tebligat
gönderilir.[iii] 29 Ekim günü, 1925 yılından itibaren bayram olarak ilan edilir.[iv]
Çanakkale Boğazı’nda tesis edilecek dinleme istasyonunun İtalyanlara verildiğini ve batık gemilerin pazarlıkla satılacağını[v] duyan İngiliz ve Fransızlar Boğaz’a olan ilgilerini daha da arttırırlar. Bir Fransız şilebinin Karadeniz’e gitmek üzere Çanakkale’den içeri girdiğine ve Seddülbahir’e demirleyen İngiliz torpidosunun dışarıya çıkardığı askerlerini alarak kuzeye hareket ettiğine dair alınan raporlar, kuşkulardaki haklılığı ortaya koyar.[vi] Bazen küçücük de olsa istenmeyen meseleler ortaya çıkar. Çanakkale’deki İngiliz mezarlığına çekilecek bayrağın ebadı bile hükümranlığımızın zedelenebileceği kaygısıyla sorun olur.[vii]
Resmi davetler
İlk defa 1929 yılında Ankara Palas’ta Cumhuriyet Bayramı nedeniyle bir ziyafet verilecektir. Ziyafete yabancılar da davet edilir. Masa düzeni ve yemek takımları konusunda titizlikle hareket edilir. Milli Saraylar Müdürlüğünde bulunan yemek takımlarının Ankara’ya gönderilmesi istenir.[viii] Bu uygulamaya sonraki yıllarda da devam edilir. Törenler sırasında asayişi sağlamak üzere İstanbul ve çevre illerden gelecek olan polislere harcırah tahakkuk ettirilemediğinden trenle ücretsiz seyahat etmeleri sağlanır.[ix]
4’üncü Kolordu 1933 yılındaki geçit törenlerine katılacaktır. Kolordunun binek hayvanı sıkıntısı vardır. Pazarlık usulü yapılan satın almayla hayvan ihtiyacı tamamlanır.[x] Bir sonraki yılda yapılan törenlere Irak dört adet uçak gönderir.[xi] Törenlerden sonra Türk yazılı basınında Irak’a teşekkürler sunulur…
Hutbelerde ad anmaksızın millet ve Cumhuriyet’in saadet ve selameti için dua edilmesi konusunda vilayetlere tebligat yazılmıştır.[1] Cumhuriyeti her türlü sıkıntıya göğüs gererek bizlere emanet eden insanların kime ne borcu vardı? Bayramın asaletine gölge düşürmemek için izlenimlerimi bayramdan sonra yazacağım.
Başta Büyük Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi, kongre kararlarına imza atanları, Antep ve Maraş savunmasına katılanları, Ege’nin efelerini, Trakya’nın yiğitlerini, İnebolu’nun kayıkçılarını, Şerife Bacıları rahmetle anıyor ve halkımızın bayramını kutluyorum.
Cumhuriyeti anlayabiliyor muyuz?
Cumhuriyeti anlamak için önce kendimizi eleştirmekle söze başlayalım: Cumhuriyet kavramını ve erdemlerini öğretmek için gösterdiğimiz çabalar yeterli midir? Atatürk’ün benimsediği ilkeleri ve Cumhuriyet’in erdemlerini bir kişiden veya bir kurumdan mı öğrenmemiz gerekiyor yoksa Atatürk’ün işaret ettiği gibi bilim ve aklı kullanarak mı öğrenmemiz gerekiyor?
1 Kasım 1928’de Harf devriminin kabul edilmesiyle kılıç ve namlunun yerini yazı tahtası ve işaret çubuğu almıştır. 1919-1927 yılları arasında Cumhuriyete kadar olan gelişmeleri ve Cumhuriyet dönemini yansıtan Atatürk’ün kaleminden çıkmış olan Nutuk, 1934’teki baskısının ardından ilk defa halkın anlayabileceği bir dille “Harf inkılâbı”ndan 67 yıl sonra 1995’te basılmıştır. İlk sıkıntı öğrenmeyi öğrenememekle başlıyor.
Bilim merkezleri olan üniversiteler Cumhuriyete bağlı nesiller yetiştirmek için gayret sarf ederken nerelerde tıkanıyor? Bilim adamları ve öğretmenler ne gibi sıkıntılar yaşıyor? Temelde sorunlar böyle başlıyor. Her zaman eleştiri sınırlarını aşanlar, dini kendilerine uydurmaya çalışan mürteciler, yağma ve talanı benimsemiş olan bölücüler bu sıkıntıları katmerleştiriyor. Bu nedenlerle milli eğitim politikamızın daha sağlam temeller üzerine oturtulması gerekiyor.
Daha söyleyecek çok söz var elbette. Cumhuriyeti her türlü sıkıntıya göğüs gererek bizlere emanet eden insanların kime ne borcu vardı?
Başta Atatürk olmak üzere bütün dâvâ arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi, kongre kararlarına imza atanları, Antep ve Maraş savunmasına katılanları, Ege’nin efelerini, Trakya’nın yiğitlerini, İnebolu’nun kayıkçılarını, Şerife Bacıları rahmetle anıyorum. Kahramanlarımızın kemiklerinin sızlamayacağı ve bayrak düşmanlarının gösteri yapmaya fırsat bulamayacakları nice Cumhuriyet Bayramları dileklerimle halkımızın bayramlarını bir kez daha kutluyorum.
Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi
[1] Cumhuriyet Arşivi, Tarih: 5.3.1924, Fon: 30-18-1-1, 9, 15, 13
[i] Cumhuriyet arşivi, Tarih: 15/5/1922, Sayı: -, Dosya: 45, Fon : 30.10.0.0, Yer no: 3.14.5
[ii] A.g.a. Tarih: 26/10/1924, Sayı: 986, Dosya: -, Fon Kodu:30.18..1.1 Yer no: 11.48.17
[iii] A.g.a. Tarih: 5/3/1924, Sayı: 316, Dosya: 22-10, Fon kodu: 30.18.1.1 Yer kodu: 9.15.13
[iv] A.g.a. Tarih: 8/2/1925, Sayı: 1516, Dosya:-, Fon kodu: 30.18.1.1, Yer kodu: 12.75.6
[v] A.g.a. Tarih: 27/12/1925, Sayı: 2954, Dosya: -, Fon Kodu: 30.18.1.1. Yer Kodu: 17.81.9
[vi] A.g.a. Tarih: 14/9/1925, Sayı: -, Dosya: 6927, Fon kodu: 30.10.0.0, Yer kodu:64.427.25
[vii] A.g.a. Tarih: 29/6/1926, Sayı: -, Dosya: 685M, Fon: 30.10.0.0 Yer: 63.424.9
[viii] A.g.a. Tarih: 17/10/1929, Sayı: 8467, Dosya: 432-79, Fon kodu: 30.18.1.1., Yer kodu: 6.51.13
[ix] A.g.a Tarih: 22/10/1930, Sayı: 10097,Dosya: 154-29, Fon kodu: 30.18.1.1., Yer kodu: 14.69.1
[x]A.g.a. Tarih: 24/6/1933, Sayı: 14631,Dosya: 43-56, Fon kodu: 30.18.1.2. Yer kodu: 37.48.12
[xi]A.g.a. Tarih: 20/10/1934, Sayı: -, Dosya: 436146, Fon kodu: 30.10.0.0, Yer kodu:259.742.